Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, İzmir’in Aliağa ilçesinde bulunan Güzelhisar Fayı’nda son 5 günde 10’a yakın depremin meydana geldiğini açıkladı. En büyüğü 3,8 olan depremlerin, fayın aktifliğine işaret ettiğini belirten Sözbilir, fayın 6,7 büyüklüğünde deprem üretme kapasitesine sahip olduğunu söyledi.
Aynı zamanda Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Bilim Kurulu Üyesi olan Sözbilir, Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde 10 Ağustos’tan itibaren gözlenen deprem hareketliliğinin ise azalma eğiliminde olduğunu kaydetti.
Güzelhisar Fayı diri fay sınıfına girdi
Güzelhisar Fayı’nın yaklaşık 25 kilometre uzunluğunda olduğunu aktaran Sözbilir, yaz aylarında yapılan saha çalışmaları ve açılan hendeklerle önemli bulgular elde edildiğini vurguladı. Önceden “potansiyel aktif fay” olarak değerlendirilen yapının, yapılan çalışmalarla “diri fay” sınıfına girdiğinin anlaşıldığını belirtti.
Sözbilir, “Şu anda meydana gelen depremler ve açtığımız hendekler, bu fayın daha üst bir sınıfa ait olduğunu ortaya koydu. Diri fay olduğu için buradaki deprem aktivitesi önem taşıyor” dedi.
Son 10 bin yılda üç yıkıcı deprem üretti
Yapılan jeolojik incelemelere göre Güzelhisar Fayı’nın son 10 bin yılda üç kez yıkıcı deprem ürettiğini ifade eden Sözbilir, fayın son büyük depremini milattan sonra 105 yılında oluşturduğunu söyledi.
Bu durumun yaklaşık 2 bin yıldır büyük deprem üretmeyen bir fayla karşı karşıya olunduğunu gösterdiğini belirten Sözbilir, “Bu nedenle fayın tehlikesinin belli ölçeklerde yüksek olduğunu söyleyebiliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Öncü deprem olabilir mi?
Mevcut depremlerin fayın orta kesimlerinde yoğunlaştığını aktaran Sözbilir, sürecin hem AFAD hem de üniversiteler tarafından yakından izlendiğini belirtti. Küçük ölçekli depremlerin yaşandığını ifade eden Sözbilir, bunların olası bir depremin öncüsü olabileceğini ancak şu aşamada bunun için erken olduğunu söyledi.
Aliağa için lokal ölçekte ciddi risk
Sözbilir, Güzelhisar Fayı’nın kırılması durumunda özellikle Aliağa bölgesinde lokal ölçekte ciddi hasar oluşabileceğine dikkat çekerek, bilimsel izlemenin aralıksız sürdüğünü kaydetti.