İzmir’in uzun yıllardır planlama tartışmalarının merkezinde yer alan İnciraltı ve Bahçelerarası bölgesine ilişkin yargı sürecinde yeni bir gelişme yaşandı. 2021 yılında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile turizm sınırları daraltılan İnciraltı’na yönelik düzenleme, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin (TMMOB) başvurusu üzerine Danıştay tarafından iptal edildi.
Söz konusu karar, kamuoyunda İnciraltı planlarının durdurulduğu yönünde yorumlara yol açarken, bölgedeki toprak sahipleri ve ilgili paydaşlar iptal kararının planlama sürecini sekteye uğratmadığını, aksine hukuki zemini güçlendirdiğini savunuyor.
2007 sınırlarına dönüş
2021 yılında çıkarılan kararname, İnciraltı’nın turizm sınırlarını daraltan bir düzenleme olarak öne çıkmıştı. Danıştay’ın iptal kararıyla birlikte, 2007 yılında Resmî Gazete’de yayımlanan ve dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından onaylanan, İnciraltı ve Bahçelerarası’nın bütününü kapsayan daha geniş turizm sınırlarına yeniden dönülmüş oldu.
Halihazırda yürütülen planlama ve revizyon sürecinin de bu bütüncül sınırlar esas alınarak, turizm öncelikli tercihli planlama anlayışıyla ilerlediği ifade ediliyor. Bu çerçevede yargı kararının, mevcut planlama sürecini durdurmadığı, planların dayandığı temel sınırların hukuki geçerliliğini teyit ettiği belirtiliyor.
İnciraltı’nın geçmişi ve tartışmalı süreç
İnciraltı, İzmir Körfezi’nin güney aksında yer alan, uzun yıllar boyunca tarım alanı, rekreasyon bölgesi ve doğal sit tartışmalarıyla gündeme gelen bir bölge oldu. 1990’lı yıllardan itibaren sağlık turizmi, termal tesisler ve nitelikli turizm yatırımlarıyla kente kazandırılması hedeflenen alan, açılan davalar ve plan iptalleri nedeniyle uzun süre atıl kaldı.
Bölge, bir yandan doğal dokunun korunması gerektiği savunulurken, diğer yandan İzmir’in turizm ve ekonomik gelişimi açısından planlı biçimde değerlendirilmesi gereken alanlardan biri olarak görülüyor. Bu ikili yaklaşım, yıllar içinde İnciraltı’nı kentin en tartışmalı planlama başlıklarından biri haline getirdi.
“Planlama süreci devam ediyor”
İnciraltı Gelişim Derneği tarafından yapılan değerlendirmelerde, İzmir’e kazandırılmasına yönelik kent genelinde güçlü bir irade oluştuğu vurgulanıyor. Dernek, açılan davalara müdahil olarak hukuki süreci yakından takip ettiklerini, planların askıya çıkmasının ardından da sürecin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade ediyor.
Son dönemde hükümet, ilgili bakanlıklar ve yerel yönetimlerin katkılarıyla İnciraltı planlarının önemli bir aşamaya geldiği, kamuoyundaki destekle birlikte sürecin tamamlanma noktasına yaklaştığı belirtiliyor.
“İzmir’in tamamı kazanacak”
Yapılan açıklamalarda, İnciraltı’nın doğal dokusu korunarak, bilimsel verilere dayalı ve İzmir’e yakışır bir planlama anlayışıyla kente kazandırılacağı görüşü dile getiriliyor. Sürecin sonunda yalnızca İnciraltı ve Bahçelerarası’nın değil, İzmir’in bütününün kazanacağı ifade ediliyor.
ŞİMDİ NE OLACAK?
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı turizm bölgesi ilan edilen İnciraltı için hazınladığı planları askıya çıkarmaya hazırlanırken Danıştay'ın verdiği su karar şok etkisi yarattı. İnciraltı ile ilgili sürecin uzayıp uzatmayacağı merak konusu.
Konu hakkında İnciraltı Gelişim Derneği'nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"2021 yılında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile İnciraltı’nın turizm sınırlarını daraltmaya yönelik yapılan düzenleme, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) tarafından yargıya taşınmış; söz konusu düzenleme Danıştay tarafından dört yıl sonra iptal edilmiştir.
Bu karar, İnciraltı ve Bahçelerarası toprak sahipleri olarak bizleri elbette yakından ilgilendirmektedir. Ancak altını net ve açık şekilde çizmek isteriz ki; bu iptal kararı, İnciraltı planlarını sekteye uğratacak, İzmir’in geleceğini karartacak ya da planlama sürecini geciktirecek bir durum değildir.
Çünkü 2021 yılında çıkarılan kararname, İnciraltı’nın turizm sınırlarını daraltan bir düzenlemeydi. Bugün verilen iptal kararıyla birlikte; 2007 yılında Resmî Gazete’de yayımlanan ve dönemin Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Necdet Sezer tarafından belirlenen, İnciraltı ve Bahçelerarası’nın bütününü kapsayan daha geniş ve esas turizm sınırlarına yeniden dönülmüş bulunmaktadır.
Halihazırda yürütülen İnciraltı planlama ve revizyon süreci de, bu bütüncül sınırlar esas alınarak ve turizm öncelikli tercihli planlama anlayışıyla ilerlemektedir. Dolayısıyla söz konusu yargı kararı, mevcut planlama sürecini olumsuz etkilememekte; aksine planların dayandığı temel sınırların hukuki geçerliliğini teyit etmektedir.
Ne yazık ki İnciraltı’nın İzmir’e kazandırılması yönünde tüm kentte güçlü bir irade oluşmuşken, her dönemde olduğu gibi bir kısım “istemezük” yaklaşımıyla süreci zayıflatmaya çalışan girişimlerle yeniden karşı karşıya kalındığını görüyoruz. İnciraltı ve Bahçelerarası toprak sahipleri olarak bu durum elbette bizleri üzmektedir; ancak bilinmelidir ki bu tür girişimler bizleri yıldırmamaktadır.
Bugüne kadar hükümetimizin ve ilgili Bakanlıklarımızın yürüttüğü çalışmalarla İnciraltı planları önemli bir noktaya gelmiştir. Son süreçte yerel yönetimlerimizin katkıları ve kamuoyunun artan desteğiyle birlikte, planlama süreci tamamlanma aşamasına girmiştir.
İnciraltı Gelişim Derneği olarak; yalnızca planlama sürecinde değil, açılan tüm davalarda müdahil olarak, hukuki süreci de yakından ve aktif biçimde takip etmekteyiz. Bu tür gelişmeler karşısında geri adım atmak yerine, mücadelemizi daha kararlı ve daha bilinçli şekilde sürdürmekteyiz. Bu mücadele, planlar askıya çıktıktan sonra da aynı kararlılıkla devam edecektir.
İnanıyoruz ki çok kısa bir süre içerisinde; İnciraltı’nın doğal dokusu korunarak, bilimsel verilere dayalı, İzmir’e yakışır bir planlama anlayışıyla nasıl kazanıldığını, tüm İzmir hep birlikte görecektir.
Bu süreç sonunda yalnızca İnciraltı değil, İzmir’in tamamı kazanacaktır."