Kültür ve Turizm Bakanlığı himayelerinde, İzmir Kültür ve Sanat Fabrikası Müzesi atmosferinde düzenlenen “Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı” söyleşisine ve sergisi açılışına sanatseverler büyük ilgi gösterdi.
Açılışta konuşan İzmir Kültür Sanat Fabrikası Müze Müdür Yardımcısı Elif Erginer, Türk edebiyatına, kültür ve sanatına önemli katkılar yapmış Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın adına düzenlenen bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan büyük onur duyduklarını söyledi.
Erginer, iki hafta boyunca açık kalacak koleksiyon sergisine tüm sanatseverleri davet etti.
Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir’in torunu Derya Kabaağaçlı’nın eşi Tuba Kabaağaçlı’nın başarılı ve etkili düzenlemesindeki söyleşiye kültür, sanat ve medya dünyasından tanınmış kişiler katıldı.
Söyleşide ilk olarak torun Cevat Ata Kabaağaçlı, kısa bir konuşma yaptı, dedesiyle gurur duyduğunu belirtti. Yine torunlarından olan, genç yaşına rağmen iki kitap yazan Ege Savaş da, dedesi için yazdığı kitap ve şiirlerinden bahsederek dedesinin kişisel gelişiminde büyük etkisi olduğunu anlattı.
Tasavvuf ve ilham verdi
Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’nden tasavvuf ve dervişlik alanında uzman, Akademisyen Kartal Batuhan Olkan, Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın ezoterik alandaki katkı ve çalışmalarının önemine değindi. Olkan, bugün bile Balıkçı’nın bu alandaki çalışmalarının ne kadar kıymetli olduğuna vurgu yaptı.
Araştırmacı yazar Metin Erdoğan da, Cevat Şakir’in botanik alanda Bodrum ve çevresine büyük katkılar sağladığını ifade ederek, “Cevat Şakir, 35 yeteneği olan multitalent (çok yetenekli) bir insandı, Bugün bile fikirleriyle bizlere ilham veriyor” dedi.
Gökmen: "Bodrum'u dünyaya tanıttı"
TRT Haber Spikeri ve ressam Çağatay Gökmen, Halikarnas Balıkçısı’nın sanat alanına yaptığı katkıları anlattı. Cevat Şakir’in, sürgüne gönderildiği Bodrum’u dünyaya tanıttığını, Halikarnas Balıkçısı adını adeta bir marka haline getirdiğini belirtti.
Onu bir anıt taşa da benzeten Gökmen, “Altında bir evreni barındıran bu muazzama bir ölümsüzdü ve arkasında nice eserler bıraktı, dokunduğu ya da bulunduğu her yere değer katan yüce bir insandı. Cevat Şakir, resim alanına ilgisi ilk olarak İtalya’da başladı, sonrasında Türkiye’ye döndüğünde de dergilere karikatürler çizip resimler yaparak sürdürdü” diye konuştu.
Türk edebiyatında ve sanat düşüncesinde doğayla barışık, insancıl ve merkezini Akdeniz’e alan özgün bir çizginin de kurucusu olduğunu belirten Çağatay Gökmen, onun sanatının; yazı, resim, mitoloji ve kültür tarihinin iç içe geçtiği bütüncül bir dünyayı yansıttığını ifade etti.
Türkülerle anıldı
Serginin Küratörü Ömer Durmaz da böyle bir sergiyi İzmirli sanatseverlere sunmanın onurunu ve gururunu yaşadığını ifade etti.
Müzisyen ve solist Evrim Ateşler de, Cevat Şakir’in, Ege ve Akdeniz’e çok büyük katkıları olduğunu söyleyerek onun ülkemiz için ne kadar önemli bir sanatçı olduğunu vurguladı. Sonrasında da müzisyen Evrim Ateşler sahnede o dönemin eserlerinden iki parçayı gitarıyla icra etti.
Etkinlikte Cevat Şakir’in isim babası olduğu yazar ve halk müziği sanatçısı Hüseyin Yeter Şakar ile müzisyen ve belgeselci Özgür Kıyat’ın yaptığı Halikarnas Balıkçısı belgeselinde birlikte söyledikleri Zeybek Türküsü’ne de yer verildi.
Açılış etkinliği, katılımcılara teşekkür belgelerinin verilmesi, fotoğraf çekimi ve sonrasında koleksiyon sergisinin gezilmesiyle son buldu. Halikarnas Balıkçısı Özel Koleksiyon Sergisi, İzmir Kültür ve Sanat Fabrikası Müzesi’nde 20 Ocak Salı gününe kadar devam edecek.