Gezi davası tutukluları için İzmir'de 4 yılı aşkın süredir sürdürülen Adalet Nöbeti 1544'üncü gününü geride bıraktı. TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Aykut Akdemir, nöbetin yalnızca Gezi tutuklularına değil, hukuksuzluk olarak nitelendirdikleri tüm uygulamalara karşı bir duruş olduğunu belirterek mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.
4 yılı aşkın süredir devam eden eylemlerin İzmir ayağında, sürecin geçmişine, bugününe ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akdemir, “Başarıya ulaşmak yolun sonu göremeyebilirsiniz ama yolda olmak değerlidir. Biz bu yoldan da vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
"Adalet nöbeti kalıcı hale geldi"
Cumhuriyet'ten Yusuf Körükmez'in haberine göre Akdemir, Gezi davasında verilen mahkûmiyet kararlarının ardından Ankara yürüyüşüyle başlayan tepkinin zamanla kalıcı bir nöbete dönüştüğünü ifade etti.
Akdemir, “Gezi için adalet nöbetimizin toplumun bu tip adaletleri kanıksamaması için, iktidara karşı da bir sözümüz söylemek için, Gezi’nin bir onur olduğunu, bu ülkenin Anadolu topraklarının en haklı en onurlu bir direnişi olduğunu söylemek için biz bu nöbeti tutuyoruz” dedi.
"Cumartesi Anneleri önemli bir örnek"
İzmir Mimarlık Merkezi önünde devam eden nöbetin kararlılıkla sürdüğünü belirten Akdemir, benzer mücadelelere örnek olarak Cumartesi Anneleri'ni gösterdi.
Akdemir, “Psikolojik dayanıklılığından kastettiğini eğer tekrar bir yılmaksa eğer yılmadık. Bir çılgın bir hikâye birazcık bu olay. Dünya üzerinde buna benzer örnekler var. Mesela Cumartesi Anneleri bunun en güzel örneğidir. Biz de onlar gibi arkadaşlarımıza dair sözümüzü hiç eksiltmeden daha yüksek sesle söyleyecek şekilde bu nöbetimizi tutmaya da devam edeceğiz. Yılgınlık bizde yok. Direnmeye ve mücadele etmeye devam edeceğiz. Arkadaşlarımız serbest bırakılana kadar bu nöbete devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
"Mücadeleden vazgeçmeyeceğiz"
Türkiye'deki hukuk sistemine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Akdemir, Gezi tutuklularının serbest bırakılması yönündeki umutlarını koruduklarını söyledi.
Akdemir, , “Hukukun adı olan ama hukukun yanında siyasi bir sopanın kullanıldığı bir dönem yaşıyoruz. Bu iktidarın bizim dostlarımızı bırakma ihtimali yok. Onların bırakılma umudunu biz hiçbir zamandan vazgeçmeyeceğiz. 2 bin olur, 3 bin olur, 4 bin olur. Biz bu hukuksuzluğa karşı direncimizi her zaman en üst seviyeden söyleyeceğiz. Bir B planımız söz konusu değil. Tek bir plan var: Faşizme karşı mücadele etmek. Bunun dışında başka bir planımız yok” dedi.