Acıbadem Kent Hastanesi Karaciğer Nakli ve Hepatobiliyer Cerrahi Bölümü Kurucu Başkanı Prof. Dr. Murat Kılıç başkanlığındaki ekip tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda, Libyalı Hatan Barghout’a (2) babası Fuad Barghout’tan, 4 aylık Gürcü Saba İntskirveli’ye ise annesi Ana Ormotsadze’den alınan karaciğer dokuları nakledildi.
“Çok ağır bir durumda geldi”
Prof. Dr. Sema Aydoğdu, safra yolları yokluğu (bilier atrezi) tanısı konulan Hatan bebeğin nakil öncesinde son aşamaya gelmiş bir hasta olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
Hatan bebek çok ağır bir beslenme yetersizliği ve karın içinde sıvı birikimi nedeniyle genişlemiş bir karınla hastanemize geldi. Karaciğer yetmezliği tüm bulguları ile oturmuştu. Solunum sıkıntısı vardı, organ büyüklükleri belirgin hale gelmişti. Babasından alınan karaciğer dokusunun nakli sonrası durumu hızla toparlandı. Şimdi karaciğer fonksiyonları tamamen normale döndü, birkaç gün içinde taburcu etmeyi planlıyoruz.
Aydoğdu, çocuklarda nakil için gereken organ dokusuna dikkat çekerek, “Çocuğun kilosunun yüzde 1’i kadar bir parçanın nakledilmesini ideal buluyoruz. Hatan 8 kiloydu ve yaklaşık 80-100 gramlık bir karaciğer parçasına ihtiyaç duyuyordu. Bu miktar onun için hayat kurtarıcı oldu” dedi.
“Kaybetme riski çok yüksekti”
Genel Cerrahi ve Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Murat Kılıç ise 4 aylık Saba bebeğin durumunun çok kritik olduğunu anlattı:
Saba doğduktan kısa süre sonra gelişen karaciğer yetmezliği ve siroz nedeniyle kanama ve pıhtılaşma fonksiyonlarını tamamen kaybetmişti. Kanama süreleri normalin 10 katına kadar çıkmıştı. Bu tablo, acil karaciğer nakli yapılmazsa bebeğin kaybedileceği anlamına geliyordu. Biz de annesinden aldığımız doku ile nakli gerçekleştirdik. Şu an gayet iyi, birkaç gün içinde taburcu olacak.
Aileler sevinç gözyaşı döktü
Libyalı Hatan’ın babası Fuad Barghout, “Oğlumun nakil olması gerektiğini duyduğumda çok zorlandım. Çocuğum bana ‘Baba’ dediğinde içim acıyordu. Şimdi onun sağlığına kavuştuğunu görmek beni çok mutlu etti. Libya ve Türk hükümetine, buradaki doktorlara teşekkür ediyorum” dedi.
Oğlu için gönüllü donör olan Ana Ormotsadze ise yaşadıklarını şöyle anlattı:
Saba doğduktan kısa süre sonra sararmaya başladı. 10 günlükken semptomları artınca karaciğer yetmezliği tanısı konuldu. Türkiye’ye gelip tedavi için başvurduk. Hiç düşünmeden donör oldum çünkü bebeğimizin her geçen gün kötüye gittiğini görüyordum. Ameliyat sonrası hızla toparlanmaya başladı. Şimdi çok daha umutluyuz ve mutluyuz.
Taburcu edilecekler
Biri 6, diğeri 8 kilo olan iki bebeğin de operasyon sonrası karaciğer fonksiyonlarının normale döndüğü, birkaç gün içinde taburcu edilerek ülkelerine dönecekleri bildirildi.