İzmir’de yılın ilk çeyreğinde etkili olan yoğun yağışlar, barajlardaki tabloyu tamamen değiştirdi. Kentin en büyük içme suyu kaynağı Tahtalı Barajı’nda doluluk oranı yüzde 0,13 seviyesinden yüzde 52,30’a çıktı. Birkaç ay önce hayvanların otladığı alanda su yeniden yükselirken, barajın simgesi haline gelen eski minarenin çevresi de tekrar suyla doldu.
Meteoroloji verilerine göre İzmir’de ocakta metrekareye 223,7 kilogram, şubatta 300,3 kilogram, martta ise gayriresmi verilere göre 74 kilogram yağış düştü. Böylece yılın ilk üç ayında toplam yağış miktarı 598 kilograma ulaştı. Bu rakam, 2025 yılının tamamında kaydedilen 432,1 kilogramlık yağışı da geride bıraktı.
TAHTALI BARAJI’NDA DİKKAT ÇEKEN YÜKSELİŞ
Yağışlardaki artış, uzun süre kuraklık baskısı altındaki Tahtalı Barajı’nda hızlı toparlanmayı beraberinde getirdi. Geçen yılın sonunda doluluk oranı yüzde 0,13’e kadar düşen barajda seviye, kısa sürede yüzde 52,30’a yükseldi.
İzmir’in içme suyu ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan Tahtalı’daki bu artış, kentteki su krizine ilişkin kaygıları da şimdilik hafifletti. Görüntüdeki değişim, birkaç ay içinde yaşanan sert dönüşü ortaya koydu.
DİĞER BARAJLARDA DA TABLO DEĞİŞTİ
İZSU verilerine göre kentteki diğer barajlarda da belirgin yükseliş yaşandı. Geçen yıl sonu ve ocak başında doluluk oranı yüzde 0,42’ye kadar gerileyen Gördes Barajı’nda seviye yüzde 39,57’ye çıktı.
Balçova ve Ürkmez barajlarında doluluk oranı yüzde 100 seviyelerine yaklaşırken, Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’nda oran yüzde 82,38 olarak ölçüldü. İlk çeyrek itibarıyla İzmir barajlarının tamamında geçen yıla göre dikkat çeken artış kaydedildi.
“SON 80 YILIN EN YAĞIŞLI DÖNEMİNİ YAŞIYORUZ”
Türkiye Bilimler Akademisi Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, kurak yılların ardından çok yağışlı bir döneme girildiğini söyledi. Yaşar, 2026’nın başından bu yana olağanüstü yağışlar görüldüğünü belirterek, “Son 80 yılın en yağışlı dönemini yaşıyoruz” dedi.
Yaşar, 4 Nisan itibarıyla nisan ayı ortalamalarının da aşıldığını ifade etti. Toprağın doyduğunu ve yağış sularının doğrudan barajlara ulaştığını vurgulayan Yaşar, önümüzdeki 10 yılın 7-8 yılında yağışların ortalamanın üzerinde seyredeceğini kaydetti.
UZMANDAN SU YÖNETİMİ UYARISI
Prof. Dr. Doğan Yaşar, yağışlı dönemin kalıcı rahatlık anlamına gelmediğine de dikkat çekti. Asıl meselenin, barajlar yeniden boşalmadan önce gerekli önlemleri almak olduğunu belirten Yaşar, yeraltı barajları ve yeni su yatırımlarının hızlandırılması gerektiğini söyledi.
İzmir’de kişi başı su potansiyelinin 600 metreküp seviyesinde olduğunu hatırlatan Yaşar, Türkiye ortalamasının ise 1300 metreküp olduğunu ifade etti. Düvertepe Barajı gibi uzun süredir gündemde olan projelere ağırlık verilmesi gerektiğini dile getirdi.
“SUYU BİLİMSEL KULLANMAK ZORUNDAYIZ”
Arıtma tesislerinden çıkan suyun tarımda değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Yaşar, taban sularının da yükseldiğine işaret etti. İzmir’de bazı binaların bodrum katlarından su çıkmasının bu nedenle yaşandığını belirten Yaşar, bunun doğal bir sonuç olduğunu kaydetti.
Yaşar, Gördes ve Tahtalı barajlarının dikkatli yönetilmesi, Çiğli Arıtma Tesisi’nden çıkan suyun da sisteme dahil edilmesi halinde İzmir’in su sorununun büyük ölçüde kontrol altına alınabileceğini söyledi.