İzmir Haberleri

İzmir'de ebeler ve hemşireler nöbet ve çalışma koşullarına isyan etti!

İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sağlık çalışanları, fazla mesai, nöbet ücreti ve iş yükü sorunlarına dikkat çekti. Hastane önünde yapılan açıklamada, nöbet ücretleri, personel eksikliği, liyakat ve yoğun iş yükü başlıklarında çözüm çağrısı yapıldı

Abone Ol

Gamze ESKİKÖY/ Dijital Gaste- İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası’na (SES) bağlı çalışanlar, başhekimlik önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.

Ebeler ve hemşirelerin çalışma koşullarına dikkat çekilen açıklamada, sağlık iş kolunun ağır ve tehlikeli iş kolu sınıfında yer aldığı belirtilirken, sağlık emekçilerinin gece gündüz 24 saat esasına göre ağır şartlarda görev yaptığı ifade edildi.

EBELER VE HEMŞİRELER KUTLAMA DEĞİL ÇÖZÜM İSTİYOR

Basın açıklamasında, ebe ve hemşirelerin haftalık çalışma sürelerinin diğer kamu emekçilerine göre çok daha fazla olduğu vurgulandı. Açıklamada, bazı haftalarda ebeler ve hemşirelerin 60-70 saat çalıştığı, ayda yaklaşık 80 saat fazla mesai yaptığı belirtildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Sağlık iş kolu ağır ve tehlikeli iş kolu sınıfındadır. Ebe ve hemşireler ise gece ve gündüz 24 saat bu yükü en çok çeken, en ağır şartlarda çalışan emekçilerdir. Hasta ya da halkımızla 7/24 en çok iletişimi olan meslek sahipleridir. Hastalar ve hastanenin bir tapusu olsa belki de ebe ve hemşireler dünyanın en zengin insanları olurdu. Tüm kamu emekçileri haftada kırk saat çalışırken kimi haftalar ebe ve hemşireler altmış, yetmiş saat; bir ayda diğer kamu çalışanlarına oranla ayda 80 saat fazla çalışır. Hem bu fazla mesai tüm insanlar gece uykusundayken karşılığını bile alamadıkları gece mesaisidir.”

SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM MESLEKİ İTİBARI ZEDELEDİ

Açıklamada, “Sağlıkta Dönüşüm Programı” ve Toplam Kalite Yönetim Sistemi’nin sağlık çalışanlarının iş yükünü artırdığı savunuldu. Ebeler ve hemşirelerin hastadan çok dokümanlara ve bilgisayarlara bakar hale geldiği ifade edildi.

SES İşyeri Temsilciliği açıklamasında şu değerlendirme yapıldı:

“Nöbetli olduğunu bile bile bu meslek seçilmiştir ya da mesleğin gerçeği budur denilebilir. Fakat Sağlıkta Dönüşüm Programı ile gün geçtikçe mesleki itibarımız zedelenmiş, Toplam Kalite Yönetim Sistemi ile iş yükümüz arttıkça artmış, hastadan çok dokümanlara ve bilgisayarlara bakar hale gelmiş bulunmaktayız. Aslında Toplam Kalite Yönetim Sistemi ve Sağlıkta Dönüşüm Programı ile meslek ve meslek etiği kalmamıştır.”

Açıklamada, hastaların kendi klinik doktorunun gözetiminde bulunamamasının hem hasta haklarına hem de çalışan sağlığı ve güvenliğine aykırı olduğu belirtildi.

TKY SİSTEMİNDE EBE, HEMŞİRELER VE HASTALAR YOKTUR

Toplam Kalite Yönetim Sistemi’nin çalışanların eleştiri ve önerilerini yok saydığı savunulan açıklamada, sistemin “müşteri memnuniyeti” odaklı olduğu ifade edildi.

