İYİ Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Buğra Kavuncu, bugün Topkapı Double Tree By Hilton'da düzenlenen kahvaltı programında bir grup gazeteciyle buluştu.

Kavuncu, 18 Şubat'ta gerçekleştirilen lansmanla birlikte projelerini anlatmaya başladıklarını belirtirken, parti içindeki gelişmelerden diğer adayların kampanyalarına ve ülke gündemine dair birçok soruya da yanıt verdi.

Birbirimize Başarılar Diledik

Ekrem İmamoğlu ve Murat Kurum ile görüşüp görüşülmediğinin sorusunu cevaplayan Kavuncu, ”Sayın Murat Kurum'la herhangi bir görüşmemiz olmadı. Sayın İmamoğlu ile genel başkanımızın ablasının cenazesinde karşılaştık, kendisi baş sağlığına gelmişti. Caminin girişinde birbirimize başarılar diledik, hayırlı olsun, başarılar dileriz” ifadelerini kullandı.

Abdulkadir Selvi'nin Osman Kavala yazısı olay oldu! MHP ve AK Parti'den ağır suçlamalar Abdulkadir Selvi'nin Osman Kavala yazısı olay oldu! MHP ve AK Parti'den ağır suçlamalar

Sizin Saçınızın Teli Bile Kavgamızdan Daha Önemli

İktidar ve ana muhalefete dair eleştirilerinde İstanbul’un sorunlarına bir başlık açan Kavuncu, "Depreme karşı 600 bin yıkılma riski taşıyan dairenin dönüşümünü sağlamak için işin fonlama ayağını sağlamanız lazım. İktidar ve belediye olarak kavga etmeden, birbirinizle konuşarak ve uzlaşarak bu işi çözmeyi becerirseniz, bu işin çözülme ihtimali var. Ama birbiriyle konuşamayan iki kutbun bu meseleyi çözme ihtimali yok. Dünyada metro isimlerinin aynı olmadığı tek kenttir herhalde İstanbul. Belediye yapınca 'M', Ulaştırma Bakanlığı yapınca 'U'... Oyunbozanlığı yapan Ulaştırma Bakanlığı. Daha burada uzlaşma sağlayamayan iki kutbun biz İstanbul’da 600 bin bağımsız dairenin yapılmasıyla ilgili iradeyi ortaya koymasını bekliyoruz. O yüzden biz yeni bir bakış açısı, yeni bir dil diyoruz. Artık birbirini bu kadar düşman gören, birbirinden bu kadar uzaklaşmış iki yaklaşımın getireceği bir fayda kalmamış. Biz bu yüzden hür ve müstakil hareket etme kararı aldık. Rekabet olur ama rekabetin bittiği gün burada rozetler iner, ben Türk bayrağını taktığım gün bu ülkenin bir bakanı, benimle kendi partisinin bir belediye başkanıymışım gibi hareket etmek zorunda. Ben de o bakana benim bakanım gibi konuşmak zorundayım. Çünkü, sizin saçınızın teli bile kavgamızdan daha önemli” dedi.

Siyasi Angajman Ve Birliktelik Olmaz

Kavuncu, ülke gündemine dair değerlendirmelerinde gündeme gelen DEM Parti ve terörle ilişkili konuda, "İki partiyi hariç tutuyorum, diğer partilerin terör sempatizanı olduğunu iddia etmek çok ağır bir itham. Öyle bir şey olduğunda gerekeni yapmak zorundasınız, aynı masada oturmak değil. Siz terörü bitirmek istiyorsanız, tek şartınız olur, ilk ve tek: Karşınızdaki terör örgütünün silahı bırakması.

Ben silahı bırakmadım ama oturacağım dese de başkaları gelir. Masada kalırsınız, sonra da oraya bırakırlar. Kimin yaptığını bilemezsiniz. Terör örgütü elinde silahı tuttuğu müddetçe, ne terör örgütü ne de bunun siyasi uzantılarıyla hiçbir siyasi angajman ve birliktelik olamaz” dedi.

