Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya'da yaptığı açıklamalarda Cumhuriyet Halk Partisi'ni (CHP) hedef alarak ana muhalefet partisini kendi içinde kavgaya tutuşmakla suçladı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nu da hedef alan Erdoğan, "Cumhurbaşkanı Yardımcısı diye dolaştırdıklarının ne olacakları belli değil" ifadelerini kullandı.

Cübbeli Ahmet Hoca İsmailağa heyetine hakkını haram etti Cübbeli Ahmet Hoca İsmailağa heyetine hakkını haram etti

Erdoğan, CHP'li isimleri şahsi kariyerlerinden başka hiçbir şeyi gözetmemekle suçlayarak, "Sakarya'da yerel yönetimi bize verdiğiniz zaman, Sakarya her türlü hizmeti görecektir" şeklinde konuştu.

Genel Başkanlarını Çiğneyip Gezdiler

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar konular şöyle:

"Ülkenin ikinci büyük partisi, işi gücü bırakmış kendi içinde saç saça baş başa kavga ediyor. Dün Türkiye'yi yönetecek Cumhurbaşkanı adayı diye karşımıza çıkardıkları Genel Başkanlarını çiğneyip gezdiler. 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı diye dolaştırdıklarının ne olacakları belli değil. Kongredeki şaibeleri aday belirlemedeki kavgalar izledi. Kıyamet kopsa, millet feveran etse umurlarında değil. Kendi şahsi kariyerlerinden başka hiçbir şeyi gözleri görmüyor. Tek parti döneminden beri böyleydiler.

Milletimizden 31 Mart'ta sandıkta desteği, siyasi rant paylaşımı değil, bu vizyonu hayata geçirmek için talep ediyoruz.

Artık İçeride Terör Örgütleri Kalmadı

Bir asır önce Çanakkale'de ve Milli Mücadele'de yüzbinlerce vatan evladını feda ederek, bu toprakları kurtardık. Son 40 yıldır, birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize kast eden bölücü terör örgütüne karşı mücadele yürütüyoruz. Askeriyle, polisiyle, kamu görevlisiyle, korucusuyla, yaşlısı, genciyle onbinlerce insanı katlederek bizden kopardı. Her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu cennet vatanı; işgalcilere, hainlere, teröristlere teslim etmedik.

Artık içeride terör örgütleri kalmadı. Son olarak, güneyimizde teröristan kurmak istediler. Operasyonlarımızla bu senaryoyu yırtıp attık. İHA'larla, SİHA'larla, Akıncılarla bunları yok ettik. Bunları o mağaralarda yok ettik.

Şimdi en son olarak ortaya Kaanımızı çıkardık. Son teröristi etkisiz hale getirene kadar bu mücadeleyi devam ettireceğiz. Türkiye ve Türk milleti olarak bu topraklarda huzur ve güven içinde yaşamak istiyorsak yapacağımız belli. Güçlü ordu ve güçlü savunma sanayine sahip olacağız. Denizde, havada, karada sahip olacağız. Türkiye için her alanda güçlü olmak mecburiyettir. Bizi düşmanlarımıza karşı ne uluslararası hukuk ne mensubu olduğumuz ittifaklar koruyabilir ne BM koruyabilir. Bizi koruyabilecek tek şey bileğimizdir, kendi gücümüzdür.

İsrail'in Gazze Saldırıları

Bosna'da 30 yıl önce yaşananları hatırlıyoruz. Boşnak kardeşlerimiz soykırıma uğradı. Batılı devletlerin kılı dahi kıpırdamadı. Irak'ta 2 milyon kişi katledildi. Azerbaycan'da Karabağ yıllarca işgal altında kaldı. Hocalı başta olmak üzere pek çok katliam yapıldı. Suriye'de 1 milyon insan öldürüldü, 12 milyon insan göçe zorlandı. Kimse adım atmadı.

Gazze'de 30 bin masum Filistinli şehit edildi. Ne batılı ne BMGK, İsrail vahşetini engelleyecek bir çaba göstermedi. BMGK, İsrail'e acil ateşkes çağrısı bile yapamıyor. Batılı güçler işgalci İsrail ordusuna her türlü silah desteğini vermeyi sürdürüyor. Yarın bizim başımıza da bir felaket gelse, karşılaşacağımız manzara bundan farklı olmayacaktır.

Suriye'den ülkemize yönelik DEAŞ ve PKK tehditleri yoğunlaştığında, müttefik dediğimiz ülkeler hava savunma sistemleri söküp götürdüler. Bugün dünyanın en büyük üreticileri arasında olduğumuz tabanca dahi almamıza engel oldular. Sonra biz yapar olduk, şimdi bizden istiyorlar. Kaan'a, Akıncı'ya, Anadolu'ya, Anka'ya, fırtına obüslerine, Altay tankına, füze sistemlerine sahip olmak bizim için beka meselesidir.

Dünyada 5. nesil savaş uçağı yapabilen 4 ülke arasına girmemizin gururunu yaşamayanlar, dönüp kalplerindeki ülke ve millet sevgisini bir sorgulasın.

Sakarya'da yerel yönetimi bize verdiğiniz zaman, Sakarya her türlü hizmeti görecektir demektir."

Editör: Şevval Başçakır