İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi kasım ayı beşinci olağan toplantısı gündemine yer alan maddelerden biri de Basmane Çukuru oldu.
İzmir’de yıllardır kent gündeminde yer alan ve kanayan bir yara haline gelen alanla ilgili İzmir 1. Bölge Koruma Kurulu’nun aldığı karar meclise taşındı.
Önerge doğrultusunda sınırsız kat yüksekliği belirlenen parsel için "en yüksek 84 metre" sınırı getirilmesi bekleniyor.
İlgili önerge şu şekilde:
“Konak ilçesi, İsmet Kaptan Mahallesinde yer alan 1039 ada, 8 parselin; 20/02/2020 tarihli ve 31045 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7221 sayılı Kanun ile 3194 sayılı İmar Kanununun 8. Maddesinde yapılan değişiklik kapsamında, İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 28/11/2024 tarih, 18626 sayılı Kararı da dikkate alınarak, mevcut uygulama imar planında Hmax:serbest olan kat yüksekliğinin, Yençok:84 m. Olarak belirlenmesine ilişkin hazırlanan 1/1000 ölçekli Uygulama Imar Planı Değişikliği ve Plan Notu Değişikliği önerisi. (Imar ve Şehircilik Dai.Bşk.E.2766224).
Kültürpark Platformu'ndan tepki gelmişti
İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cemil Tugay, bölgede yapılacak çalışmalar için TMSF ile anlaşma yapmış, parselde kültür merkezi yapılması kararı alınmıştı.
Kültürpark Platformu'ndan yapılan açıklamada, söz konusu projeye şöyle tepki gösterilmişti:
“Burada büyük bir yanılgı ve korkunç bir hesap hatası var! Bu alanın yüzde 100’ü halkındır! Yüzde 70’ini sermayeye, gökdelenlere, AVM’lere teslim edip, kalan yüzde 30’a “kültür” diye sarılmak, kentin kalbine vurulmuş bir hançerin üzerine yara bandı yapıştırmaktan farksızdır. Gökdelenlerin gölgesinde bir kültür merkezi kime hizmet edecek? Halka mı, yoksa o gökdelenlerin sahiplerine mi?” Başkan diyor ki 'İmzalar atıldıktan sonra araziyi TMSF’ye teslim edeceğiz.'
Devam eden davaya rağmen alınan bu kararın mülkiyet sürecini zedeleme riski, dava sonuçlanmadan atılacak adımların, telafisi güç sonuçlar doğurabileceği gerçeği neden göz ardı ediliyor? Bilirkişi raporu tapunun tamamının Belediyenin tasarrufuna ait olduğunu kayda geçirmişken, yapılması gereken kamuyu temsil ederek, Basmane arazisinin davasını sonuna kadar sahiplenmek değil mi?"
"Kamu yararını hiçe sayan karar ve uygulamaları kabul etmiyoruz"
Platformdan yapılan açıklamada ayrıca şu ifadeler kullanılmıştı:
“Sayın Başkan, Biz kamu yararını hiçe sayan karar ve uygulamaları kabul etmiyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesinin TMSF ile herhangi bir alacak – borç kararı ilişkisi olmadığını biliyoruz. Bizler TMSF’ye ya da onun her kimlerse 200 civarındaki iş insanı ile borç ilişkisi olmaması gerektiğini söylüyoruz... Size düşen kamuyu temsil etmek, Basmane arazisini kamunun alanı kılmak, geri almak için süren davaya güçlü bir şekilde taraf olmaktır” ifadelerini kullanmıştı.