Metro Fatihi Bana Göre Abartılı

İmamoğlu’nun kendisini için metro fatihi tabirini kullanmasına da değinen Kavuncu, “Metro fatihi bana göre çok abartılı bir tabir. Ben şuna bakarım, İstanbul’da trafikte geçirdiğim süre daha mı az, daha mı fazla? Trafik yoğunluğu daha mı az daha mı fazla? Ortalama hızım düşmüş mü yoksa artmış mı? Ben daha yavaş gidiyorsam, trafikte daha fazla vakit harcıyorsam bu tabiri abartılı bulurum. Fatih olmak için gemileri karadan yürütmek lazım, bu kadar vizyoner olmak lazım” ifadelerini kullandı.

Hiyerarşi Olmayınca Böyle Oluyor

Kavuncu, kampanya bütçelerindeki eşitsizlikle ilgili de “Genel merkezimiz çıkıp dese ki elimizdeki bütün bütçeyi al İstanbul’da kullan, yine yetmez. Ben öyle bir durumda bile her iki adayın yaptığının 20’de birini ancak yapabilirim. Diyeceksiniz ki bana niye görünmüyorsun? Görünemezsiniz ki ama örtünün altında kalırsınız. Bir de korkuyoruz, asacağız ama yırtıyorlar. Kimisi bir partinin fanatiği, bazen ilçe bazen büyükşehir belediyesi bir şey buluyor… Benim bir atımlık kurşunum var, son 10-15 güne saklıyorum. Endişemiz bu. Benim vaatlerimden biri de bu. Belediyenin uhdesi olan yerlerde yüzde 50'si belediyenin olsun, kalan yüzde 50'yi tüm partilere dağıtacağız. Diğer konu ise Billboard’lar. Bundan sonra afişlerde de tüm partilere sorarız bu uygun olmuş mu diye. Billboard’lar konusunda muhatap bulamadık. Belediyede Medya A.Ş mi, bir danışman mı yoksa bir daire başkanlığı mı? Hiyerarşi olmayınca böyle oluyor” dedi.

İyi Yapılan Şeyler Var Kötü Yapılan Şeyler Var

“İstanbul'a bir çivi bile çakılmadı. İstanbul çağ atladı“ gibi net cümleler kurmanın yanlış olduğunu belirten Kavuncu, “AK Parti’den belediye başkan adayı olmuş, belediye başkanları için de çok kötüydü ya da çok iyiydi diyemem. İyi yapılan işler var, kötü yapılan işler var. Dört başlık açtım. İkisi barınma ve ulaşım. İstanbul Büyükşehir belediyesinin başarısız olduğu alanlar. Bunu İmamoğlu’na hem yüz yüze hem de dosya olarak ilettim. İstanbul’a bir çivi bile çakılmadı demek ne kadar yanlışsa İstanbul çağ atladı demek o kadar yanlış. İstanbul’un hala birçok ihtiyacı var. Bu zamana kadar iyi niyetli yapılan her şey için elbette minnettar olunmalı. Ancak Kadir Bey’in de yaptığı iyi şeyler vardı, bunu İmamoğlu da tasdik ediyor. O yüzden her zaman daha iyisini hedeflemeli" dedi.

Gider Bütçesi Kalem Kalem Var

Kavuncu, İBB’nin bütçesiyle ilgili şeffaflık tartışmalarına dair, "Gider bütçesini, 2024 vizyon belgesi açıkladı İBB. Onun tamamını detaylı bir şekilde okudum, inceledim. Gider bütçesi var, kalem kalem var. Hatta bir stratejik hedef plan ve beraberinde de gider bütçesi oluşturulmuş. Güzel bir çalışma ama yüzde 66'sı İller Bankasından gelecek gelir. Diğeri nereden gelecek ben bir İstanbullu olarak bunu merak ederim. Bu kaynak nereden geliyor? Kaynağın nereden geldiğini bilirseniz daha fazlası da olabilir diye yorum da yapabilirsiniz. Gelir kısmı net değil, gider kısmı net. Aynı zamanda iş kazaları ilgili hiçbir bilgi belgeye rastlamadım. Bir kurumun kurumsallığının en somut göstergesi aslında bu iki alandır. Ancak İBB’de bu konuda yeterince şeffaflık yok” ifadelerini kullandı.

