İzmir Haberleri

İzmir'de kuraklığın nedeni belli oldu! Milyonlarca metreküp toprağa karışıyor

İzmir'de aylardır süren su krizinin sebebi belli oldu. Barajlardaki su seviyesinin kritik oranlara gerilediği ve su kesintilerinin devam ettiği şehirde milyonlarca metreküp suyun toprağa karıştığı öğrenildi. İşte ayrıntılar...

Abone Ol

İzmir'de aylardır baş gösteren kuraklık su kesintilerine yol açmaya devam ederken şehirdeki kayıp kaçak oranının yüzde 30'a dayandığı ortaya çıktı. Şehrin altyapısından kaynaklanan kayıp kaçak oranları hem kaynakların tükenmesine hem de fatura bedellerinin yükselmesine neden oluyor.

96,7 MİLYON METREKÜP SU FATURALANDIRILAMADI

Verilere göre, 2024 yılında İzmir'in tamamını kapsayan 30 ilçedeki içme suyu sistemine yaklaşık 315,3 milyon metreküp su girişi sağlandı. Ancak bu miktarın sadece 224,53 milyon metreküplük kısmı faturalandırılabildi. Sisteme giren suyun yüzde 28,79'una tekabül eden yaklaşık 96,77 milyon metreküp suyun ise faturalandırılamadığı belirlendi. 'Gelir getirmeyen su' olarak tanımlanan bu kaybın çok büyük bir bölümünün (yüzde 86,6), şebekedeki fiziki kaçaklardan kaynaklandığı tespit edildi.

KAYIP SUYUN MALİYETİ ABONENİN CEBİNDEN ÇIKIYOR

Suyun yer altından çekilmesi, barajlardan alınması, arıtma ve dağıtma süreci büyük bir maliyete neden oluyor. Kayıp kaçak oranlarının yüksek olması ise mu maliyeti artırıyor. Uzmanlar metreküpü aşan bu kaybın vatandaşların cebinden çıktığını dile getirdi.

Yapılan hesaplamalara göre, fiziki kayıplar ve gelir getirmeyen suyun toplam maliyeti, su abonelerine yaklaşık yüzde 29 oranında ek bir yük olarak geri dönüyor. Yani İzmirliler kullanmadığı ancak şebekede kaybolan suyun maliyetini de dolaylı olarak üstlenmiş oluyor.

ÇEVRE İLÇELERDE KAYIP ORANI DAHA YÜKSEK

Veriler incelendiğinde İzmir'in merkezinde kayıp kaçak oranı yüzde 24 seviyelerindeyken Kınık, Bergama ve Beydağ gibi ilçelerde bu oran yüzde 55'e kadar ulaşıyor.

'SU KRİZİ KAPIDAYKEN TASARRUF ZORUNLULUK'

Konuyla ilgili yapılan değerlendirmelerde, su kayıplarının önlenmesi için altyapı yatırımlarının ve modern izleme yöntemlerinin önemine vurgu yapılıyor. Toplam uzunluğu 10 bin kilometreyi aşan şebekede fiziki kayıplara anında müdahale edilmesinin şart olduğu belirtiliyor.

Uzmanlar, Avrupa'daki bazı ülkelerin yüksek kayıp oranlarının veya deprem bölgesindeki illerin durumunun emsal gösterilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.