İzmir Haberleri

Ege Üniversitesi'nden istilacı türlere yapay zeka çözümü

Ege Üniversitesi, uluslararası ekip ile istilacı türlere karşı yapay zekâ destekli erken uyarı modeli geliştirdi.

Abone Ol

Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. İlker Aydın’ın da yer aldığı uluslararası araştırma ekibinin çalışması, Geosciences dergisinde yayımlandı. Thessaly Üniversitesi (Yunanistan), Danimarka Teknik Üniversitesi ve Ege Üniversitesinin ortak yürüttüğü araştırma, ilk kez Yunanistan’da denizlerdeki istilacı türlerin giriş riskini yapay zekâ destekli bir hesaplama modeliyle öngörmeyi başardı.

Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, uluslararası iş birliklerinin üniversite için önemine dikkat çekerek, “Akademisyenlerimiz çok uluslu araştırmalarda yer almayı sürdürüyor. Su Ürünleri Fakültemizden Doç. Dr. İlker Aydın’ın da dahil olduğu ekip, deniz ekolojisini tehdit eden istilacı türlere karşı yapay zeka destekli model geliştirdi. Araştırmayı gerçekleştiren proje ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.

2035’e kadar erken uyarı

Çalışmada geliştirilen yapay zekâ modeli; aslan balığı ve balon balığı gibi zehirli ve istilacı türlerin Pagasitik Körfezi ve Akdeniz’e olası girişlerini 2035 yılına kadar öngörebiliyor. Makine öğrenimi ve çevresel veri analizine dayalı sistem, sıcaklık ve tuzluluk gibi parametreleri değerlendirerek istilacı türlerin nerede ve ne zaman ortaya çıkabileceğine dair erken uyarı sağlayabiliyor.

Araştırmaya göre, bugün Pagasitik Körfezi görece güvenli kabul edilse de iklim değişikliğinin önümüzdeki on yıl içinde istilacı türlerin yayılımına zemin hazırlayabileceği tahmin ediliyor. Bu durum, yalnızca biyolojik çeşitliliği değil; halk sağlığını, balıkçılığı ve bölgesel ekonomiyi de tehdit ediyor.

“Erken tahmin, en güçlü silahımızdır”

Doç. Dr. İlker Aydın, modelin yalnızca Yunanistan için değil, tüm Akdeniz’de uygulanabilecek bir erken uyarı sistemi olduğunu belirterek, “Denizlerimiz değişiyor. Eğer proaktif davranmazsak, istilacı türler yalnızca ekosistemlerimizi değil, yaşamlarımızı da köklü biçimde etkileyecektir” dedi.