Gündem

Kılıçdaroğlu, genel merkezde konuştu: Ben kurultayı toplayacağım

CHP'deki grup toplantısında kimin konuşacağına dair belirsizlik 2 ayrı toplantıyla sona erdi. Özgür Özel, TBMM'de açıklamalarda bulunurken CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısını Genel Merkez binasında gerçekleştirme kararı aldı. Kılıçdaroğlu, "Partiyi kirlilikten arındıracağım" dedi.

Abone Ol

Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına atanan Kemal Kılıçdaroğlu, bugün TBMM'de grup toplantısı yapacağını açıklamıştı.

Grup toplantısında kimin konuşacağına dair belirsizlik tartışmalara yol açmıştı.

Sabah saatlerinde TBMM Dikmen Kapısı önünde kalabalık toplanmış, zaman zaman gerginlikler meydana gelmişti.

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş'ın çağrısının ardından 'TBMM'deki grup toplantısına katılmama' kararı alan Kılıçdaroğlu, saat 14.00 için CHP Genel Merkezi'ne çağrı yaptı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, bugün düzenlenecek parti grup toplantısının Meclis'te değil, Genel Merkez'de yapılacağını duyurdu. Öte yandan CHP liderinin toplantı sonrası partisinin MYK'sını toplayacağı bildirildi.

Kılıçdaroğlu, konuşmasını CHP Genel Merkezi'nde gerçekleştirdi.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarınından satır başları şöyle:

"Hepimiz halkın umuduyuz. Unutmayın, hepimiz halkın umuduyuz. Halka umut vermek zorundayız, beraber çalışmak zorundayız. Halka umut veren, her şeyi ama her şeyi sizin için yapıyorum. Her şeyi bu ülkenin güzel insanları için yapıyorum. Sizi asla utandırmayacağım. Hakkı ve hukuku her ortamda savunacağım. Beraber mücadele edeceğiz. Birlikte mücadele edeceğiz. Türkiye'nin yaşadıklarını biliyoruz. Bunu aşacak tek parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Akılcı çözümler üreten tek parti CHP'dir. Düşüncelerin özgürce ifade edildiği yerler kurultaylardır. CHP kurultaylarında para, pul, çıkar olmaz. Çünkü bu parti Mustafa Kemal'in partisidir. İnönü'nün, Ecevit'in, hakkı ve hukuku her yerde savunanların partisidir. Temiz siyaset yapacağız.

Kirli olanların tamamının işine son vereceğiz. Bu parti devlete yön veren partidir. Bu parti devlet kuran partidir. Bu parti ahlakı dokularına kadar koruyan partidir. Birlikte çalışacak, mücadele edeceğiz. CHP'nin hiçbir tarihinde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmamıştır. Adaletin, sevginin olmadığı yerde düzen olmaz. Düzen, uygar tartışmanın olduğu yerde olur. Hiçbir irade parayla satın alınamaz. İradesini parayla satanlar bu partide yer alamazlar. Bu partide yokturlar ve olmayacaklardır da.

Hep iyi niyetle davrandım, herkesi dinledim. Hiç kimseye kötü niyetle davranmadım. Kim ne söylediyse dikkatle dinlemeye özen gösterdim. Hiçbir CHP Genel Başkanı yurt dışına gidip, "Bize neden yardım yapmıyorsunuz?" diyemez. Ne demek ya? Yedi düvele karşı mücadele etmiş bir partinin mensupları yurt dışına gidip de, "Bizi yalnız bırakıyorsunuz" diyebilir mi? Emperyalizme karşı mücadele ettik, yapmaya da devam edeceğiz.

CHP Genel Merkezi'nin önüne Erdoğan'ın posteri asılamaz. Olmaz böyle şey. Ne gerekçeyle yapıyorsunuz? Diyorlar ki, "Sarayın adamı." Ya arkadaş, sen ne zaman Saray'ı eleştirdin? Bu milletin hakkını, hukukunu yiyen beşli çetelerden hesap sormazsam namerdim.

Uyuşturucu baronlarından hesap sormazsam namerdim. İradesini parayla satanlardan hesap sormazsam namerdim. Orta Doğu değişiyor. Hürmüz Boğazı'nın ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Bu devletin çıkarlarını CHP savunmayacaksa kim savunacak? Emeklinin, işçinin hakkını CHP savunmayacaksa kim savunacak?

Bu düzeni değiştireceğiz. Emin olun, değiştireceğiz. Ama hak mücadelesini yaparken omuz omuza olmalıyız. Sahibi Londra'da olan, Türkiye'ye gelmeyen bazı televizyon sahipleri var. Parayla nasıl delege alınıp satılıyorsa, televizyon kanalları da parayla alınıp satılmasın.

Biz şu mücadeleyi yine hep beraber yapacağız. Bir çocuk yatağa aç giriyorsa, biz de aç giriyoruz. Biz mücadeleyi bu çerçevede yapacağız. Ailenin birliği, dirliği için yapacağız. Dünya değişiyor derken coğrafyalara bakın. Türkiye, yine o coğrafyalara gidip büyüyerek gitmek zorunda. Türk cumhuriyetlerinde de Türkiye olmalı, Akdeniz'de de olmalı, Osmanlı coğrafyasında da olmalı.

