Balıkesir–Sındırgı bölgesinde 10 Ağustos 2025’ten itibaren 14 binden fazla 3 ve üzeri büyüklükte deprem meydana geldiğini belirten Aksoy, bunun “normalin dışında bir yoğunluk” olduğunu söyledi.
Aksoy, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
Bu kadar sık ve yoğun deprem etkinliği bize çok sayıda fayın olduğunu gösteriyor. O bölgede bu hareketliliği tetikleyen başka bir mekanizma mı var, bunu detaylı çalışmalar gösterecek. Ancak bu ilk defa yaşanan bir durum değil. Bu yılın başlarında Ege Denizi’nde de benzer bir deprem fırtınası yaşandı.
Türkiye’nin tamamının aktif bir deprem kuşağı üzerinde bulunduğunu hatırlatan Aksoy, halkın gereksiz paniğe kapılmaması gerektiğini, ancak “depremle yaşamayı öğrenme” konusundaki eksikliğin devam ettiğini vurguladı:
Bir depremi üreten fayın uzunluğuna bağlı olarak büyüklüğü değişir. Bu bölgelerdeki küçük fayların üreteceği depremler genellikle 5’in üzerine çıkmaz. Panik yapmamak gerekir ama hazırlıklı olmalıyız.
Prof. Aksoy ayrıca, Doğu Anadolu Fayı’nın Palu–Bingöl kesimi ve Kuzey Anadolu Fayı’nın Yedisu segmenti üzerinde halen ciddi risk bulunduğunu da hatırlattı.
Son olarak, 6 Şubat 2023 depremlerine değinen Aksoy, yıkılmayan binaların örnek alınması gerektiğini belirterek, “Doğru mühendislik uygulamalarıyla can kayıplarını büyük oranda önleyebiliriz” dedi.