İzmir Haberleri

İZBETON davasında 2'nci gün: Heval Savaş Kaya, o iddialara cevap verdi!

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON'a yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında 'asfalt kaplaması, yol ve inşaat bakım onarım ve yenileme işleri'nde ihaleye fesat karıştırıldığı iddiasıyla açılan davada; 44 sanık bugün yeniden hakim karşısında.

Abone Ol

İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan 'asfalt kaplaması ve yol-inşaat bakım onarım yenileme işi' davasında tutuksuz sanıklar hakim karşısına çıktı.

İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesince 9. Ağır Ceza Mahkemesinin duruşma salonunda görülen duruşmaya, aynı soruşturma kapsamındaki 'kooperatif' davasında tutuklu bulunan eski İZBETON A.Ş. Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve bazı tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.

Duruşma, 'ihaleye ve edimin ifasına fesat karıştırmak' suçlarını işledikleri iddia edilen, Heval Savaş Kaya'nın da aralarında bulunduğu sanıkların kimlik tespitinin yapılması ve iddianamenin okunmasıyla başladı.

Celsede ilk söz İZBETON eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın oldu.

Kaya, şunları söyledi:

"2019 yılı Temmuz ayında İZBETON Genel Müdürü olarak göreve başladım ve 2024 yerel seçimlerinde yönetimin değişmesinin ardından görevimden istifa ettim. Savcılık, kötü niyetli, iç denetim raporlarına dayanarak hakkımda iki iddiadan soruşturma başlattı. Bu raporlar; siyasi baskılarla, korkak ve kötü niyetle hazırlanmıştır. Bir ihalede alt yükleniciye kanuna aykırı şekilde süre uzatılmasına onay vermekle suçlanıyorum. Söz konusu değerlendirme hem hukuka hem vicdana aykırıdır. Süre verilmesi işin sözleşmesine aykırı değildir ve hukuka uygundur. Alt taşerona süre uzatılmasını onaylamak isnat edilen suçu oluşturmaz. Tüm iddianamede aleyhimde sadece beş satırda adım geçiyor. Süre uzatımını gerektirir durum ortaya çıkarsa aşağıdan yukarıya doğru süreç başlar. Son olarak benim onayıma sunulur. Tek başıma verdiğim onay yoktur. Prosedür işlenir ve onayıma sunulur. Bu olayda da asıl idare olan Büyükşehir Belediyesi’nin yapılması için gönderilen iş emirlerinin yeterli olmaması nedeniyle süre uzatılmıştır. Büyükşehir Belediyesi bize yer göstermezse biz de taşerona yer gösteremeyiz"

"Şurada mermer döşeyelim desek 5-10 tane kırık olur"

Hakimin, kilit parke alımına ilişkin teslimin yapılmadığı, yersiz ödemeler ve eksik iş yapıldığı iddialarına ilişkin konuşan Kaya, "O detaylarda bilgi sahibi olmam mümkün değildir. Hepsi taşların eksik olduğu iddiasına dayanıyor. Mümkün olduklarını da düşünmüyorum. O taşın asıl sahibi Büyükşehir Belediyesi'dir. Taşı isteseniz de yok edemezsiniz. Belki zayiat olmuştur. Bahsedilen rakamlar da çok az zaten. Şurada mermer döşeyelim desek 5-10 tane kırık olur" dedi.

"Üzerime atılan suçlamaları reddediyorum"

İzmir Büyükşehir Belediyesi ihale işlerinden sorumlu yöneticisi B.B., de duruşmada söz hakkı verilen tutuksuz sanıklar arasındaydı. B.B., hakkındaki suçlamaları reddederek şunları söyledi:

"Müdürlük olarak görevimiz ihale talebi geldikten sonra yaklaşık maliyeti oluşturup, süreci tamamlayıp sözleşmeyi ilgili daire başkanlığına göndermek. Biz ihale sürecini yönetiyoruz. Ödemelerde ve kontrollerde dahlimiz yoktur. İşin yapılıp yapılamaması durumu bizim dışımızdadır. Üzerime atılan suçlamaları reddediyorum. İhaleyi kısmi teklife açmak ise idarenin kararıdır"

'DERTLERİ SİYASİYDİ BİZ EZİLDİK'

İZBETON’da asfalt uygulama şefi ve kontrol heyetinde görev alan tutuksuz sanık C.A. ise siyasi bir savaş neticesinde çalışanların hedef haline geldiğini vurgulayarak, "Denetçilere her şeyi anlattım. İşin doğrusunu anlattık ama bilerek yanlış yaptılar. Kendileriyle defalarca tartıştım. Karayolları Teknik Şartnamesi'ne uygun denetim yapılmadı. Yaptığımız imalatlar hala yerinde duruyor. Hazırladığımız savunmayı dikkate bile almadılar. Olayda iyi niyet olduğunu düşünmüyorum. Dertleri siyasiydi, biz çalışanlar olarak altlarında ezildik" ifadelerini kullandı.

Sanıkların dinlenmesinin ardından duruşmaya öğle arası verildi.

Olayın geçmişi

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, 1 Temmuz'da İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ'de taşeron şirketler eliyle yolsuzluk yapıldığı iddiası üzerine soruşturma başlatılmış, bu kapsamda Sayıştay raporu, mülkiye müfettişi raporu, bilirkişi raporlarına istinaden 'ihaleye ve edimin ifasına fesat karıştırma' ve 'nitelikli dolandırıcılık' suçlamasıyla 157 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Şüphelilerden 22'sinin İZBETON AŞ, 2'sinin İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi, 3'ünün İş Dünyası Konut Yapı Kooperatifi, 2'sinin İş İnsanları Gaziemir Konut Yapı Kooperatifi, 3'ünün İş Alemi Yeni Yaşam Konut Yapı Kooperatifi, 3'ünün Egeli İş İnsanları Konut Yapı Kooperatifi'nde görevli olduğu, diğer 122 şüphelinin ise belediye personeli, inşaat, yapı, elektrik, mermer, ayrıştırma gibi alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin sahibi ve çalışanları olduğu belirtilmişti.

Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu'nun da aralarında bulunduğu 139 şüpheli yakalanmıştı.

Sulh ceza hakimliğine sevk edilen şüphelilerden aralarında Soyer ve Aslanoğlu'nun da bulunduğu 60'ı tutuklanmış, 58 şüpheli adli kontrol şartıyla salıverilmişti. Şüphelilerden 20'si emniyetten, biri savcılıktan serbest bırakılmıştı.

Başsavcılık tarafından 'iş makinesi ve araç kiralanması hizmet alımı soruşturması kapsamında 'edimin ifasına fesat karıştırmak' suçunu birden fazla kez zincirleme şekilde işledikleri iddiasıyla 56 şüpheli hakkında 3 yıldan 12 yıl 3 aya kadar hapis cezası istemiyle ilk hazırlanan iddianame, İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.

'Asfalt kaplaması, yol ve inşaat bakım onarım ve yenileme işlerindeki' yolsuzluk soruşturması kapsamında ise 'ihaleye ve edimin ifasına fesat karıştırmak' suçlarından 44 şüpheli hakkında 3 yıldan 14 yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan ikinci iddianame, İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.

Soyer ile Aslanoğlu'nun da aralarında olduğu 65 şüpheli hakkında, 'kooperatif' işlerinde yolsuzluk iddiasıyla iştirak halinde ve zincirleme şekilde, 'kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık', 'kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılık', 'tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık' ve bu suçlara teşebbüs suçlarından hazırlanan üçüncü iddianamede 3'er yıldan 45'er yıla kadar hapis cezası talep edilmiş, iddianame İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.