İzmir’de toplu taşıma fiyatlarına art arda gelen zamlar kent gündemindeki yerini koruyor. Vatandaşlar, toplu taşıma ücretlerini tartışıyor.
Kentte en çok tercih edilen toplu ulaşım aracı İZBAN başta olmak üzere toplu taşıma ücretlerinde yaşanan artışlara İzmir Halkevleri'nden tepki geldi.
İzmir Halkevleri, 5 bin kişiyle yapılan görüşmeler sonucu hazırladığı kapsamlı “İzmir Ulaşım Raporu”nu da kamuoyuna sundu.
Karşıyaka Halkevi’nde düzenlenen basın açıklamasında konuşan yönetim kurulu üyesi Elçin Dönder, İzmirlilerin ulaşımda “müşteri” konumuna itildiğini söyledi.
Dönder; yapılan son zam ile birlikte "90 dakika" ve "Halk Taşıt" uygulamalarının kaldırılmasına da tepki gösterdi.
Dönder, zamların yapıldığı ve uygulamaların kaldırıldığı aşamada TCDD ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasındaki 'anlaşmazlıkların' bahane edildiğini dile getirdi.
5 bin kişilik imza kampanyası
Elçin Dönder'in açıklamaları şöyle:
“Eylül ayında İZBAN’a zam yapılmış ancak 90 dakika ve halk taşıt uygulaması geri getirilmemiştir. İzmir Halkevleri olarak kent ulaşımın ana hattını oluşturan İZBAN’da aktarmanın ve halk taşıt uygulamasının geri getirilmesi ve artı para sisteminin kaldırılması talebiyle başlattığımız imza kampanyasının ardından 5 bin kişi ile görüşerek İzmir Ulaşım Raporu oluşturduk. Bu uygulama ile İzmirliler’in ulaşım ücretleri iki katına çıktı. Kentte tüm ulaşım sorunun çözülmesi için belediye meclis üyelerinden, TÜKODER, kent konseyleri, CHP il başkanlığı, yerel demokratik kitle örgütleri ve dernekler ile kadar görüşmeler gerçekleştirdik. İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı ise görüşme talebimizi yanıtsız bıraktı”
"Herkes için eşit ve ulaşılabilir olmalı"
4 kişilik bir ailede 2 öğrenci olduğu varsayılırsa, o ailenin ulaşıma harcayacağı paranın aylık 3 bin 600 TL tutarına denk geleceğini ifade eden Dönder, “İZBAN’da kaldırılan aktarma sistemi ile sadece 1 öğrenci ve 1 yetişkinin İZBAN kullandığı düşülse dahi iki kez ücret basmak zorunda kalan ailenin ulaşım masrafı 3 bin TL artmıştır. Belediyelerin kamu hizmeti olarak sunma yükümlülüğü bulunan ulaşım hizmeti kamu yararı esasında herkes için eşit ve ulaşılabilir düzeyde gerçekleştirmesi gerekir. Dolayısıyla ulaşım tüm yurttaşlar için bir haktır. Yapılan zamlar ve uygulamalar ile ulaşımı kamu hizmeti kapsamından çıkararak belediyenin kar ve zararına sebep olan bir unsur olarak değerlendirmektedir. Ulaşımın kar ve zarar odaklı değerlendirilmesi ise yurttaşların bir bölümünün maddi kaynakları itibariyle herkese ait olan bu alandan yararlanamaması anlamına gelmektedir” dedi.
"Denetimsizliğin sonucu"
Vatandaşların ulaşım hakkının 'kar ve zarar' odaklı değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Dönder, açıklamalarına şöyle devam etti:
“Belediyeler kent merkezlerini insanların kullanımına açmalıdır. Bunun için en uygun olan metro gibi toplu taşım ulaşım seçeneklerini geliştirmeli ve bu ulaşım türlerini yaygınlaştırmalıdır. Büyükşehir belediye yönetimi, yurttaşlar için temel bir hak olan ulaşım hakkını hak olmaktan çıkararak yurttaşları hizmetten yararlanan değil hizmeti satın alan haline getirmektedir. Bugün İzmirliler yurttaş değil müşteri konumuna sokulmak istenmektedir. Taleplerimiz ve çözüm önerilerimiz raporumuzda bulunmaktadır. Talebimiz sadece 90 dakika ve halk taşıt uygulaması değil, metroda sıklıkla yaşanan sorunlar ve yürüyen merdiven sorunları denetimsizliğin bir sonucudur. Dün Bornova’da raydan çıkan metroda bunun sonucudur” diye konuştu.
"Meclise götüreceğiz"
İzmir Halkevleri olarak, topladıkları imzaları İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi'ne götüreceklerini belirten Dönder, açıklamalarını şöyle noktaladı:
"12 Aralık Cuma günü, 17.30'da Kültürpark Dokuz Eylül kapısı önünde buluşarak, topladığımız 5 bin imzayı İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi'ne götürüyoruz."