Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından daha önce gündeme getirilen "gençlere bir kereye mahsus vergisiz telefon" konusu yeniden açıklandı. Piyasa satış fiyatı 9 bin 500 TL'yi aşmayan telefonlar için 5 bin 500 TL destek sağlanacağı ifade edildi.

Bu durum, vergisi düşürülmüş telefonların gençler tarafından kullanılmasını teşvik etmeyi amaçlıyor.

Ancak, Fatih Altaylı, bu teşvikin gerçekten işe yarayıp yaramayacağına dair şüphelerini dile getirdi.

Altaylı, gençlerin bu telefonları kendileri mi kullanacakları, aile büyüklerine mi hediye edecekleri, yoksa vergisiz alınan telefonları kâr etmek için satacakları mı belirsizliğini vurguladı.

Altaylı, gençlerin karşılaştığı ekonomik sorunların sadece bir ucuz telefonla çözülemeyeceğine ve gençlerin yaşadığı zorluklara dikkat çekti.

Fatih Altaylı'nın ilgili köşe yazısı şu şekilde:

Müjde bir kez daha verildi.

Aylardır konuşulan “Gençlere bir kereye mahsus vergisiz telefon” satılması konusu Cumhurbaşkanı tarafından bir kez daha açıklandı.

Piyasa satış fiyatı 9 bin 500 TL’yi geçmeyen telefonlar için 5 bir 500 TL destek vereceklermiş.

Zannederim vergili fiyatı 9 bin 500 TL olan telefonlar olmalı. Bu telefonları gençler 4 bin TL’ye alabilecekler diye anlıyorum ben bunu.

Umarım bu sefer gerçekten bu iş olur çünkü aylardır bir türlü beceremediler.

Gençler bu telefonları kendileri mi kullanır, aile büyüklerine mi kaptırırlar, yoksa 9 bin 500’lük telefonu 4 bine alıp 7 bine satarak üç beş kuruş kazanırlar mı bilmiyorum.

Kazanırlarsa da helali hoş olsun.

Tabii bu durumun doğal sonuçlarından biri, gençlerin “telefoncu amcalardan” kurtulması olacak.

Sokak röportajlarında izleyip duruyoruz, gençler ne zaman sistemden, ortamdan, enflasyondan yakınsa yanlarında hemen birkaç tane emekli tipli “şerefsiz” beliriyor. “Göster telefonunu” diye başlıyorlar.

Gençler yine terbiyeli, onlara gösterilecek ve onlarda artık olmayan telefon dışında bir şeye de sahipler ama yine de telefonlarını göstermekle yetiniyorlar.

Sonra başlıyor tartışma. “Param yok diyorsun, ne bu telefon” diye zevzek zevzek konuşuyor moruklar.

Şimdi bu vergisiz telefon işi en azından bu şerefsizlerin çenesini kapatır.

“Göster telefonunu” dedi mi, “Al sana telefon” diyecek genç ve “Sizin reis bize ucuza verdi. Ne o yoksa size vermiyor mu amca” diyecekler.

Amca da mabadına baka baka çekip gidecek.

Ama keşke gençlerin sorunu bir kerelik ucuz telefon vermekle çözülse.

Bugün gençler için o kadar üzülüyorum ki, çok düşününce gözlerim doluyor.

O madde kaldırıldı: Kadınlar kızlık soyadını tek başına kullanabilecek O madde kaldırıldı: Kadınlar kızlık soyadını tek başına kullanabilecek

Kendi zar zor geçinen ana baba bu çocuklara ne kadar para verecek.

Bu çocuklar nerede yatacak, nerede kalkacak.

Yurt zaten yok. Ya tarikat yurduna düşecek, ya ev kiralayacak.

Bu kiralarla nasıl!

Sabah akşam bir tost yese ayda 3 bin TL o tutar.

Bilgisayar nasıl alacak, indirimli olsa bile telefon nasıl alacak.

Ne giyecek!

Hadi hepsini yaptı.

Hayatının en güzel, en keyifli, en sorumsuzca ve sorunsuzca yaşaması gereken yaşlarında nasıl eğlenecek, arkadaşlarıyla buluşup nasıl bir yere gidecek.

Nasıl kitap alıp okuyacak!

Okulu bitirse nasıl iş bulacak. Babası anası AK Parti üyesi değilse nasıl mülakatı geçecek.

Okuduğu, eğitimini aldığı dalda iş bulamayacağını anlayıp, kalifiye olmayan bir işe talip olsa aynı işi üç kuruşa yapmaya hazır göçmenlerin arasından nasıl sıyrılıp o işi alacak.

Biri bana anlatsın bu iş nasıl olacak.

Gençlerin sorunu, bir kereye mahsus vergisiz telefon vermekle nasıl çözülecek!

Hadi telefoncu amcalar.

Anlatın da öğrenelim.

Editör: Batuhan Yavuz