İnsan başarısının ölçütleri değişti

Bilimsel bir buluşu olmasa da, söz ve tavırlarıyla geniş kitlelerin dikkatini çeken akademisyen baş üstünde tutuluyor.

Abone Ol

Ekonomide istihdam yaratıp katma değer sağlamadığı halde “kripto” yöntemle para kazanan zengin ve güçlü sayılıyor.

Teknolojiyi iyi ya da kötü amaç gözetmeksizin kullanmak başarı kabul ediliyor.
Kişisel gelişim alanında da durum aynı. Öğreticinin bilgi ve yeteneği o kadar da önemli değil. Danışanları ne ölçüde manipüle edip duygu, davranış ve ilişkilerini kontrol altına alabilirse o kadar başarılı görülüyor.

Kısacası eğitim, seminer, psikolojik arınma gibi etkinlikleri ne kadar “yalan” sosuyla destekleyebilirseniz o ölçüde başarılı hatta üstat kabul edilirsiniz.

Bu eğitimlerin temelinde yatan yalan, ne ölçüde sofistike, karmaşık ve gelişmişse başarı grafiğiniz de eşit ölçüde hızla yükselir.

Spiritüel yaklaşımlar da benzer. Ruhçuluk anlamında kullanıyorum spiritüel sözcüğünü… Örneğin, insanın öldükten sonra dirileceğine inancı, sınırlı ömrünü geçirdiği dünyayı “hapishane” olarak görüp huzursuz olmasına mâni olur.

Ancak değişen bütün değerler gibi bu alan da bilgisiz, yetersiz, yetkisiz ve idrak yoksunu cahillerle doldu.

Hatta bu kişilerin ardındaki kitleler farklı sebeplerle görünür olmaktan da uzak duruyor. Gelecekte ciddi tehlike oluşturabilir. Uygun ortamı bulduklarında zombi sürüsü gibi ortalığa çıkabilir.

Zira dinin özünde olmasa da yaşanma biçiminde bir karmaşa her zaman vardır. Zaten tarikatlar da yaşanan dini hayata tepki olarak ortaya çıkar.

Hepsinin dini referansı aynıdır ama anlayış farkı bazen o kadar derindir ki, ötekinin inancının boş, anlamsız ve din dışı olduğunu iddia eder.

HER RUH HALİNE GÖRE TUZAK!

Maneviyatı sömürerek insanları karanlığa sürükleyen tüm faaliyetler sapkındır.
Çocukluk travması, gençlik bunalımı, orta yaş sendromu derken herkese parasını harcayıp iç dünyasını param parça edecek bir tuzak kuruluyor.

Birbirine sarılarak teselli bulmalar, ruhlarında gizlediklerini itiraf ettirerek kendi kimliğinden soyunmasını sağlamak, doğanın kucağında özüyle baş başa bırakılmak gibi yöntemler ilgi de görüyor.

Bu seanslara katılanlara hakaret etmiyoruz ama acıyoruz.
Büyüyüp koskoca insan olmuş; yaşamının sorumluluğunu hâlâ üstlenmemiş, hayatındaki tüm beceriksizliklerin suçunu ebeveynlerine yükleyen talihsizler…

Aile dizimi, yoga seansları, doğada ruhu arındırma gibi saçmalıklar yaparken, dini âyinlerle ruhları paramparça olan insanlar ortaya çıkıyor.

Gruplardan kopmaları bazıları için insanın organını kaybetmesi kadar güç olabiliyor.

İşte bu yüzden ruhunuz mu daralıyor, içinizde izah edemediğiniz boşluk mu hissediyorsunuz; Psikoloğa danışın.

Bazı yetenekleriniz olduğunu düşünüyor ama geliştiremiyor musunuz? Devletin kurumları yeter. Pedagojik formasyon almamış, akademik disiplin görmemiş soytarılara paranızı kaptırmayın.

Açık bilgi kaynakları çok fazla. Doğru ve yararlı bilgileri ayırmak, ölçme değerlendirme yöntemlerini bilmek çok değerli…

Son olarak “başarı” her insan üzerinde büyüleyici etki yaratır. Ancak başarı kriterlerine bakarken “havadan” kazanılmış değil, emek verilmiş bir çabanın ürünüyse kabul edilmeli.

Bilgi ve emeğin dahil edilmediği hiçbir başarı saygıyı hak etmez.