Gamze ESKİKÖY / Dijital Gaste – MYK kararıyla görevden alınan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ile yine MYK kararıyla görevden alınan eski CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun, Alsancak’ta Pasaport İskelesi karşısında bulunan CHP İzmir İl Başkanlığı binasında basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, görevden alma kararlarına ve CHP’de yaşanan sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
Güç: “Bu kayyuma asla boyun eğmeyeceğiz”
Görevden alınan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, partiye yönelik müdahalelerin iktidar tarafından desteklendiğini savunarak şu ifadeleri kullandı:
“AKP tarafından atanan butlan yönetimi Zahide Hanım’ı görevden aldı, yerine mutlak butlan yönetiminden birini atadı. Ülkenin geleceğiyle ilgili kaygılarımız var. AKP hükümeti CHP ile ilgileniyor. İktidar yürüyüşümüz engelleniyor. CHP, Özgür Özel’in liderliğinde Türkiye’nin birinci partisidir. Adalet ve eğitim başta olmak üzere çalışmalarını tamamlamıştır. Bizler bu kayyuma asla boyun eğmeyeceğiz. Ülkemizin kadınlarının, emeklilerinin bize ihtiyacı var.”
Kurun: “Resmi bir tebligat yapılmadı”
Eski CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun ise görevden alınmalarına ilişkin kendilerine herhangi bir resmi tebligat ulaşmadığını belirterek şu açıklamayı yaptı:
“İzmir’in örgütlü gücüne, kararlı duruşuna, cesaretli mücadelesine yönelen yetkisiz, etkisiz, hukuksuz bir kararla daha karşı karşıyayız. Örgütün sesine kulak vermek yerine tek dertleri tükenmiş bir iktidarın değirmenine su taşımak olan bir güruhun ve bitmiş bir siyasi hesabın peşinden koşanların; örgütümüzü yıpratmasına da, halkın iktidarını engellemeye çalışmasına da geçit vermeyeceğiz.
Öncelikle kamuoyunun bilmesini isteriz ki; her ne kadar basında ‘Zahide Kurun ve Yönetimi Görevden Alındı’ şeklinde haberler yer almaktaysa da tarafımıza görevden alındığımıza ilişkin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş tek bir resmi yazı, tek bir ıslak imzalı karar dahi ulaşmamıştır. Bu durum yalnızca bir usul eksikliği değil; hukuk devletinin, kurumsal ciddiyetin ve örgütsel işleyişin ağır biçimde zedelenmesidir. Tebliğ edilmemiş kararlarla kamuoyu oluşturmaya yeltenmek; hukukun, usulün ve kurumsal ciddiyetin adeta yok sayılmasıdır. Örgütsel teamüller çiğnenerek; seçilmiş iradeyi yok sayan, hukuki güvenlik ilkesini zedeleyen ve kadınların emekle ördüğü örgütsel yapıları tasfiye etmeye yönelik her yaklaşımın 30 ilçe kadın kolları başkanımız ile birlikte, DİMDİK karşısındayız! Bu cüreti gösterenler bilmelidir; korkuya, baskıya, dayatmaya teslim olmadık, bundan sonra da olmayacağız. Açıkça ilan ediyoruz; İşte buradayız, omuz omuzayız, bir aradayız!
"Kadın örgütlerinin görevi koltuk tartışmaları değil"
Bugün Türkiye’nin gerçek gündemi ortadadır. Kadınlar her gün şiddete uğruyor, katlediliyor, yoksulluğun en ağır yükünü taşıyor. İşsizliğin, güvencesiz çalışmanın ve derinleşen ekonomik krizin bedelini en çok kadınlar ödüyor. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının sonuçları her gün kadınların yaşamlarında hissediliyor. Çocuklar yoksulluğun, kadınlar ise eşitsizliğin ve adaletsizliğin yükü altında yaşam mücadelesi veriyor. Tam da böyle bir dönemde kadın örgütlerinin görevi koltuk tartışmaları değil; kadınların yaşam hakkını, eşit yurttaşlığını ve Cumhuriyet değerlerini savunmaktır.
İzmir İl Kadın Kolları olarak göreve geldiğimiz günden bu yana bizim mücadelemiz; sabahın erken saatinde işe yetişmeye çalışan kadının, akşam evine döndüğünde tenceresini kaynatmanın hesabını yapan annenin, emeği görünmeyen emekçinin, şiddete karşı yaşam mücadelesi veren kadının sesi olma mücadelesidir. Bizim siyasetimiz; adalet arayanların, eşitlik isteyenlerin, umudunu kaybetmeyenlerin siyasetidir. Biz bu mücadeleyi hiçbir zaman koltuklar için vermedik, hiçbir zaman unvanlar için yürütmedik. Zira örgütün verimini, uyumlu ve etkin çalışmasını sekteye uğratmaya yeltenmiş her kim olursa olsun tüzüğün ve ilgili mevzuatın öngördüğü usuller çerçevesinde işlem tesis etmeyi de kurumsal bir zorunluluk bildik.
Ancak görüyoruz ki, mutlak butlan tartışmalarının gölgesinde şekillenen anlayış, kadınların emeğini ve örgütün iradesini yok saymayı tercih etmiştir. Hukukun üstünlüğünü savunduğunu söyleyenlerin, hukuki güvenliği ve örgütsel meşruiyeti tartışmalı yöntemlerle zedelemesi büyük bir çelişkidir.
Muhalefeti zayıflatmaya çalışan kısır çekişmeleri kendine amaç edinmişlerin aksine; ekonomik krize, hukuksuzluğa, yoksulluğa ve kadınların yaşadığı derin eşitsizliklere karşı güçlü bir mücadeledir bizim mücadelemiz. İzmir kadın örgütü olarak enerjimizi örgütümüzü yıpratmaya çanak tutan her türlü girişime karşı, halkın iktidarını kurmaya harcamaya devam edeceğiz.
"Siyasi mücadelemizi de sonuna kadar sürdüreceğiz"
Haklılığımıza olan inancımız tamdır. Hukuki mücadelemizi de, siyasi mücadelemizi de sonuna kadar sürdüreceğiz. Biz susmayacağız, geri adım atmayacağız ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin temel değerlerini savunmaya devam edeceğiz. Göreve başladığımız ilk günkü inanç ve kararlılıkla; seçilmiş iradeye sahip çıkmaya, kadınların örgütlü mücadelesini büyütmeye, Kadın Kolları Genel Başkanımız Sayın Asu Kaya ve Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel liderliğinde, İl Başkanımız Çağatay Güç ile birlikte iktidar yürüyüşümüze omuz vermeye ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin demokratik değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Biz kadınlar inanıyor ve biliyoruz ki; öyle de kazanacağız, böyle de kazanacağız!”