Konuşmasında olayı "ihanet" olarak nitelendiren Dervişoğlu, dış politikadan Kıbrıs davasına ve Türkiye’deki yargı süreçlerine kadar birçok konuda hem iktidarı hem muhalefeti eleştirdi.
Meclis'teki slogana "İhanet" tepkisi
Dervişoğlu, Meclis’te atılan sloganları 15 Temmuz hain darbe girişiminde Meclis’e atılan bombaların tahribatına eşdeğer gördüğünü belirterek, sloganları atanlara, müsaade edenlere ve görmezden gelenlere "yazıklar olsun" dedi. "İhanetin bağrına saplanacağız" diyerek Meclis’in bölücü örgütlerin gösteri alanı olmadığını vurguladı ve Öcalan’ın meşrulaştırılmasına yönelik girişimlerin sona erdirilmesini istedi.
Dervişoğlu, şunları kaydetti:
Hiç kuşku yok ki, çetrefilli bir Dünya zamanından geçiyoruz. Yaşanan dış gelişmeler, bir şeylerin değişmekte olduğunu gösteriyor. Ama insanlık olarak halen yeni bir düzenin, sistemin adını koyabilmiş değiliz. Bu devranda, kendi şahsi çıkar ve ajandalarını, ülkesinin çıkarları olarak pazarlayan bir lider enflasyonu sebebiyle, kırılgan bir zemindeyiz. Kurallar, teamüller ve ilkeler yok sayılıyor, çiğneniyor. Korkarım ki bu kuralları yerine koymak, daha iyisiyle değiştirmek için çok yol kat etmek gerekecektir. Çünkü kuralsızlık, şahıslara indirgenmiş rejimleri besliyor. Bu şahısların aralarındaki gerilimler ve çatışmalar da, onların kendi ülkelerindeki iktidarlarını ve rejimlerini tahkim ediyor. Dostluklar ise kapalı kapılar arkasında gerçekleşen, pek azı dışarıya sızan kişisel anlaşmalara dayanıyor. Kazanımlar, kârlar, başarılar liderlere yararken, kayıplarsa masum milyonların sırtına yükleniyor. İşte böyle zamanlarda, ülkemiz açısından Irak, Suriye, Ege ve Akdeniz gibi meselelerdeki stratejik çıkarlarımızın korunması, korunabilmesi daha zor ve ama elzem hale geliyor.
CHP’ye komisyondan çekilme çağrısı
Dervişoğlu, terörist başı üzerinden yürütülen pazarlık komisyonlarının faaliyetlerinin sonlandırılması gerektiğini belirterek, başta CHP olmak üzere sorumlu siyasi partilere "komisyondan çekilme" çağrısında bulundu. Komisyonların "havanda su dövmekten başka işe yaramadığını" ve devletin tartışılmaz değerlerini tartışmaya açtığını ifade etti.
Dış politika ve Kıbrıs mesajı
Dervişoğlu, uluslararası belirsizlik ortamına dikkat çekerek, "lider enflasyonu" nedeniyle kırılgan bir zeminde olunduğunu söyledi. Kıbrıs konusunda iki devletli çözümü ve KKTC’nin ilelebet varlığını savundu, KKTC’nin itibarının korunması gerektiğini vurguladı.
Silah sistemleri ve ekonomik eleştiriler
Mevcut politikaların maliyetinin millete ödettirildiğini belirten Dervişoğlu, Beyaz Saray’dan randevu için milyar dolarlık yolcu uçağı siparişi verilmesini, yangın söndürme uçaklarının alınmamasını ve F-35, F-16 gibi uçakların motor eksikleri üzerinden yaşanan kayıpları örnek gösterdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sert eleştiri
Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a doğrudan seslenerek, devlet işlerini parti mitingine çevirmemesini ve Meclis’te bulunmasını önerdi. "Canibaşı Apo’nun eli kandan temizlenmez, o kan bulaşmış ellerden sana hiçbir hayır gelmez" diyerek uyarıda bulundu ve "Bu rüzgar fırtınaya dönüşürse seni kimse kurtaramaz, Recep Tayyip Erdoğan. Her hikayenin öyle ya da böyle bir sonu vardır" ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.
Yargı ve demokrasi eleştirisi
Dervişoğlu, güncel tutuklama ve yargı süreçlerini eleştirerek, ülkenin "itaat edene yönetim kurulu üyeliği, karşı çıkana cezaevi" dengesine göre yönetildiğini ve iki kutuplu siyasetin normalleştiğini iddia etti. Cumhuriyet’i tasfiye etme rekabetine karşı çıktığını vurguladı.