Sığınmacılar İçin 5 Kademeli Plan

İYİ Parti’nin sığınmacılarla ilgili doktrininin sorulması üzerine Kavuncu, “Beş aşamalı bir planımız var. Bu aslında bizim Milli Göç Doktrinimiz. Türkiye’de sığınmacılarla ilgili göç doktrini olan bir partiyiz. İlki sınır güvenliği. İkincisi geri dönüş ilkesi. Yani savaştan kaçmış size sığınmış insanları alırsınız ama süre koyarsınız ve geri dönüş süresiyle ilgili plan yaparsınız. Üçüncüsü önleyici göç ilkesi. Gelme ihtimali olduğundan göç ihtimaline ilişkin uluslararası konsensüsü sağlamak. Çünkü Suriye’deki savaşın tek sorumlusu biz değiliz. Ancak bütün yükü çeken Türkiye oldu. Göçün başladığı yerde tedbirlerin alınması ve uluslararası göç mutabakatının hayata geçirilmesi gerekiyor. Göçle Türkiye’ye gelenlerin nihai amacı Avrupa. Biz Avrupa’ya belirli oranda göçmenleri almasını önerdik. Ben Avrupa ülkelerinin konsoloslarıyla yaptığım bir toplantıda bunu söylediğimde havaya zıpladılar. Bırakın 10 milyonu, 300-400 bini Almanya’ya göndereceğimizi söylediğimiz de şaşırdılar. Bu bizim göç doktrinimiz. Hükümetin yarattığı düzensiz göç meselesini eleştirmek ayrı bir konu, ülkemize gelmiş insanları aşağılamak, tahkir etmek ve onlara karşı nefret dili oluşturmayı biz reddediyoruz” dedi.

Cumhur İttifakı Diye Bir İhtimal Yok

Kavuncu, Cumhur İttifakı’yla yakınlaşma iddialarına dair gelen bir soru üzerine şu ifadeleri kullandı:

“Çok net bir yapısı var partimizin. Böyle bir ihtimal yok. Bunlar kasıtlı söylenen laflar. 81 ilde aday çıkarmışız. AK Parti’nin güçlü olduğu illerde de, CHP’nin kazandığı da. Meclis’i takip edin; milletvekillerimizin, grup başkanvekillerimizin iktidara yönelik eleştirilerini dinleyin. İl ve ilçelerde çıkardığımız adaylara bakın. Daha ne yapalım bilmiyorum, amuda kalkıp kendimizi anlatalım ki etkisi olsun. Bizim herhangi bir yere kaymak veya gitmek gibi bir durumumuz söz konusu dahi değil. Partimizin kuruluş amacına dahi karşı, biz muhalefet yapmak için kurulmuş bir partiyiz."

Kimse Kazandı Diye Mutlu Olmam

Kavuncu, kendi seçmenlerinin CHP’ye oy verebileceğine dair soru üzerine "Bizim seçmenimizin hassas olduğu konular vardır. Bunlardan vazgeçmez. Hür ve müstakil kararımızdan sonra Cumhur İttifakı'ndan da bize oy vereceğini söyleyen insanlar var. 31 Mart sonrası kazanırsam mutlu, kaybedersem mutsuz olurum. Kimse kazandı diye mutlu olmam. 1 Nisan'da kimin kazandığı beni ilgilendirmiyor. Sahada farklı şeyler duyuyoruz. İYİ Parti seçmeni, oyunu stratejik olarak davranıp almaya çalışanlara kanmaz. Biz stratejinin parçası olarak aday değiliz. Bizden başkalarına gidecek oylar gibi başkalarından da bizlere gelecek oylar olabilir” dedi.

Editör: Şevval Başçakır