İzmir Barosu, Gana uyruklu Michael Adufu’nun adliyeden hastaneye, oradan cezaevine uzanan süreçte yaşamını yitirmesine ilişkin dosyada verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına sert tepki gösterdi. Baro, 13 Mart 2026 tarihli açıklamasında, olayla ilgili çok sayıda ciddi iddia ve tutanak bulunduğunu belirterek etkin soruşturma yürütülmediğini savundu. Açıklamada, dosyanın sonuna kadar takip edileceği ve karara karşı tüm yasal yolların kullanılacağı bildirildi.
Baronun açıklamasına göre Michael Adufu, 8 ay Geri Gönderme Merkezi’nde kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Adufu, 5-7 Mayıs 2025 tarihlerinde Alsancak Devlet Hastanesi acil servisine aralıklarla başvurdu. 7 Mayıs 2025’te ise hastaneden “mala zarar verme” iddiasıyla gözaltına alınarak Kantar Polis Merkezi Amirliği’ne götürüldü.
Baro süreci yeniden hatırlattı
İzmir Barosu, 8 Mayıs 2025’te Adufu’nun mevcutlu olarak adliyeye sevk edildiğini, adliyedeki işlemler sırasında sağlık durumunun kötü olduğuna ilişkin tespitlerin tutanağa geçirildiğini açıkladı. Açıklamada, Adufu’nun tekerlekli sandalyede olduğu, hareket etmekte zorlandığı ve belden aşağısının siyah çöp poşetine sarılı halde bulunduğu belirtildi.
Baro, müdafiin sağlık durumuna ilişkin itirazlarına rağmen Adufu’nun ifadesinin alındığını, kamu malına zarar verme suçlamasıyla tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildiğini kaydetti. Açıklamaya göre, sağlık kuruluşuna yeniden sevk edilmesi yönündeki talep de reddedildi.
Cezaevine giriş yapılmadan hastaneye sevk edildi
Baronun aktardığına göre Adufu, İzmir T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na götürüldüğünde bilinci kapalıydı. Bu nedenle cezaevine girişi yapılmadan ambulans çağrıldı ve İzmir Şehir Hastanesi’ne sevk edildi.
İzmir Barosu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14 Mayıs 2025 tarihinde sağlık sorunları nedeniyle tahliye talep ettiğini, Adufu’ya tüberküloza bağlı beyin enfeksiyonu tanısı konulduğunu duyurdu. Michael Adufu’nun beyin ölümünün 21 Mayıs 2025’te gerçekleştiği, 23 Mayıs 2025’te ise yaşamını yitirdiği bildirildi.
İzmir Barosu hangi soruları gündeme taşıdı?
Baro açıklamasında, soruşturma sürecinde yanıtlanmadığını savunduğu bir dizi soruyu yeniden kamuoyuna taşıdı. Açıklamada, gözaltı çıkış raporunun neye dayanılarak düzenlendiği, Adufu’nun etkin sağlık hizmetinden yararlanıp yararlanmadığı, polis merkezinde ve adliyede kötü muamele iddialarıyla ilgili işlem yapılıp yapılmadığı ve süreçte görev alan kamu görevlileri hakkında idari ya da adli inceleme başlatılıp başlatılmadığının açıklığa kavuşturulmadığı öne sürüldü.
İzmir Barosu, konuşamayan, tepki veremeyen ve oturmakta dahi zorlanan bir kişinin ifadesinin alınması, tutuklanması ve cezaevine gönderilmesiyle ilgili ciddi ihmal iddiaları bulunduğunu belirtti. Açıklamada, dosyada çok sayıda delil, tutanak ve şikayet olmasına rağmen hiçbir görevli hakkında iddianame düzenlenmemesinin kabul edilemez olduğu savunuldu.
“Tüm yasal yollar kullanılacak”
İzmir Barosu, Michael Adufu dosyasında verilen takipsizlik kararını hukuk ve vicdanla bağdaşmayan bir süreç olarak niteledi. Baro, yaşam hakkının korunması için mücadeleyi sürdüreceğini, kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı tüm yasal yollara başvuracağını ve dosyanın takipçisi olacağını açıkladı.