Politika

Ferdi Zeyrek'in eşi Nurcan Zeyrek'in sözleri yürekleri dağladı: Onun için birisine yardım etmek nefes almak gibiydi

Haziran 2025'te elektrik akımına kapılarak yaşamını yitiren Manisa BB Başkanı Ferdi Zeyrek'in eşi Nurcan Zeyrek, eşinin "Manisa sevdalısı, ayrıştırmayan ve hizmet odaklı bir başkan olduğunu" söyleyerek uzun bir aranın ardından ilk kez konuştu.

Abone Ol

6 Haziran 2025'te elektrik akımına kapılarak sürdürdüğü yaşam mücadelesinde 9 Haziran'da hayata gözlerini yuman dönemin Manisa BB Başkanı Ferdi Zeyrek'in eşi Nurcan Zeyrek, ilk kez konuştu.

Posta gazetesinden Banu Şen'e açıklamalarda bulunan Nurcan Zeyrek, Ferdi Zeyrek için "Manisa sevdalısıydı." dedi.

Banu Şen'in YouTube kanalında "Bu hayattan bir Ferdi Zeyrek geçti" başlıklı paylaşılan videosunda gazeteci Şen, Nurcan Zeyrek'e, "Biz size gelmeden önce çok uzun süre Manisa'nın sokaklarında gezdik, Ferdi Zeyrek sevgisinin izini sürdük. Sokaklarda bir tane 'Sevmedim.' diyen, bir tane gözü dolmayan... Ferdi Zeyrek deyince herkes bir donuk, bize baktı kaldı. Zaten her yerde fotoğrafları, afişleri... Sanki ellerinden oğullarını, ailenin neşeli çocuğunu kaybetmiş bir ev gibi hissettik Manisa'yı. Bu sizin için daha zor ama neydi sırrı Ferdi Zeyrek'in, kendisini bu kadar sevdirmesinin?" diye sordu.

Ferdi Zeyrek'in Manisa sevdalısı bir başkan olduğunun altını çizen Nurcan Zeyrek, sözlerine şöyle devam etti:

Esnaflardan Tıraşçı Ahmet'in oğluydu. O dönemlerde çocukken babasının yanında yazın çalışmaya gittiğinde çok güzel eğitim almış ahlaki anlamda. Değerleri olan biri olarak yetişmiş. O dönemde Demokrat Partili, Anavatanlı, bir sürü... Manisa'nın siyasetinin konuşulduğu bir yermiş kayınpederimin olduğu yer. Orada o kültürle büyümüş. Kızarlarmış, bağırırlarmış birbirlerine ama en sonunda sarılırlarmış.

Ayrıştırmaya çok uzak, Atatürk milliyetçisi ama birleştirici olan tarafıyla ön plandaydı. A parti, B parti diye bakmaz, orayı bir siyasi koltuk olarak görmedi. 'Hizmeti nasıl güzel yapabilirim? Nasıl daha ucuza yapıp Manisa'ma kazandırabilirim?', hep bunun derdindeydi. Evet, CHP'liydi. Ama körü körüne, koltuk için değil. 1,5 milyon insanın vebalini aldığı her kararda düşünürdü. Özellikle her çalışanlarıyla yaptığı toplantılarda 'Attığınız her imzada dağ köylerinde yalınayak çocukları düşünün, onların vebali var, ona göre imzanızı atın.' derdi ve bunu çok önemserdi.

"Ferdi mesleki anlamda yaptığı işte de her dokunduğu insan tarafından sevildi"

Halk çocuğuydu Ferdi. Hayatı boyunca esnaflığında da hep tırnaklarıyla kazıyarak geldi. Babadan bir dükkân, bir iş, öyle varlıklı bir ailenin çocuğu değildi. Bursa Uludağ Üniversitesinde mimarlık okudu. Mimarlar odasında Bursa şubede çevirmenlik yaparak, çalışarak üniversite hayatını okudu. Sonrasında Manisa'ya geldiğinde askerliğini yaptı. Geri geldi, küçük bir mimarlık ofisi açtı. İşi biraz daha büyüttü. 23-24 senelik bir esnaflık hayatı vardı.

Ferdi'nin bu kadar çok sevilmesi sadece belediye başkanlığı dönemindeki değil, öncesi de vardı. Çünkü Ferdi mesleki anlamda yaptığı işte de her dokunduğu insan tarafından sevildi. Dürüstlüğüyle, namuslu olmasıyla, güler yüzüyle, insanlığıyla, tutarlılığıyla çok sevildi. Zaten hayaliydi belediye başkanlığı. Bunun alt yapısını da çocukluğundan başlayarak yapmıştı.

"Ferdi için birilerine yardım etmek nefes almak gibi bir şeydi"

STK larda çalıştı. Meclis üyeliği yaptı. Mimarlar Odası Başkanlığı yaptı. O dönemde Manisa için çok önemli davaları kazandı. Belediyeye karşı açılan davaları kendisi bizzat yürüttü ve kazandı. Haksızlığa gelebilen biri değildi. Bütün derdi Manisa'ydı. Yolsuzluğa, haksızlığa, usulsüzlüğe hiç gelemiyordu.

Ferdi için birilerine dokunmak, yardım etmek, nefes almak gibi bir şeydi. Derdi ki, 'Bir elin verdiğini, bir el görmeyecek. Ben sana söylersem o hayrın anlamı yok.', böyle bir edeple büyüdü. Bence Türkiye'ye, dünyaya bir belediye başkanının nasıl olması gerektiğini gösterdi.