Günümüzde Gazi ile Halit Ziya bulvarlarının kesiştiği noktada sıradan bir kent dokusu görülse de burada bir zamanlar İzmir'in en büyük Ortodoks Rum kilisesi bulunuyordu. Aya Fotini Katedrali'nin geçmişine ilişkin en kapsamlı bulgular ise Venedik arşivlerinde yapılan incelemelerle ortaya çıktı.
AYA FOTİNİ'NİN GERÇEK TARİHİ ORTAYA ÇIKTI
Venedik kayıtlarına göre, bu alanda 1600 yılında bir şapel, mezarlık ve Rum metropolitinin ikamet ettiği yapılar bulunuyordu. O dönem kilisenin adı da Aya Fotini olarak geçiyor ve çizimlerine kadar detaylı bilgiler sunuluyordu. Bu durum, daha önce 1658 yılına tarihlenen yapının aslında çok daha eski olduğunu gösteriyor. Rum metropolitliği ile İzmir'deki Venedik cemaati arasında yapılan anlaşma doğrultusunda 1600'de başlayan inşa faaliyetleri 1624'e kadar sürdü ve süreç arşiv kayıtlarında adım adım takip edildi.
OSMANLI DÖNEMİNDE GÖRÜNMEYEN BİR KİLİSE
Osmanlı'da yeni kilise inşasının yasak olduğu dönemde Aya Fotini, dinî amaçla kullanılan ancak dışarıdan kilise gibi görünmeyen bir yapıydı. 19. yüzyıl fotoğrafları ile 1624'e ait çizimler arasındaki büyük fark da bu nedenle ortaya çıkıyor.
İZMİR SİLÜETİNİ DEĞİŞTİREN ÇAN KULESİ
Tanzimat ve Islahat Fermanları sonrasında kilisenin bugünkü bilinen hâli inşa edilebildi. Katedrali simgeleyen apsisler ve 33 metre yüksekliğindeki çan kulesi, 1854-1856 yıllarında tamamlandı. Kentin en yüksek yapısı olan bu kule, körfeze giren gemiler için fener görevi gördü ve 1893'te eklenen saatle birlikte saat kulesine dönüştü.
YANGINLA YOK OLDU AMA İZİ SİLİNMEDİ
Büyük İzmir Yangını'nda tamamen yıkılan Aya Fotini Katedrali, İzmirli Rumların en büyük dinî yapısıydı. Lozan sonrası mübadeleyle göç eden Rumlar, Atina'da kurulan Yeni İzmir (Nea Smirni) Mahallesi'nde 1930'larda aynı isimle yeni bir kilise inşa etti. 1996'da eklenen 33 metrelik çan kulesi ise İzmir'deki orijinaline sadık kalınarak yapıldı ve katedralin hatırası böylece yaşatıldı.