İzmir Haberleri

İzmir'de emekliler 200 TL'lik otel odalarında yaşam mücadelesi veriyor

Emeklilerin yaşadığı barınma krizini derinleşiyor. Çağdaş Emekli Kadınlar Derneği Başkanı Emel Denizaslanı, açıklamasında emeklilerin geceliği 200 TL olan, İzmir’in tarihi semtlerindeki otellerde yaşam mücadelesi verdiğini anlattı.

Abone Ol

Emekçilerin ve emeklilerin yaşadığı barınma krizi gittikçe derinleşiyor. Fahiş kira artışları ve 16 bin 881 TL ile emekliler hayatta kalma mücadelesi veriyor.

Yeni yılda asgari ücret zammının ne kadar olacağı ve en düşük emekli maaşının kaç paraya yükseleceği, vatandaşlar tarafından tartışılıyor.

Asgari ücretin açıklanmasına günler kala Çağdaş Emekli Kadınlar Derneği (ÇEKAD) Başkanı Emel Denizaslanı, konuya ilişkin bir açıklama yayımladı.

ÇEKAD Başkanı Denizaslanı, emeklilerin Basmane gibi İzmir’in tarihi semtlerindeki ucuz otellerde barınmaya, açlık sınırı altında kalan maaşlarla geçinmeye çalıştığını vurguladı. Denizaslanı, “Yılbaşında en düşük emekli maaşı 40 bin TL olmalıdır” dedi.

“Tek göz odalarda yaşam savaşı veriyorlar"

Denizaslanı, “Kentin eski semtlerindeki ucuz oteller, artık turistlerin değil, maaşıyla ev kiralayamayan emeklilerin "daimi ikametgahı" haline geldi. Geceliği 200 TL olan pansiyonlarda yaşam savaşı veren binlerce emekli, açlık sınırı altında kalan maaşlarıyla hayatta kalmaya çalışıyor. Ortak banyolu ve tuvaletli tek göz odalarda yaşam savaşı veren emekliler var” dedi.

“Nasıl ev tutsunlar?"

Denizaslanı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"İzmir’de bugün en kötü evin kirası 15-20 bin TL’den başlıyor. 12 bin 500 TL maaş alan bir emekli nasıl ev tutsun? İnsanlarımız yaşlılığında huzur bulacağı yerde, geceliği 200 TL’lik otel odalarında, rutubetin içinde, ortak tuvalet sırası bekleyerek yaşıyor. Yanında eşiyle, hayat arkadaşıyla bu daracık odalara hapsolmuş insanlarımız var.

Otellerde kalan emeklilerimiz, aldıkları üç kuruş maaşı oda kirasına verdikten sonra karınlarını doyurabilmek için kapı kapı ücretsiz yemek dağıtan yerleri arıyor. Bu tablo, ömrünü bu ülkeye hizmetle geçirmiş insanlarımız için bir utanç vesikasıdır."

"Emekli eti unuttu, artık süt bile alamıyor"

Beslenmenin de bir lüks haline geldiğini vurgulayan Denizaslanı, hayat pahalılığı karşısında emekli maaşlarının "sembolik bir rakama" dönüştüğünü belirterek, Kent Lokantaları önündeki kuyrukların her geçen gün uzadığına dikkat çekti:

“Pazarda yangın var, markette ateş pahası. Emekli eti unuttu, artık süt bile alamıyor. Gıda harcamaları karşısında maaşlar mum gibi eridi. Biz sadaka değil, yıllarca ödediğimiz primlerin, döktüğümüz alın terinin karşılığını istiyoruz. Açlık sınırı 30 bin TL’ye dayandı, yoksulluk sınırı 70 bin TL’yi geçti. Bu şartlarda 40 bin TL’nin altındaki her rakam, emekliyi diri diri mezara gömmektir.”

“Yüzdelik hesaplarla emekliyi oyalamayın"

Yaklaşan zam dönemine ilişkin hükümete seslenen Denizaslanı şunları ifade etti:

"Kiraların, gıdanın ve temel ihtiyaçların geldiği nokta bellidir. Emekli artık 'yaşamak' değil, sadece 'nefes almak' için mücadele ediyor. Yüzdelik hesaplarla emekliyi oyalamayın. Otel köşelerinde yaşamaya çalışan o yalnız babaların, o yaşlı teyzelerin vebali üzerinizdedir. Çağdaş Emekli Kadınlar Derneği olarak sesleniyoruz. En düşük emekli maaşı ocak ayında net 40 bin lira olarak belirlenmelidir. Bu bir lütuf değil, anayasal bir haktır. Emeklimizin sokak köşelerinden, rutubetli otel odalarından kurtulmasının tek yolu budur."