ABD–İsrail’in, İran’a saldırıları 40. güne ulaştı. Dünyanın kriz eşiğine geldiğini, buna kendilerinin sebep olduğu gün gibi ortada olunca ABD, savaşa ara verdi. Ateşkes ilân edildi ama güven olmaz. Bir gece aniden İran’a saldırı başlayabilir.
Meseleye böyle girmemin nedeni; İzmir’de bir Meslek Fabrikası tartışmasıdır sürüyor. “Teşbihte hata olur.” diye saldıran ve savunan taraf belirtmiyorum. Kim haklı kim haksız diye de sormuyorum.
Sadece İran gibi kadim bir ülkenin medeniyet adına ne varsa yıkmaya kararlı savaş başlatanların acımasızlığı binlerce insanın canına mal olurken, İzmir’de bir binayla ilgili sorunun çözülememesi ne büyük ayıp!
Ortada net bir konu var. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Meslek Fabrikası olarak kullandığı tarihi binanın tapu sicil kaydının Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde olduğu açıklandı.
Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu, “bize binanın halk eğitim tarzı kurs olduğu söylendi, ancak üst katların ofis ve depo olduğunu gördük” diye açıklama yaptı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden yanıt gecikmedi, kamuoyuna Aksu’yu yalanlayan bir metinle duyuruldu.
İzmir Büyükşehir Belediyesinden gelen açıklamada, “tapusu bizde” denilmiyor ama “ofis ve depo” ifadesi üzerinden tartışma sürdürülüyor.
AK Parti hükûmetinin İzmir’de CHP’ye yönelik yıpratma taktiği gibi sunulan bir bina üzerindeki tartışma, TBMM’ye taşındı.
Son olarak AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, CHP grup önerisi üzerine eski DGM binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olduğunu konunun hukuk çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kırkpınar, tartışmanın siyasi değil, hukuki zeminde ele alınması gerektiğini belirterek, “Tapu kimin adına kayıtlıysa mülkiyet hakkı da ona aittir.” görüşünü savundu.
Mahkeme kararlarının bağlayıcılığı var ortada… Tahliye sürecinde belediyenin açtığı 4 dava da yürütmeyi durdurma talepleri reddedildi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın liderlik yaptığı protestolar, değişik etkinliklerle sürüyor. Kâh Romanlar geliyor, kâh CHP’nin üst düzey yöneticileri, sivil toplum temsilcileri derken yavaş yavaş sönmeye başlayacak. Atılan sloganlar, bina sorununa denk gelmiyor. Sırada bir de miting var. Ciddi bir moral motivasyon ve hareketlilik getirdi bu bina işi…
Ancak, sonuç hukuki çerçevede kabul görecek.
YANLIŞ ZAMANDA ALKIŞ KRİZİ
Hani ilk kez operaya ya da piyano konserine giden bir kişi, sanatçının es verdiği ama eserin devam ettiği bir boşlukta alkış tutar ya…
Hani salondakiler şaşkın, sanatçı da içinden “sanattan anlamayan bir densiz” diye geçirir ama kariyerine uygun davranarak tebessümle geçirir.
O kişi de yaptığı gafın farkına varınca salondan konser bitmeden sessizce sıvışır ya da fark etmeden rahatça oturur. Bu gafı yapanları tanıdınız değil mi?
Vakıflar Genel Müdürlüğü, Meslek Fabrikası’ndan Büyükşehir Belediyesi’ni tahliye ettirmek için süreci başlattığından beri CHP ile iktidar arasındaki kriz giderek tırmanıyor.
Bu gerginliğin ortasında en çok da Başkan Cemil Tugay ile AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan arasında sert atışmalar dikkat çekti.
Tam da bu ortamda CHP’li Bergama Belediye Başkanı Tanju Çelik, Başkan Tugay’ın doğrudan karşısına alıp meydan okuduğu İnan’ı Ankara’da AK Parti Genel Merkezi’nde ziyaret etti.
Çelik’in daha önce AK Parti’den milletvekili aday adayı olduğu da hatırlanınca kriz büyüdü.
CHP’liler, Başkan Cemil Tugay’ın Meslek Fabrikası binası önünde nöbet tuttuğu dönemde CHP’li Bergama Belediye Başkanı Tanju Çelik’in AK Parti Genel Merkez ziyaretine tepki gösterdi. Çelik, CHP, AK Parti ve MHP’li ilçe başkanlarıyla birlikte Bergama’nın sorunlarını konuştuklarını söylese de tepkiler yükselmeye devam ediyor.
CHP’nin Meslek Fabrikası önündeki protesto gösterileri aralıksız sürerken, ilçe belediye başkanının iktidarla temas kurması belki de bir operanın ortasında “zamansız alkış” muamelesi görebilir.
Çünkü ortam karışık…
Çünkü sorunların üzerine polemikle gidiliyor.
Çünkü en aklı başında davranması gerekenler savaşa gider gibi ortamı geriyor.
Çünkü İzmir uzun zamandır benzeri görülmeyen bir sorunla yüzleşiyor.
Oysa İzmirli karışık ortamları sevmez.
Halkın oylarıyla seçilenler bir şehrin sorununu çözemiyorsa bari insanları huzursuz etmeyin.