İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı taşeron işçilerin mücadelesi kazanımla sonuçlandı. Tuvalet ve bebek bakım merkezlerinin temizlik ve bakım işlerini yapan Eseray Temizlik şirketine bağlı işçilerin grev kararından saatler önce, 117 işçiyi kapsayan toplu iş sözleşmesi imzalandı.
Böylece İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde taşeron işçilerle yapılan ilk toplu iş sözleşmesi hayata geçti.
60 günlük direniş sonuç verdi
İşçiler, 2024 yılının son günlerinde “güvenceli iş” talebiyle iş bırakarak direnişe geçmişti. İşten atma ve tehditlere rağmen sürdürülen mücadele 60. günde kazanımla sonuçlandı ve işçiler görevlerine geri döndü.
İşbaşı sonrası işçiler DİSK Genel-İş Sendikası’na üye oldu. 1 Temmuz 2025 itibarıyla toplu iş sözleşmesi süreci başladı.
TİS masada bekletildi, grev kararı alındı
Taraflar arasında anlaşma sağlanmasına rağmen sözleşme, belediye ile taşeron firma arasındaki idari sorunlar gerekçe gösterilerek imzalanmadı. Bunun üzerine işçiler, 30 Ocak 2026 tarihi için kanuni grev kararı aldı.
Grev kararının duyurulmasının ardından süreç hızlandı.
Greve saatler kala geri adım
Grev başlamadan saatler önce İzmir Büyükşehir Belediyesi geri adım attı ve taşeron firma ile 117 işçiyi kapsayan toplu iş sözleşmesi imzalandı.
Belediye işçileri dayanışma ağları tarafından yapılan açıklamada, bu sözleşmenin İzBB’de taşeron işçilerle imzalanan ilk TİS olduğu vurgulandı.
“Taşeron düzenine boyun eğmiyoruz”
Açıklamada, kazanımın belediye yönetimi değil işçilerin örgütlü mücadelesiyle elde edildiği ifade edildi. Mücadelenin, taşeron çalışmanın kaçınılmaz olmadığını gösterdiği kaydedildi.
İşçiler, “Taşeron düzenine boyun eğmiyoruz. Yaşasın örgütlü mücadelemiz” mesajıyla süreci değerlendirdi.
Açıklamanın tamamı şöyle:
"Taşeron düzenine karşı mücadele eden, modüler tuvalet işçileriyle toplu sözleşme imzalandı!
İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı taşeron işçiler, güvenceli çalışma talebiyle 2024 yılının sonunda direnişe geçmiş, işten atma ve tehditlere rağmen 60 günlük kararlı bir mücadeleye girişmişti.
Belediye yönetiminin açık işçi düşmanlığına, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın tehditlerine ve CHP’nin “taşerona devam” politikasına mücadeleyi büyüterek yanıt veren işçilerin direnişi, taşeronluğun “kaçınılmaz” olduğu yalanını pratikte çürüten bir mücadele olarak kayda geçti.
60 günlük mücadelenin ardından işçiler işlerine geri dönerek DİSK Genel-İş Sendikası’na üye oldu ve toplu iş sözleşmesi sürecini başlattı. Ancak 1 Temmuz 2025 itibariyle başlayan TİS görüşmeleri, belediyenin aylar süren oyalama ve geciktirme politikaları nedeniyle tıkandı. Taraflar arasında anlaşma sağlanmasına rağmen sözleşme, “belediye ile taşeron firma arasındaki idari sorunlar” gerekçe gösterilerek imzalanmadı.
Yani kazanım, bile isteye masada bekletildi.
Bunun üzerine işçiler grev kararı aldı. 30 Ocak 2026 tarihinde uygulanacak greve saatler kala bugün, İzmir Büyükşehir Belediyesi geri adım atmak zorunda kaldı, taşeron firma ile toplu iş sözleşmesi imzalandı.
Bu sözleşme, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde taşeron işçilerle imzalanan ilk toplu iş sözleşmesi olma özelliğini taşımaktadır. Yalnızca kazanılmış haklar açısından değil, taşeronlaştırmanın bir kader olmadığını göstermesi bakımından da tarihsel bir eşiktir.
Bu eşik, belediye yönetiminin değil işçilerin elleriyle aşılmıştır. Tehditlere, oyalamalara ve grev kırma girişimlerine rağmen geri adım atmayan işçiler, hakların ancak mücadeleyle kazanılabileceğini bir kez daha göstermiştir.
Bu kazanım masa başında değil, örgütlü mücadeleyle elde edilmiştir.
Modüler tuvalet işçilerinin mücadelesi, belediyelerde ve taşeronda çalışan tüm güvencesiz emekçilere yol göstermektedir.
Taşeron düzenine boyun eğmiyoruz!
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!"