CHP, kısır tartışmaların dışına çıkmak zorundadır. Eğer takılıp kalırsak, bu bize değil en çok Türkiye'ye zarar verir. O yüzden bizlerin mücadelesi hak ve adalet mücadelesidir. Bu yüzden bu mücadeleyi birlikte vermek zorundayız.

CHP sıradan değil, devleti kuran, savaş meydanlarında kurulmuş bir partidir. Hepimiz onu korumak zorundayız. Ahlaki değerlerimiz tartışılmaz, tartışılmamıştır. "Komünist", "dinsiz" demişlerdir ama kimse ahlaki değerlerini sorgulamaya cesaret edememiştir. Ahlaki değer, toplumun çıkarlarını savunmaktır. Nedir politikamız? Eğitimde, dış politikada... CHP vesayet kabul etmez. Vesayet altında görev yapmaz CHP.

Hiç kimse gidip de talimat alıp onu meydanlarda dillendirmez. Genel Başkan yapar, söyler bunu. Bizim ahlaki değerlerimiz bugün tartışma noktasına gelmişse, durup düşünmek lazım. Yeniden inşa etmek zorundayız. Onun için ne gerekiyorsa yapacağım. Partiyi kirlilikten arındıracağım.

Bunun için önyargılı olmayacağım. Mutlak butlan davasına da değineyim. Davayı bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Bu, bizim ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir. Onun hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz.

Biz, önümüzde kim olursa olsun eğilmeden herkesten hesap sorabiliriz. Hesap vermek onurlu bir görevdir. Onurlu insanlar hesap verirler, hesap vermekten kaçınmazlar. Eğer bir kişi hesap vermekten kaçınıyorsa, orada karanlık bir nokta vardır. O karanlığı CHP'nin feneri aydınlatacaktır.

Çok isterdim bu sıcak ortamda beraber olalım. Dilerdim de Meclis'te olsun. Meclis Başkanımız, gerilimden dolayı sizlerin girmesine izin vermedi. Hep iyi niyetli davrandığım için zaman zaman istismar edildim. Ben bunun da farkındayım. Ama bir noktaya kadar. O noktaya gelince, kusura bakmayın diyeceğim, kesip atacağım.

Diyorlar ya, "Kılıçdaroğlu Saray'ın adamı..." Ya arkadaşlar, Erdoğan Meclis'e geldiğinde Kılıçdaroğlu mu ayağa kalktı? Kılıçdaroğlu dedi ki: "Sarayla müzakere edilmez, mücadele edilir." Dolayısıyla endişe etmeyin, beraber güzel şeyler yapacağız. Siz mücadele ettiğinizde Ankara'da Kemal abiniz, babanız var.

Gençlere de bir sözüm var: Biraz daha derinlikli düşünmelerini istiyorum. Sosyal medyanın, trollerin ya da adını tanımlamayacağım bazı kişilerin dolduruşuna gelmesinler. Akıllarını kullansınlar ve sorgulasınlar.

Değerli arkadaşlarım, gerçek bir değişim var, bir de gerçek olmayan değişim var. Değişim geriye doğru da olabilir. Ama bizim söylediğimiz gerçek değişim üç aşamadan oluşacak.

Birincisi; arınma ve temiz siyaset. İkincisi; ekonomik kurtuluş ve üretimci kalkınma. Kalkınmayı üreterek sağlayacağız. Faiz baronlarına karşı, uyuşturucu baronlarına karşı ve Türkiye'yi kara para cenneti hâline getirenlerle mücadele edeceğiz. Üçüncüsü ise iktidarın yarattığı tahribatın düzeltilmesidir. Yani devlet yönetiminin yeniden ahlak zeminine oturtulması gerekir. Yoksa hepimiz kaybederiz.

Göreceksiniz, inşallah iktidara geldiğimizde ilk işimiz devlete çöken mafyayı temizlemek olacak.

Neden ekmek herkesin ekmeği değil? Bizim kavgamız budur.

Bu üç sözcüğü unutmayın: hak, hukuk ve adalet. Devletin dini adalettir. Toplumun temeli adalettir. Adaletin kardeşi ahlak, onun kardeşi ise liyakattir. Bunların mutlaka sağlanması lazım. Devlette liyakat olmazsa ülke düzelmez. Devlette huzur ancak bilgi ve birikimle gelir.

Önümüzdeki toplantılarda sizlere çok daha farklı temel sorunları nasıl çözeceğimizi anlatacağım. Biz çözüm üreteceğiz. Yanlışı da doğruyu da söyleyeceğiz. Bu bizim görevimizdir.

Kürt sorununun parlamentoda çözülmesini söyleyen ilk parti CHP'dir. Bu sorunu çözmek, parlamento dışında mümkün değildir. Bakın, CHP öngörüsü olan, önerisi olan bir partidir. Ülkenin aydınlarıyla beraber olmak zorundadır. Onların katkılarıyla hareket etmek zorundadır. Sizler de sokaklarda bunları anlatmalısınız. Kirli kim varsa, onları da halkın önüne koyacağız.

Beraber mücadele edeceğiz. Birlikte mücadele edeceğiz. Benim koltuk derdim yok. Ben kurultayı toplayacağım. Ahlaklı, erdemli bir kurultayı elbette yapacağız. Elbette erdemli oylarınızla seçeceksiniz. Kimse kapıların ardından özel pazarlık yapmayacak. Kimse zenginleşme aracı olarak kullanmayacak. Bunların tamamını yapacağım. Endişe duymayın."