İzmir Haberleri

CHP’li Nalbanoğlu Şakran’daki iddiaları Meclis’e taşıdı: Onur kırıcı uygulama

CHP İzmir Milletvekili Rıfat Nalbantoğlu, cezaevlerinde uygulandığı belirtilen “tutuklu kimlik kartı” dayatmasını Meclis gündemine taşıdı. Nalbantoğlu, Şakran başta olmak üzere bazı cezaevlerinde hak ihlallerine yol açtığı öne sürülen uygulamanın kaldırılmasını istedi.

Abone Ol

CHP İzmir Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Rıfat Nalbantoğlu, cezaevlerinde uygulanmaya başlandığı belirtilen “tutuklu kimlik kartı” uygulamasına tepki gösterdi. Nalbantoğlu, özellikle İzmir Şakran başta olmak üzere bazı cezaevlerinde dayatıldığı öne sürülen uygulamanın insan haklarına aykırı ve onur kırıcı olduğunu savunarak konuyu Meclis gündemine taşıdı.

Nalbantoğlu, uygulamayı kabul etmeyen tutuklu ve hükümlülerin açık ve kapalı görüş haklarından, telefon kullanımından, sağlık hizmetlerine erişimden ve sosyal faaliyetlerden mahrum bırakıldığının ileri sürüldüğünü söyledi. Bu iddiaların infaz kanununa da aykırı olduğunu öne süren CHP’li vekil, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

ŞAKRAN’DAKİ İDDİALAR MECLİS’E TAŞINDI

Rıfat Nalbantoğlu, “tutuklu kimlik kartı” uygulamasına karşı çıkan cezaevi sakinlerine yönelik hak ihlalleri yaşandığı iddialarını gündeme getirdi. CHP’li vekil, Şakran Kadın Kapalı Cezaevi başta olmak üzere bazı cezaevlerinde bu uygulamanın zorunlu hale getirildiğinin ifade edildiğini belirtti.

Aileler ve avukatların cezaevi yönetimleriyle yaptığı görüşmelerde, söz konusu talimatın Adalet Bakanlığı’ndan geldiğinin söylendiğini aktaran Nalbantoğlu, buna karşın bakanlığa yapılan başvurulara yanıt verilmediğini öne sürdü.

“ONUR KIRICI BİR DAYATMA” ÇIKIŞI

Nalbantoğlu, uygulamanın geçmişte de bazı cezaevlerinde gündeme geldiğini ve kaldırılmasının ardından açlık grevlerinin sona erdiğini hatırlattı. 2017 ve 2018 yıllarında Elazığ ve Diyarbakır gibi cezaevlerinde benzer uygulamalar nedeniyle açlık grevleri yaşandığını belirten Nalbantoğlu, bugün yeniden aynı başlığın gündeme gelmesini eleştirdi.

CHP’li vekil, “Tutuklu kimlik kartı” uygulamasının siyasi suçlulara yönelik haksız, hukuksuz ve onur kırıcı bir dayatma olduğunu savundu. Uygulamaya karşı çıkanlara cezaevinden cezaevine değişen keyfi yaptırımlar uygulandığını öne sürdü.

HAK İHLALİ VE AÇLIK GREVİ İDDİASI

Nalbantoğlu, uygulamaya karşı çıkan tutuklu ve hükümlülerin çıplak arama, tecrit, disiplin cezaları, açık ve kapalı görüş yasağı, telefon hakkının kullandırılmaması ve sosyal faaliyetlerden men edilme gibi yaptırımlarla karşılaştığının iddia edildiğini söyledi.

Bu nedenle bazı cezaevlerinde açlık grevlerinin başladığını belirten Nalbantoğlu, sağlık sorunları yaşayan tutuklu ve hükümlülerin durumundan hem cezaevi yönetimlerinin hem de Adalet Bakanlığı’nın sorumlu olacağını savundu.

ADALET BAKANI’NA 8 SORU

CHP’li vekil, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde uygulamanın yasal dayanağını ve kapsamını sordu. Önergede, uygulamanın ne zaman başladığı, hangi cezaevlerinde yürütüldüğü ve tüm tutuklu-hükümlüleri kapsayıp kapsamadığı gibi başlıklar yer aldı.

Ayrıca uygulamayı reddedenlere yönelik iddia edilen hak ihlalleriyle ilgili inceleme başlatılıp başlatılmayacağı, açlık grevleri nedeniyle yaşanabilecek olası sonuçlarda sorumluluğun kimde olacağı ve bakanlığın yeni bir değerlendirme yapıp yapmayacağı da sorular arasında bulundu.

“CEZAEVLERİNDEKİLER İNSAN DEĞİL Mİ?”

Nalbantoğlu, açıklamasında cezaevlerinde bulunan kişilere insani yöntemlerle yaklaşılması gerektiğini vurguladı. CHP İnsan Hakları Komisyonu üyeleri olarak daha önce de benzer hak ihlallerini gündeme taşıdıklarını belirten Nalbantoğlu, buna rağmen sorunların artarak sürdüğünü savundu.

CHP’li vekil, çözümün zor olmadığını ifade ederek cezaevlerindeki kişilerin de insan olduğunun görülmesi gerektiğini söyledi. Açıklama, insan hakları ve infaz uygulamaları tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

Nalbanoğlu şu önergesinde şu soruları sordu:

"1.Tutuklu kimlik kartı” uygulamasının yasal dayanağı ve gerekçesi nedir?

2. Söz konusu uygulamaya ne zaman geçilmiştir ve uygulamayla ilgili cezaevi yönetimlerine takdir hakkı tanınmış mıdır? Halen hangi cezaevlerinde uygulanmaktadır?

3. Zorunlu “tutuklu kimlik kartı” uygulaması bütün tutuklu ve hükümlülere mi yöneliktir? Uygulamadan muaf tutulanlar var mıdır? Varsa hangi tip suçlar muaf tutulmuştur?

4. Zorunlu “tutuklu kimlik kartı” uygulamasının hukukla, tutuklu ve hükümlü haklarıyla ve infaz kanunuyla bağdaşır yanı var mıdır?

5. Onur kırıcı bir fişleme olduğu gerekçesiyle “tutuklu kimlik kartı” uygulamasına karşı çıkanların çıplak arama, tecrit, disiplin cezaları ve sosyal faaliyetlerin kısıtlanması gibi hak ihlallerine maruz kalmasının infaz kanununda yeri var mıdır?

6. İzmir Şakran Cezaevinde, “tutuklu kimlik kartı” uygulamasını reddedenlere yönelik yaşanan hak ihlalleriyle ilgili bir inceleme ve araştırma başlatılacak mıdır?

7. Zorunlu “tutuklu kimlik kartı” uygulaması nedeniyle açlık grevlerine başlayanların yaşamlarını kaybetmeleri halinde sorumlusu cezaevi yönetimi mi yoksa bakanlığınız mı olacaktır?

8. İnsan haklarına da aykırı olan bu uygulamayla ilgili bakanlığınızca yeni bir değerlendirmeye gidilecek midir?”