Açıklamada şu sözlere yer verildi:

“Sağlıkta bir standart yaratma adına TKY sistemi devreye konmuş, standartlar yazılı hale getirilmiş, çalışanların eleştiri ve önerileri yok sayılmıştır. TKY sistemi standartları sadece göstermelik ve müşteri memnuniyeti odaklıdır. Bu sistemde ebe, hemşireler, hastalar yoktur. Standartlar hep kâğıt üzerinde ve bir sorun olduğunda suçlanacak personeli teyit etme odaklıdır. Bu imzalar ve kayıt yapma dışında kalite standartları hep ‘mış’ gibidir.”

KLİNİKLERDE HEMŞİRELER SABAHA KADAR HASTA KARŞILIYOR

Açıklamada, hastanelerde klinik ve klinik hekimi kavramının ortadan kalktığı öne sürülerek, acilden yatan hastaların boş yatak bulunan herhangi bir kliniğe yatırıldığı belirtildi.

SES açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:

“Hastanelerde artık klinik ve klinik hekimi kavramı yoktur. Acile başvurup yatarak tedavi edilmesi gereken her hasta herhangi bir kliniğe, klinik hekiminin dahi görmediği, nerede boş yatak varsa oraya yatırılmakta ve klinikte hemşireler sabaha kadar hekim, personel dahi yokken hasta karşılamaktadır. İşte sağlığın dönüştüğü yer! İşte Toplam Kalite Yönetim sistemi! Solunum cihazına bağlı hasta primer doktoru ve personel yokken kliniğin ortasında yatabilir fakat ameliyata giden bilinci açık ‘müşteri’ hemşire eşliğinde ameliyata gider. İşte TKY sistemi!”

LİYAKAT YOK, SORUNLAR GÖRMEZDEN GELİNİYOR

Hastane yönetimine de tepki gösterilen açıklamada, liyakat sorununun yalnızca hastaneye özgü olmadığı, sistemin temel problemlerinden biri olduğu ifade edildi.

Açıklamada, yöneticilerin sorunları görmezden geldiği savunularak şu ifadeler kaydedildi:

“Hastanemizde liyakat yok biliyoruz; liyakatsizlik işyerimize özel değil, sistemin en temel sorunlarındandır. Halkımızın sağlık hakkının yok olmasına, çalışanların emeğinin değersizleşmesine ses çıkarmayanlar, yani sistemin bir parçası olan yöneticilerimiz çark dönsün, nasıl dönerse dönsün diyerek sorunları görmezden gelip günü kurtarmaktadırlar. Yakınlarını, yandaş sendikanın temsilcilerini rahat ettirirlerken, diğer sağlık çalışanları ayda yedi, sekiz defa gece nöbeti tutmaktadır.”

NÖBET ÜCRETLERİ İÇİN ZORUNLU İZİN KULLANDIRILIYOR

Açıklamada, tutulan nöbet ücretlerinin ödenmemesi için çalışanlara keyfi şekilde zorunlu izin kullandırıldığı iddia edildi. Bu nedenle gündüz mesaisinde daha az personelle kliniklerin döndüğü, çalışanların iş yükünün daha da arttığı belirtildi.

SES İşyeri Temsilciliği açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Tutulan nöbetin ücretlerini ödememek için idare çalışanlarına keyfi şekilde zorunlu izin kullandırmaktadır. Dolayısıyla gündüz mesaisinde daha az kişiyle klinik döndüğü için çalışanın yükü artmaktadır. Sağlıkta Dönüşüm ile birlikte performans sistemi geldi. Ne diyor bu sistem; ‘çok çalışan çok kazanacak’ diyor. Peki biz ne diyoruz; sağlık iş kolu ağır ve tehlikeli iş koludur.”

Açıklamada, teşvik ödemelerinin maaşa yansıtılması ve herkese eşit şekilde düzenlenmesi gerektiği belirtilerek, acil, ameliyathane ve yoğun bakım gibi hasta sirkülasyonunun yoğun olduğu birimlerde çalışan sayısının artırılması istendi.