Aydın’da yaşayan ve Muğla’nın Milas ilçesinde patronu T.T.’ye ait teknede ölü bulunan Bahar Taş’ın ölümüyle ilgili soru işaretleri büyüyor. Olayın hemen ardından resmi raporlar beklenmeden ortaya atılan "kalp krizi" ve "zehirlenme" iddiaları, kadın örgütlerinin ve ailenin tepkisine neden oldu. İzmir Kadın Platformu, konuya ilişkin bir açıklama yaptı. Platform, soruşturmadaki şaibe iddialarına dikkat çekerek yetkilileri şeffaf bir soruşturma yürütmeye çağırdı.
Açıklamanın devamında ise şöyle denildi:
"Öyle ki ölüm raporu bile açıklanmadan olay anında aynı teknede bulunan patronu T.T.’nin sahibi olduğu Oto55 Otomobil Bakım Ürünleri firması tarafından Bahar Taş’ın ölümü “kalp krizi” gibi lanse edilmiştir"
Delil karartma ihtimaline rağmen serbest bırakıldılar
Ölüme dair ciddi şüpheler olduğunu aktaran Bahar Taş’ın ailesi ve avukatları, ifadelerde çelişkiler olduğunu, ne Adli Tıp Kurumu ne de Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan resmi bir tebligat, rapor bildirimi ya da kesin tıbbi değerlendirme olmadığını açıkladı. Platformun açıklamasında olayın ardından gözaltına alınan patron ve tekne sahibinin ise delil karartma ihtimalleri olmasına rağmen serbest bırakıldıkları belirtildi.
"Doğal bir ölüm değil"
Platform açıklamanın devamında, şüpheli kadın ölümlerinde en büyük tehlikenin daha soruşturma tamamlanmadan yapılan yönlendirici açıklamalar olduğu belirtilirken şu ifadelere yer verildi: Delillerin titizlikle toplanması, tanık ifadelerinin eksiksiz alınması, olayın bütün yönleriyle araştırılması gerekirken, dosyaların hızlıca kapatılmaya çalışıldığına defalarca tanık olduk.
Bahar Taş’ın ölümü de bu nedenle “adli vaka” ya da “doğal” bir ölüm değildir. Bu ülkede her yıl onlarca kadın “şüpheli” biçimde yaşamını yitiriyor.
Balkonlardan düşüyor, yüksekten atladığı söyleniyor, “kalp krizi” deniyor, “intihar” deniyor… Ancak geride kalan aileler ve kadınlar için sorular yanıtsız kalıyor.
Şeffaf ve tarafsız soruşturma talebi Şüpheli kadın ölümlerinin etkin ve bağımsız soruşturma yürütülmeden gerçeğe ulaşılamayacağı vurgulanan açıklamada, bu nedenlerle cezasızlık politikasının derinleştiğinin altı çizildi. Yetkililere çağrı yapılan açıklama, şöyle devam etti:
"Kadın cinayetlerinin arttığı ve şüpheli kadın ölümleri denilerek üzerinin hızla örtülmek istendiği bir düzende, bizler susmayacağız. Her dosyada olduğu gibi Bahar Taş dosyasında da gerçeğin ortaya çıkması için sürecin takipçisi olacağız. Yetkililere açık çağrımızdır: Soruşturma şeffaf ve tarafsız yürütülmelidir. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için avukatlarının HTS ve baz istasyonu kayıtları, güvenlik kamerası görüntüleri ile dijital yazışmalar dahil her türlü araştırma yapılması talebi karşılanmalıdır. Tüm deliller eksiksiz toplanmalı, adli raporlar kamuoyuyla açık biçimde paylaşılmalıdır. Biz kadınlar soruyoruz: Bahar Taş’a ne oldu? Bu sorunun yanıtı verilene, gerçek ortaya çıkana kadar mücadele edeceğiz."