Batuhan KAYA/Dijital Gaste- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, katıldığı bir canlı yayında ‘bulut tohumlama’ teknolojisi ile İzmir’de yağışı artırmayı hedeflediklerini ve bu yöntemin bazı ülkelerde yağışların yüzde 25 oranında artırdığı yönünde veriler tespit ettiklerini aktardı. Tugay yayında, bulut tohumlama teknolojisine dair “Bakanlığa başvurduk. ‘Sorumluluğu alın ve yapın’ yanıtı geldi. Türkiye’de bu işi yapan bir firma yok. Yurt dışındaki firmaları güvenilirlik açısından araştırıyoruz.” diye konuştu.
Tugay’ın bahsettiği bulut tohumlama teknolojisine itiraz, Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar’dan geldi. Yaşar, 1992 yılında yaşanan kuraklıkta İstanbul’da bu teknolojinin denendiğini ve başarısız olduğunu kaydetti. Yaşar, bu uygulamanın bilimsel bir temeli olmadığını kaydettiği itirazında, hiçbir gelişmiş ülkede bu gibi bir uygulamanın olmadığının da altını çizdi.
Yaşar, Dijital Gaste’ye yaptığı açıklamada, “1992’de çok ciddi bir kurak dönem geçirmiştik ve barajlar boşalmıştı. Hatta ilk defa Bulgaristan’dan elektrik satın almıştık ve bu uygulama o dönem gündeme gelmişti. Ve o dönemde İstanbul’da atıldı da ama benim bildiğim kadarıyla damla düşmedi. Peki 1992’de biz ‘yağmur bombası’ atarken Amerika ne yapıyordu? Amerika, tuvalet rezervuarlarını 1,5 metre küçülttü. Ardından çim dikmeyi, sulamayı, bahçe sulamayı, her şeyi yasakladılar. Şimdi bakıyoruz gelişmiş ülkelere, kurak yıllarda hiç kimse ‘bulut sağalım’ demiyor. Herkes suyu tasarruflu kullanmaya çalışıyor, verimli kullanmaya çalışıyor.” diye konuştu.
İsrail üzerinde çalıştı ancak olmadığı için bıraktı
İsrail’in yıllar önce bu teknoloji için ciddi şekilde çalıştığını ancak bir sonuca varamadığı için çalışmayı bıraktığını aktaran Yaşar, “Hiçbir gelişmiş ülkelerde bunu görmüyorum. Bu teknoloji İsrail’in üzerinde çalıştığı bir teknolojiydi çünkü olmadı. Zaten yağmur yağacak, yağış olurken yapılacak müdahaleyle daha fazla su elde etmeye çalışma olayıdır bu. Ama bunun bilimsel bir yönü yok. Başkan yüzde 25 arttığını duymuş ama bu işler duymakla olmaz, bilimle olur. Kimden duyduysa bunu bize bir söylesin. Bu olay aynı modifiye kil olayı gibi görünüyor. Birileri bir şey söylüyor başkan da üstüne atlayıp yapıyor. Dediğim gibi gelişmiş ülkeler suyu daha verimli kullanabilmek için bir sürü teknoloji deniyor. Mesela 2022 yılı başında kuraklığın geldiğini söyledik ve bütün dünya tedbirini almaya başladı. Bunların aklı yok mu? Neden bulutlarla bu işi çözmediler? E bunlar da yapabilirdi!” dedi.
Tohumlamaya ihtiyacımız yok
Açıklamasında, “Şu an bizim deniz suyuna ya da bulut tohumlamaya ihtiyacımız yok” ifadelerine yer veren Yaşar, “Mesela deniz suyu arıtma konuşuluyor. Yıllar önce bunu söyledik ve projenin hazır olması gerekiyordu. Pilot bir proje ‘antrenman’ gibi hazır bekletilebilirdi. Ama şu an bizim deniz suyuna ya da bulut tohumlamaya ihtiyacımız yok. Bizim sadece suyu iyi kullanmaya ihtiyacımız var. İzmir’de su sorunu yok, su yönetim sorunu var. Bakın İZSU’nun yönetim kurulunda su konusunda eğitim alan biri yok. O yüzden böyle bulut tohumlama gibi şeyler konuşuluyor. Dediğim gibi ben bu konunun bilimsel temelini göremedim.” şeklinde konuştu.
Gördes için Çamlı Barajı için Ankara’da mücadele etsin
Tugay’ın ‘yağmur tohumlamadan’ önce Gördes ve Çamlı Barajı için Ankara’da mücadele etmesinin daha sağlıklı olacağını söyleyen ve Çiğli Atık Su Arıtmadan çıkan suyun tarımda kullanılması için çalışılması gerektiğini belirten Yaşar, “Cemil Tugay şunu yapabilir, önce Çiğli Atık Su Arıtmadan çıkan suyu tarıma kazandırmalı, elbette bunu tek başına yapamaz, bakanlığın devreye girmesi gerekir. Bir başka yöntem de Gördes’in tabanının düzeltilmesi için mücadele verilmesidir. Çamlı Barajı altın madeni nedeniyle yapılamıyor, Ankara’da bunun mücadelesini vermesi gerekir.” ifadeleriyle açıklamasını noktaladı.