CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, il binasında bir basın toplantısı yaptı.
Hükümetin İzmir’e yönelik tepkisizliğine çıkışta bulunan Başkan Güç, İzmir’e ‘üvey evlat’ muamelesi yapıldığının altını çizdi.
Güç ayrıca, AKP’li İzmirli siyasetçilerin de halktan kopuk olduğunu söyledi.
Güç, şunları kaydetti:
“Bir haftadır İzmirliler olarak, AKP’li İzmirli siyasetçilerin halkımızı ve onların sorunlarını hiç önemsemediklerini gösteren performanslarına şahitlik ediyoruz. Milletvekilleri ayrı telden çalıyor, il başkanı ayrı, ilçe başkanları ayrı… Hepsi halktan kopuk, şehrini tanımayan, kurumlarını bilmeyen bir siyasetçi profili çiziyorlar. Yazık; üzülüyoruz. Ve ülkemiz için endişeleniyoruz. Çeşme ziyaretimde merkezi hükümetin yatırımlarından bahsetmiştim. İzmir’e haksızlık yapıldığını söyledim. Dedim ki: ‘Hükümet İzmir’den aldığı vergilerin %25’i kadarını İzmir’e yatırım olarak geri döndürüyor. Ama bazı illerde aldığı verginin %250’si kadar yatırım yapıyor.’ Bu bilgiyi bilerek paylaştım. Çünkü Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı veriler çok yüzeysel; kurumların doğrudan ulaşamayacağı türde. Ancak Bilal Bey’in ulaştığını söylediği veriler için teşekkür ederim. Asıl yatırım miktarının 38 milyar TL olduğunu ve bunun İzmir’den alınan verginin yalnızca %5’i kadar olduğunu öğrendik. Bu yatırım; eğitim, sağlık, bakım ve küçük kamu yatırımlarından ibaret. Koca hükümetin İzmir’e yaptığını söylediği yatırım bu kadar.
"Biz kendimiz için değil, halk için sizden hizmet bekliyoruz
Peki, soruyorum, merkezi hükümet olarak 2024 yılında İzmir’e yatırım adına ne yaptınız? Atladıkları noktalara da dikkat çekelim; Kayseri’ye alınan verginin %217’si kadar, Konya’ya alınan verginin %200’ü kadar bütçe ayrılmıştır. Biz üvey evlat mıyız? Bu şehirde sadece CHP’liler mi yaşıyor? AKP’liler ve MHP’liler yok mu? Ayıptır. Biz kendimiz için değil, halk için sizden hizmet bekliyoruz."
"Anayasa'nın çizdiği sınırda siyaset yapın"
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilmesi planlanan Buca Onat Tüneli çalışması sırasında Atamer Mahallesi’nde yaşayan bazı vatandaşlarının evlerinin zarar görmesi ile ilgili de konuştu.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yurttaşları karşı karşıya getiren olay sonrası AKP’li bazı isimlerden açıklamalar geldi.
Buca Onat Tüneli’nin üst kotlarında bulunan Atamer Mahallesi’nde, 40–50 yıllık, mühendislik hizmeti almamış eski yapılarda yaşanan zemin hareketliliği nedeniyle bazı binaların riskli yapı statüsüne girdiğini hatırlatan Güç AKP'li isimlere şu sözlerle tepki gösterdi:
“İzmir Büyükşehir Belediyesi vatandaşlarımızın can güvenliğini önceleyen bir yaklaşımla; riskli alanları tespit etmiş, birçok yapıyı kamulaştırmış, Çok riskli binaların yıkımını gerçekleştirmeye başlamıştır, kira desteği, taşınma desteği ve sosyal yardım sağlamıştır. Hiçbir vatandaşımız yalnız bırakılmamıştır. Ancak üzülerek görüyoruz ki: AKP Milletvekili Şebnem Bursalı, geçtiğimiz gün bölgede vatandaşın acı ve endişesini kullanarak eli belinde gezerek siyasi şov yapmayı tercih etmiştir. Siz o mahalledeki garibanlığı gördünüz mü Sayın Vekilim? O gerçekle yüzleştiniz mi? AKP Konak İlçe Başkanı ise yasal yıkım sürecini engellemeye çalışmış, teknik ekiplere baskı uygulamış ve kamu görevlilerini hedef göstermiştir. Bu yapılara, mahalle sakini bile olmayan birkaç provokatörle set olmak siyaset değil, sorumsuzluktur.
Can güvenliği üzerinden siyaset yapılmaz. Buradan açıkça söylüyorum... Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak gerilimi değil çözümü tercih ediyoruz. AKP’li bazı siyasetçilerin yaptığı, dayanaksız iddialarla toplumu kışkırtmak, kamu düzenini bozmak, hukukun gereğini yaptırmamaya çalışmaktır. Bu tehlikeli tutumlarından derhal vazgeçmelilerdir. Can güvenliği ile ilgili meselelerde: Anayasa’nın çizdiği sınırda siyaset yapın. Devlet sorumluluğunu unutmayın. Biz İzmir’in yanında, vatandaşın yanındayız."
Yetkiyi Büyükşehir'e versinler"
Karabağlar’da 540 hektarlık bir kentsel dönüşüm alanı bulunduğunu anımsatan Güç, şunları söyledi:
“100 hektarlık boş arazi planları dışında, 440 hektarda vatandaşla sağlıklı uzlaşma kurulamadığı için planlar defalarca mahkemelerce iptal edilmiştir. AKP hükümetinin temsilcileri, mahalle muhtarımızla görüşüp onlardan yazıyı alarak bu sorumluluğu da Büyükşehir’e atmak için uğraşıyorlar Biz çok net söylüyoruz: Eğer bu iş yapılmak isteniyorsa yetkiyi İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne devretsinler.
Hem plan yapma hem de plan onaylama yetkisini devretsinler. Çünkü zor olan vatandaşla masaya oturmak, uzlaşmak ve plan üretmektir.
Büyükşehrimiz bunu yapar. Ama plan onayı için aylarca bekletilmeyeceğimizin garantisi nedir? Körfez’de olduğu gibi, ulaşım projelerinde olduğu gibi, çöp yönetiminde olduğu gibi yine siyasi engellemeler olursa ne olacak? Yetkiyi versinler, İzmir bu işi nasıl çözer tüm Türkiye görsün”