Politika

CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak: "Hiç kimse CHP'yi dizayn ederek yol yürüyeceğini zannetmesin"

CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, CHP Genel Merkezi'nde yaşananları "demokrasi tarihinde kara bir leke" olarak nitelendirerek, "Hiç kimse CHP'yi dizayn ederek yol yürüyeceğini zannetmesin. CHP'yi mahkemeler üzerinden dizayn ederek, CHP'nin yönetim kadrolarını değiştirerek iktidarlarını sürdüreceklerini sananlar asla bunun böyle olacağını sanmasınlar." dedi.

Abone Ol

Haber - Batuhan Yavuz

TRABZON - CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e destek vermek amacıyla Ankara’ya giden CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, temaslarının ardından Trabzon'a döndü.

Havalimanı çıkışında basın mensuplarına gelişmelere ilişkin açıklamalar yapan Mustafa Bak, genel merkezin polis eliyle boşaltılmasını sert bir dille eleştirdi.

"Çok üzücü günler yaşıyoruz." diyen Bak, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Bizler 21 Mayıs'ta demokrasi tarihimizde, Cumhuriyet tarihimizde olmayan bir hukuk harabetiyle birlikte maalesef 103 yıllık ulu çınarımız Cumhuriyet Halk Partisine bir mahkeme kararıyla çökülmek istenmiştir ve bugün de çökülmüştür. Bizler bu durumu öğrendikten sonra genel başkanımızın talimatıyla dün saat 12.00'de genel merkezimizde, genel başkanımızla birlikte bir toplantı planlamıştık.

21 Mayıs'tan bugüne kadar zaten genel merkez yöneticilerimiz ve genel başkanımız başta olmak üzere tüm yol arkadaşlarımız orada nöbetteydi. Bizler önceki gece genel merkeze ulaştığımızda emniyetten tarafından da değil, bakın bunu ısrarla çiziyorum, emniyet tarafından da değil. Kendi arkadaşlarımız tarafından yarın sabah çok erken saatlerde partiye bir girme girişiminde bulunacağı bilgisi geldi. Bizler bunu öncelikle teyit etmek istedik ve o bilgiyi teyit ettikten sonra bizler sabaha kadar parti binamızda, genel merkezimizde, baba ocağımızda tüm yol arkadaşlarımızla birlikte nöbette kaldık. Ve sabahın ilk saatlerinde maalesef bu söylenenler hiç istenmeyecek, en son yaşanması gerekecek olan olaylar maalesef bu CHP'de milletvekilliği yapmış, grup başkan vekilliği yapmış ve hâlâ milletvekili olan bazı vekiller diyorum, çünkü bunların artık CHP'de veya milletin gözünde itibarı, değeri de yoktur.

"Plastik mermilerle yapılan bu girişim Cumhuriyet tarihimizde kara bir lekedir"

Bugüne kadar CHP'de hiç görmediğimiz, CHP'de üye dahi olmayan kriminal tipler, bar fedaileri bunların kollarına girerek baba ocağına girme girişiminde bulunmuşlardır. Bakın, CHP'liyim diyen, yıllarca CHP'de baba ocağında vekillik yapmış insanların bu partiye nasıl ihanet ettiklerini sizlerle paylaşıyorum. Tabii bizler orada yol arkadaşlarımızla onları içeriye almadık. Çünkü sabahın erken saatlerinde bizler genel merkezimizin kapılarını her türlü riske karşı, can güvenliği... Çünkü orada bizim günlerdir bekleyen gençlerimiz vardı, gençlik kollarımız vardı, parti meclis üyesi gençlerimiz vardı, milletvekillerimiz vardı. Bir tanesinin burnu kanamasın diye biz orada günlerdir nöbet tutuyoruz ve bunu ısrarla Her türlü önlemi de almaya çalışıyoruz.

Bizler bu kadar temkinli olmamız gerekirken daha sonrasında, bakın yine orada bizleri tahrik eden bir toplanmaya işi dönüştürmüşlerdir. Burada ısrarla söylüyorum, şu ana kadar bizlere uzanan bir mahkeme tebligatı yoktur. Tamamen buradaki illegal bir hareketten bahsediyorum. Polis dahi yoktur. Daha sonra emniyet güçleri gelmişlerdir ve orada kontrolü sağlamışlardır. Bizler daha sonrasında genel başkanımızla birlikte saat 12.00'de başlayacak olan toplantıya 12. katta başladık ve süreci de takip etmeye çalıştık. Bu arada Grup Başkan Vekilimiz Murat Emir ve Gölge Eğitim Bakanımız Suat Özçağdaş'ın emniyet müdürleriyle birlikte ve hatta İçişleri Bakanı'yla birlikte bir görüşme yaparak bir değerlendirme için de İçişleri Bakanlığı'na gönderdik.

Daha oradan milletvekillerimiz dönmeden dışarıdan polis maalesef araç giriş kapısının daha doğrusu kapısını kırarak oradan içeri girmiştir ve bizler sadece can güvenliğimizi koruyabilecek kadar bir zamanımız kalmıştı. Bizler her ne kadar orada baba ocağımızı savunmaya devam etmişsek de ama maalesef biber gazıyla, tomalarla, plastik mermilerle yapılan bu girişim, Cumhuriyet tarihimizde kara bir lekedir. Bunun sebebi olanlar, bu Cumhuriyet tarihimizde kara leke olarak anılanan anılarına yapışmıştır.

