İzmir Haberleri

İzmir’de öğretmen cinayetine ‘sirenli’ tepki: Can korkusuyla çalışmak istemiyoruz

İstanbul’da öğretmen Fatma Nur Çelik’in öldürülmesine tepki gösteren Eğitim-İş İzmir Şubeleri, Konak Pier Köprüsü’nden İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne sessiz ve sirenli yürüyüş düzenledi.

Abone Ol

Gamze ESKİKÖY/Dijital Gaste- İstanbul’da öğretmen Fatma Nur Çelik’in öldürülmesi eğitim camiasında büyük tepki yaratırken, Eğitim-İş İzmir Şubeleri Konak’ta bir araya gelerek protesto eylemi gerçekleştirdi. Konak Pier Köprüsü’nde toplanan eğitimciler, sessiz yürüyüşle İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne kadar yürüdü.

Eylemde slogan atılmazken siren çalındı ve müdürlük önüne siyah çelenk bırakıldı.

"Bu bir yönetim zaafıdır!"

Basın açıklamasını okuyan Eğitim-İş İzmir 3 nolu şube başkanı Barış Düdü, “Şiddetin tek bir faili yoktur. Bu cinayetin arkasındaki zihniyet; öğretmeni ötekileştiren, her fırsatta hedef gösteren, “herkes öğretmenlik yapabilir” diyerek mesleği değersizleştiren anlayıştır. Öğretmenleri çalışmamakla itham eden, emeğini küçümseyen, itibarsızlaştıran siyasi dildir. Dünyada “Başöğretmen” unvanını taşıyan tek lider olan Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözü bugün kulaklarımızda çınlamaktadır:
“Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür. Bugün öğretmene değer verilmeyen bir sistemin sonucu ile karşı karşıyayız. Eğitimi kamusal bir hak olmaktan çıkarıp piyasalaştıran, okulları siyasal ve ideolojik yuvalanma alanına çeviren, liyakatsiz yöneticilerle dolduran anlayış; bugün bu kanın sorumluluğundan kaçamaz. Öğretmenleri baskı altına alan, güvencesizleştiren, susturmaya çalışan zihniyet; bugün okulları güvenliksiz bırakmıştır. Alışveriş merkezlerine kesici-delici aletle girilemezken, okullara rahatlıkla girilebiliyor! Bu bir tesadüf değil; bu bir yönetim zaafıdır!” dedi.

“Biz can korkusuyla çalışmak istemiyoruz”

“Okullarda şiddetin arkasındaki nedenler bilimsel olarak ortaya konulmalıdır” diyen Düdü, şöyle devam etti:

"Eğitimde Şiddet Yasası derhal çıkarılmalıdır. Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalıdır. Eğitimcilerin, sendikaların ve alan uzmanlarının katıldığı somut bir eylem planı hazırlanmalıdır. Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır. Şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmeli, toplumsal şiddetle mücadele kamusal bir politika haline getirilmelidir. Bilim dışı, çağdışı müfredat yerine; barışı, birlikte yaşamı, eleştirel düşünceyi öğreten programlar hazırlanmalıdır. Bugün şiddet yalnızca okullarda değil; dünyanın dört bir yanında hayatı kuşatmış durumdadır. Bu ülkede öğretmenler canından endişe ederek okula gitmek istemiyor!
Biz can korkusuyla çalışmak istemiyoruz!
Can güvenliğimizin olmadığı bir eğitim sistemini kabul etmiyoruz”.