Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), faiz kararını açıklamıştı. Merkez Bankası, faizi üst üste üçüncü kez artırarak yüzde 25'e yükseltti. 750 baz puanlık faiz artırımı, yüzde 20 seviyesindeki piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. Dolar/TL kuru 25,80 dolaylarına geriledi ancak sonrasında yeniden yükselişe geçti.

FAİZ YIL SONUNA KADAR YÜZDE 35'E YÜKSELTİLECEK

Dünyanın en büyük bankası olan ABD merkezli JPMorgan, Türkiye'de yıl sonuna kadar faizlerin yüzde 35 seviyelerine yükseltilmesini beklediğini açıklarken, bu raporun uluslararası banka yetkililerinin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile yaptığı görüşmeden sonra açıklanması dikkat çekti.

Sözcü TV'de canlı yayında açıklamalarda bulunan Murat Muratoğlu, JPMorgan'ın faiz tahmini ve yıl sonu için Merkez Bankası'nın muhtemel hamlelerine yönelik şu ifadeleri kullandı:

"Merkez Bankası'nın yıl sonu hedefini öğrenmeye başlıyoruz. Bunu nereden öğreniyoruz? Genelde biz böyle ciddi haberleri Reuters, Bloomberg ya da biraz daha kulis bilgisiyle Financial Times aracılığıyla öğreniriz. Türk basınından bir şey öğrenemeyiz. Hükümetin içerisindeki yetkililer genellikle dış basına konuşur böyle konuları.

Faiz haberini nereden öğreniyoruz peki? JPMorgan'dan. JPMorgan son raporunda dedi ki Türkiye Merkez Bankası yıl sonunda faizleri yüzde 35'e çıkartacak. Peki bu bankanın açıklamasının özelliği ve önemi şu. Geçtiğimiz hafta Türkiye'de yabancı yatırımcılar hakkında Mehmet Şimşek'in de katıldığı bir programda ciddi anlamda toplantı yapıldı. Bu kulisin arkasından da açıklanan yüzde 35'lik faiz artışı muhtemelen gerçek olacaktır.

GELECEK TOPLANTILARDA 250 BAZ PUANLIK ARTIŞ SERİSİ BEKLENİYOR

Yıl sonuna kadar kalan 4 toplantıda alınacak 250 baz puanlık artışlar ile bu hedef yakalanabilecek olsa da, TCMB'nin bile yıl sonu için yüzde 58-62 bandında enflasyon tahmini yayınladığı bir ortamda yüzde 35'lik politika faizi yatırımcıları ikna etmeye yetmeyecektir.

Muhtemel olan şu ki, halihazırda yüzde 40 seviyelerine çıkan mevduat faizleri örtülü olarak daha da yukarı çıkacaktır. Yeni ekonomi yönetimi bu konuda bankalara talimat vererek "Biz faizleri istediğimiz kadar artıramıyoruz ama siz yükseltin" diyecektir. Bunu da nereden biliyoruz, önceki açıklamalarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın faiz konusunda ve Merkez Bankası noktasında sürece bizzat dahil olduğunu, lafımızı dinlemiyordu görevden aldık dediği açıklamalardan gayet iyi anlıyoruz.

Enflasyonun yüzde 60 olduğu bir ortamda, paranızı yüzde 35 faiz olan yere yatırırsanız senin paran yılda yüzde 25 eriyecektir, kaybolacaktır. Biz çok daha radikal bir önlem alacağız, gerçekten dünyanın yaptığı gibi bir para politikası uygulayacağız derlerse o halde enflasyonun da faizlerin yanına yaklaşması gerekiyor.

Şimdi faizleri yüzde 60'a çıkarırsan tamam güzel, akla uygun bir para politikası uygularsın ve para dolara kaçmaz ama bu sefer de inanılmaz bir işsizlikle karşı karşıya kalırsın. Ciddi anlamda şirketler batmaya başlar çünkü o krediler ödenemez hale gelir. Daha önceki kredilerin tekrardan yapılandırılmasından bahsediyorum çünkü o kredilerin vadesi bittiğinde bu sefer yüzde 60-70 hatta 80'den yapılandırılacaklar ki şu anda da durum böyle olacak. Türkiye bu açmaza yıllar önce girdi.

FAİZ KARARLARININ DOLAR KURUNA ETKİSİ NE OLACAK

Piyasa beklentisinin üzerinde gerçekleşen 750 baz puanlık faiz artırımının ardından dolar/TL paritesi, son yıllarda benzeri görülmemiş bir şekilde tek günde yüzde 7 değer kaybetti. Buna karşın dolar kuru, kaybettiklerini bir gün sonra büyük ölçüde geri kazanırken, faizlerin JPMorgan'ın beklediği şekilde yüzde 35'e yükseltilmesi halinde kur üzerindeki artış baskısı hızını kesmemiş olacak.

Ekonomistler, enflasyonun üzerine çıkarılmayan faiz oranlarının kaçınılmaz olarak doları yukarı çekeceğini belirtirken, tüm döviz birimlerinin Türk lirası karşısında yıl sonuna kadar değer kazanmasının muhtemel olduğu uyarısında bulundu.

Editör: Aliye Tulum