"Genel Başkanımızın yanında kalarak süreci sakinlikle kontrol etmeye çalıştık"

Bizler, genel başkanımızın talimatıyla asla birinin burnu kanamaması için gereken bütün önlemleri almamıza rağmen orada maalesef aşırı güç kullanımı, biber gazları ve içeri girerken plastik mermiler, her türlü güç kullanılarak genel merkezimize girilmiştir. Bizler, genel başkanımızın yanında kalarak oradaki süreci sakinlikle kontrol etmeye çalıştık. Fakat daha sonra genel başkanımız bizlere yapılması için gerekenleri söylemiştir. Zaten bizler, genel başkanımızın yanında, genel başkanımızın kararını verene kadar onunla birlikte kaldık.

Dışarıya çıktıktan sonra genel başkanımız çıkarken sadece bize şunu söylemişti: "Arkadaşlar dışarıda biz dışarıya çıkıyoruz. Dışarıdaki halkımıza birkaç şey söyleyeceğim. Ondan sonra bizler Gazi Meclisimize hep birlikte yürüyerek gideceğiz ve orada sizlere ve halkımıza bir basın açıklaması yapacağız."

Şimdi değerli arkadaşlarım, bu ülkenin kurucu partisinden bahsediyoruz. Bu ülkenin yıllardır cumhuriyetine sahip çıkan bir partiden bahsediyoruz. Bu ülkenin yıllardır cumhuriyetin teminatı olan Cumhuriyet Halk Partisi'nden bahsediyoruz. Ve bugün 47 yıl aradan sonra CHP'yi Türkiye'nin birinci partisi yapan genel başkanımız Özgür Özel'den bahsediyorum. Hiçbir zaman bu ülkenin geleceğini asla şahsi emellerine terk etmemiştir. Halkın yanında olmuştur, partisinin yanında olmuştur, halkın iktidarını kurma mücadelesine sonuna kadar sahiplik etmiştir. Bizler TBMM'ye giderken, bakın şu üzerimde gördüğünüz elbiselerimi hiç değiştirmedim, bilerek de bunlarla geldim. Yağmur yedik, dolu yağdı, dolu yedik. Bu onurlu mücadeleyi başlatan başta Trabzon il örgütümüz adına ve Türkiye'deki tüm örgütlerimiz adına hepsine yürekten teşekkür ediyorum.

"Asla geri adım atmayacağız"

Mücadeleyi Cumhuriyetin geleceği için sürdürdüklerini belirten Bak, önceliklerini şu şekilde sıraladı:

Bizim birinci görevimiz Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal yapısına sahiplik etmektir. İkincisi, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e bizler Trabzon İl örgütleri olarak, tüm örgütlerimizle birlikte onun mücadelesine omuz vermektir. Üçüncüsü, bizim cumhurbaşkanı adayımız Trabzon'un evladı Ekrem İmamoğlu'nun bugün süren davasına bir tane eksik kalmaması için, zerre eksiklik gelmemesi için onun yanında bu mücadeleye, Ekrem Başkanımız için de sonuna kadar devam edeceğiz. Bundan hiç kimsenin endişesi olmasın.

Mustafa Bak, Ankara’dan ayrılmadan önce Genel Başkan Özgür Özel ile görüştüğünü ve Trabzon örgütüne 'mutlak butlan'a karşı durdukları için teşekkür ettiğini ifade etti.

Bundan sonraki sürece ilişkin "Hukuki süreci sonuna kadar işleteceğiz." diyen Bak, sözlerini şöyle tamamladı:

Genel başkanımızın çağrısıyla birlikte 40 gün içerisinde ve şimdiden kamuoyuna açıklanmak koşuluyla, butlan yönetimi diyorum, butlan yönetimi açıklama yapacaktır, yapmak zorundadır. Bizler bu yönetimin alacağı kurultay kararının dışında hiçbir kararı da tanımayacağız. Bir an önce örgütün gerçek sahiplerine bu örgütü, partiyi, CHP'yi ve baba ocağını teslim edecekler! Bizim şartımız budur. Bunun aksine eğer bu kararı almazlar ve bunu devam ettirirlerse bizim mücadelemiz hem içeride bu butlancılarla birlikte hem de dışarıda 25 yıllık iktidarın, ülkeyi bu sefalete sürükleyen iktidarla, CHP'yi iktidar yapana kadar mücadelemiz devam edecektir. Bundan asla geri adım atmayacağız.

Hiç kimse CHP'yi dizayn ederek yol yürüyeceğini zannetmesin. CHP'yi mahkemeler üzerinden dizayn ederek, CHP'nin yönetim kadrolarını değiştirerek iktidarlarını sürdüreceklerini sananlar asla bunun böyle olacağını sanmasınlar. Bizler CHP'nin her bir bireyi olarak bu mücadelenin neresinde olacaksak, hangi mücadeleyi vereceksek, Ekrem Başkanımız gibi bedel ödemesi gereken varsa buradaki tüm arkadaşlarımla bu bedeli ödemeye hazırız. Bunu herkes böyle bilsin. Ve CHP'nin tarihine hiç kimse bir kara leke yazdıramaz. Bu kara lekeyi yazdıranlar bugün CHP'nin baba ocağına polis marifetiyle girenlerdir. Onların alınlarına bu ihanet yazılacaktır. CHP'nin gerçek üyeleri, gerçek sahiplerinin alnı ak, alnı paktır. Hiç kimse bunu değiştiremez. Bu kutlu mücadelede hiç kimse CHP'yi hapsedemez. Bundan sonra da bu mücadele sonsuza kadar sürecektir.