İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanan ödeme krizi; uzun süredir devam ediyor.
Türk-İş'e bağlı Belediye-İş Sendikası’nın 1, 2 ve 3 No’lu şubelerine üye olan İZDOĞA, İZBETON, İZULAŞ çalışanları, maaşların eksik yatırılacağının bildirilmesinin ardından harekete geçti.
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde örgütlü Türk-İş'e bağlı sendikaların şube başkanları, Türk-İş Ege Bölge Başkanlığı'nda toplandı.
Türk-İş Ege Bölge Başkanı Hayrettin Çakmak'ın başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda sürece dair yol haritası belirlendi.
Emekçiler, sonra Belediye-İş Sendikası İzmir Şubeleri Hizmet Binası önünde toplandı.
Belediye İş Sendikası İzmir 3 Nolu Şube Başkanı Musa Bozkurt şöyle konuştu:
"2 seneye yakın zamandır görüşmelerden net bir yanıt alınamadı. Bu sadece ve sadece bir uyarıdır. Bunun devamının yarınlarda artarak devam edeceğini İzmir Büyükşehir Belediyesi bilmeli. Yapılanlar sürekli iş tehditleri ve mobbingtir. Alacaklarımızın sürekli içeride ve askıda tutulması, işçinin ekmeğiyle işiyle baskı altında tutulması sektörde büyük huzursuzluk vardır. Bunların bütün sorumlusu İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimidir. İşçiler, alacaklarıyla terbiye edilmeye çalışılıyor. İzmir halkına huzursuzluk yaratılıyor.
Sayın Başkan şunu bilin, hukukçularınız bariz bir şekilde mobbing inşa ediyorlar. Gelin masada bunu konuşalım. Ay ortası geliyor, ay sonu geliyor. Emekçiler emeğinin alın terinin hakkını arıyor. Hakkımızı alana kadar vazgeçmeyeceğiz bunu bilin. Toplu sözleşmelerde kazanılmış haklarda müdahale etmeye kalkarsanız bu İzmir'deki tüm sivil toplum kuruluşları, demokratik kitle örgütleri birlikte mücadele edecek.
Bize net bir tarih verilmediği sürece bu eylem iş bırakma ile devam edecek."
"İşçi açlığa, borca, yoksulluğa ve çaresizliğe itiliyor"
Basın açıklamasını okuyan Belediye İş Sendikası İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Savaş Atalay şunları kaydetti:
“İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimi, Kasım ayı işçi maaşlarını eksik ödemiştir. Oysa bir işverenin emekçilerine karşı en temel görevi; ücretlerini tam ve zamanında ödemektir. Bu, sadece hukuki bir yükümlülük değil; aynı zamanda ahlaki, vicdani ve insani bir zorunluluktur.
Bu kentin her gününü emeğiyle var eden, İzmir’i yaşanabilir bir şehir yapan, şehre nefes aldıran, hizmeti bir an olsun aksatmayanlar belediye emekçileridir.
Bu emekçilerin tek gelir kaynağı ise alın terlerinin karşılığı olan maaşlarıdır. Bu nedenle Kasım maaşının eksik ödenmesi işçiyi ve ailesini açlığa, borca, yoksulluğa ve çaresizliğe itmek demektir.
"Emekçi daha ne kadar fedakarlık yapabilir?"
Fedakârlık mı diyorsunuz? Bu kent için fedakârlığın en büyüğünü yıllardır belediye emekçileri yapıyor. Gece-gündüz, bayram-seyran demeden çalışan işçilerin fazla mesai ücretlerini ve ikramiyelerini ödemediniz. “Çözeceğiz”, “İdari olarak sıkıştırıyoruz”, “Kaynak bulacağız” dediniz; dediniz ama sonuç değişmedi. Tüm zorluklara rağmen yine de “Burası bizim belediyemiz, bizim evimiz” dedik. Aldığımız maaşla ailemizi borç harç ayakta tuttuk… Peki, nereye kadar? Alın terinden başka geliri olmayan bir emekçi daha ne kadar fedakârlık yapabilir?
"Bu uygulamadan derhal vazgeçin"
Şimdi de İzmir Büyükşehir Yönetimi Kasım maaşını eksik ödemiştir. O halde biz kime ne diyelim? Ev sahibine “Kiranın yarısını ödeyeyim” mi diyelim? Bankaya “Asgari borcun yarısını yatıracağım” mı diyelim? Markete “İki ekmek yerine bir ekmek verin” mi diyelim? İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimini ciddiyete, sorumluluğa ve hakkaniyete davet ediyoruz. Bu kentin yükünü sırtlayan emekçilere ücretlerini tam ve zamanında ödemek hem yasal hem insani görevinizdir. Biz sizden fazlasını değil, yalnızca söz verdiğiniz ücretimizi istiyoruz. Maaşların eksik ödenmesi gibi bir uygulamadan derhâl vazgeçin. Aksi hâlde ki her sabrın bir sınırı vardır. Emekçinin sabrını zorlamayın.
"Fedakarlığı taşeron firmalardan isteyin"
Belediye yönetimine çağrımız nettir: Eğer gerçekten “sosyal, demokrat, halkçı” bir yönetimiz diyorsanız, bunun gereğini yapın. Bu anlayışın altını doldurun. Önceliği emekçiye, alın terine, emeğin kutsallığına verin. Belediye emekçilerinin ücretlerini eksiksiz ve zamanında ödeyin. Fedakârlık istiyorsanız, yıllardır belediyeyle iş yapan ve ödemelerini tam ve zamanında alan taşeron firmalardan isteyin; emekçiden değil.
Çağatay Güç'e çağrı
Son bir sözümüz de 'ülkedeki haksızlıklara, hukuksuzluklara' karşı iktidara talip olan partinin il başkanına. İzmir’de işçiler emeklerinin karşılığı olan maaşları bile tam alamıyorsa, sizin göreviniz “müdahil olamam”, “gidin sendikanıza baskı yapın” demek değildir. Sizin göreviniz yapıcı bir şekilde bu sorunu çözmesi için belediye yönetimi ile görüşmektir. Emekten yana tavır koymaktır. Beledi̇ye-İş her zaman, her yerde... Direne direne kazanacağız."