İzmir Haberleri

İzmir’de 70 yaşındaki terzi mesleğini yaşatmak için direniyor

İzmir’de 50 yıldır terzilik yapan İlyas Ürkek, hazır giyimin yaygınlaşmasına rağmen mesleğini küçük dükkanında sürdürmeye çalışıyor. Terziliğin eski gücünü kaybettiğini söyleyen İlyas Ürkek, mesleğin geleceği için endişeli konuştu

Abone Ol

İzmir’de yarım asırdır terzilik yapan 70 yaşındaki İlyas Ürkek, gelişen hazır giyim sektörüne rağmen mesleğini ayakta tutmaya çalışıyor. Kentin işlek caddelerinden birinin arka sokağındaki yaklaşık 10 metrekarelik dükkânında çalışan Ürkek, kaybolmaya yüz tutan terzilik zanaatının son temsilcileri arasında gösteriliyor.

Elindeki gümüş renkli makası ve boynundaki mezurasıyla yıllardır aynı işi sürdüren Ürkek, geçmişte bayramlardan aylar önce sipariş defterlerinin dolduğunu söyledi. Eskiden insanların en kaliteli kumaşları alıp terzilere emanet ettiğini belirten usta terzi, bugün ise giyim alışkanlıklarının büyük ölçüde değiştiğini ifade etti.

HAZIR GİYİM MESLEĞİN DENGESİNİ DEĞİŞTİRDİ

İlyas Ürkek, hazır giyim mağazalarının çoğalmasıyla birlikte kişiye özel dikimin geri planda kaldığını dile getirdi. Terziliğin yalnızca ölçü almak olmadığını vurgulayan Ürkek, bir kıyafetin kişinin omuz yapısına, yürüyüşüne ve duruşuna göre şekillendiğini anlattı.

Genç kuşağın artık kıyafetin vücuda tam oturmasından çok marka değerine baktığını söyleyen Ürkek, bu durumun mesleği zanaat olmaktan çıkarıp daha çok tamir işine dönüştürdüğünü savundu.

“USTAMIZ ÖNCE SABRI ÖĞRETİRDİ”

Mesleğin geçmişte usta-çırak ilişkisiyle yaşatıldığını belirten Ürkek, terziliğin yalnızca dikişten ibaret olmadığını söyledi. Ürkek, ustalarının kendilerine önce sabrı, edebi ve emanete sahip çıkmayı öğrettiğini ifade ederek, o dönemde işin daha fazla özen ve ruh taşıdığını kaydetti.

Bugün ise birçok şeyin hızla tüketildiğini belirten Ürkek, eski dönemin iş disiplini ve anlayışının büyük ölçüde kaybolduğunu dile getirdi.

MESLEĞİN EN BÜYÜK SORUNU ÇIRAK EKSİKLİĞİ

Terziliğin geleceği konusunda en büyük kaygısının çırak yetişmemesi olduğunu söyleyen Ürkek, yeni neslin daha çok masa başı işlere yöneldiğini belirtti. Bu nedenle mesleğin devamlılığı açısından ciddi bir boşluk oluştuğunu ifade eden Ürkek, dükkânların birer birer kapanmasının zanaat kültürünü de zayıflattığını söyledi.

Ürkek, kendi dükkânının kepenginin bir gün inmesiyle birlikte mahalledeki dikiş makinesi sesinin de susacağından endişe ettiğini anlattı. Bu durumun kendisini en çok üzen konu olduğunu vurguladı.

SÜRDÜRÜLEBİLİR MODA VURGUSU YAPTI

Terzilerin aslında bugün çok konuşulan sürdürülebilir moda anlayışının yıllardır temsilcisi olduğunu söyleyen Ürkek, tüketim çılgınlığına karşı daha dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Her şeyin çok hızlı tüketildiğini belirten usta terzi, insanların eşyaları, zamanı ve ilişkileri de aynı hızla harcadığını dile getirdi.

Hayatın sağlam bir dikiş gibi sabır ve özen istediğini anlatan Ürkek, eski kumaşlar gibi daha dayanıklı ve daha dikkatli bir yaşamın önemine dikkat çekti.