Gamze ESKİKÖY/ Dijital Gaste- İzmir’in gözde turizm merkezlerinden Çeşme’de, Alaçatı Mahallesi Tatlıcak mevkiinde hayata geçirilmek istenen marina ve otel projesi çevre örgütlerinin tepkisini çekti.
Yazıcı Turizm Marmaris İşletmeleri A.Ş. tarafından planlanan proje kapsamında yat limanı, çekek yeri, 9 odalı otel, sosyal ve idari tesisler ile deniz feneri yapılması hedefleniyor. Proje alanında ayrıca denize 1893 metrekare genişliğinde dalgakıran, 1292 metrekare genişliğinde yüzer iskele inşa edilmesi ve yat limanı için deniz dip taraması yapılması planlanıyor. Limana 15 ila 50 metre uzunluğunda 47 yatın yanaşabileceği belirtilirken, projenin toplam maliyetinin 241 milyon 500 bin TL olduğu kaydedildi.
Çevrecilerden nihai ÇED raporuna kapsamlı itraz
Çeşme Çevre Derneği, Çeşme ilçesi Alaçatı Mahallesi Tatlıcak mevkiinde, 270 ada 1, 2 ve 3 numaralı parseller ile 270 ada 3 numaralı parselin önündeki deniz alanında gerçekleştirilmek istenen projeye ilişkin Nihai ÇED Raporu’na itiraz etti.
Dernek adına yapılan başvuruda, projeye yönelik itirazların yalnızca teknik gerekçelere dayanmadığı; sosyal, çevresel ve hukuki temeller taşıdığı vurgulandı.
Açıklamada, “Söz konusu projeye ilişkin itirazlarımız yalnızca teknik değil; aynı zamanda sosyal, çevresel ve hukuki temellere dayanmaktadır” ifadelerine yer verildi.
"Halk bu projeyi istememektedir"
Çeşme Çevre Derneği’nin itiraz dilekçesinde, projenin daha önce Çeşme halkı tarafından defalarca reddedildiği belirtilerek Halkın Katılımı Toplantıları’nın protesto edildiği ve boykotlar nedeniyle sürecin sağlıklı yürütülemediği ifade edildi.
Dernek açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Bu proje Çeşme halkı tarafından daha önce defalarca reddedilmiştir. Halkın Katılımı Toplantıları halk tarafından protesto edilmiş, toplantılar boykot edilmiş, bu nedenle süreç sağlıklı şekilde yürütülememiş ve toplantılar iptal edilmiştir.
Bu durum açıkça ortadadır... Halk bu projeyi istememektedir. ÇED sürecinin en temel unsuru olan 'halkın katılımı' fiilen ortadan kalkmıştır. Şimdi ise aynı proje, Bakanlık kanalıyla halkın görüşü alınmadan yeniden gündeme taşınmaktadır. Halk katılımı süreçlerini etkisizleştirerek projeyi onaylatmaya yönelik bu yaklaşım hukuken kabul edilemez. Bu haliyle süreç hukuken sakatlanmıştır.”
Kıyı ve deniz alanlarının özel sektöre tahsisine tepki
Dernek, proje kapsamında kullanılmak istenen alanın Çeşme’nin en nadide kıyı şeritlerinden birini kapsadığını belirterek, kamusal deniz ve kıyı alanlarının özel bir turizm şirketine tahsis edilmesine karşı çıktı.
Açıklamada, kıyıların kamuya açık tutulması gerektiği vurgulanarak şu ifadeler kullanıldı:
“Proje kapsamında kullanılmak istenen alan; Çeşme'nin en nadide kıyı şeridini kapsamakta, kamusal deniz ve kıyı alanlarını içermekte, Yerel halkın erişim hakkına tabi ortak miras niteliği taşımaktadır.
Bu alanların özel bir turizm şirketine tahsis edilmesi, kamu yararından çıkarılarak ticari bir marina ve otel kompleksine dönüştürülmesi, kabul edilemez. Bu durum: Anayasa'nın 43. maddesinde düzenlenen kıyıların kamuya açık tutulması ilkesine, 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun kıyı alanlarını koruma amacına, Anayasa'nın 56. maddesindeki sağlıklı çevrede yaşama hakkına ve kamu yararı ilkesine, açıkça aykırıdır.”
“Alaçatı ve Çeşme'nin ekolojik kimliğine onarılmaz zarar”
İtiraz metninde, Alaçatı kıyıları ve Tatlıcak bölgesinin Çeşme’nin marka değerini oluşturan doğal güzelliklerden biri olduğu ifade edildi. Bölgenin sörf ve su sporları turizmiyle özgün bir ekosisteme sahip olduğu belirtilirken, projenin doğal kıyı çizgisine ve deniz yaşamına zarar vereceği savunuldu.
Dernek, projeye ilişkin çevresel riskleri şu sözlerle aktardı:
"Alaçatı kıyıları ve Tatlıcak bölgesi, uluslararası düzeyde tanınan doğal güzelliği ile Çeşme'nin marka değerini oluşturmaktadır, Sörf ve su sporları turizmiyle özgün bir ekosisteme ev sahipliği yapmaktadır, Hassas deniz biyoçeşitliliği barındırmaktadır.
Bu proje ile doğal kıyı çizgisi bozulacak, dip tarama faaliyetiyle deniz tabanı ve flora zarar görecek, deniz canlılarının yaşam ortamı tahrip edilecek, bölgenin turistik ve ekolojik kimliği geri dönüşsüz biçimde yok edilecektir. Bu etkiler geri dönüşü olmayan ekolojik tahribat niteliği taşımaktadır.”
Deniz kirliliği ve çevre krizi uyarısı
Çeşme’nin hâlihazırda ciddi çevre ve su sorunlarıyla karşı karşıya olduğu belirtilen açıklamada, marina işletmesinden kaynaklanabilecek yakıt, yağ ve atık su kirliliğinin deniz ekosistemi üzerinde baskı yaratacağı kaydedildi.
Açıklamada şu değerlendirmelere yer verildi:
“Çeşme bugün ciddi bir çevre ve su sorunu ile karşı karşıyadır. Bu projeyle; marina işletmesi kaynaklı yakıt, yağ ve atık su kirliliği deniz ekosistemine zarar verecek, yat trafiğinin artmasıyla akustik kirlilik ve deniz canlıları üzerindeki baskı yoğunlaşacak, kıyı çizgisinin değişmesiyle yerel akıntı rejimleri ve kum hareketleri bozulacaktır. Kıyı ekosistemi zaten kırılgan olan bu bölgede bu tür yatırımlar planlama ilkelerine aykırıdır.”
“Kümülatif etkiler göz ardı edildi"
Çeşme’de yoğun kıyı yapılaşması, turizm baskısı, enerji ve altyapı projelerinin hâlihazırda ciddi bir çevresel yük oluşturduğu belirtilen açıklamada, söz konusu projenin bu yükü daha da artıracağı ifade edildi.
ÇED raporunda birikimli etkilerin bütüncül ve bilimsel bir yaklaşımla değerlendirilmediği savunulan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
“Çeşme'de yoğun kıyı yapılaşması, kontrol edilemeyen turizm baskısı, enerji ve altyapı projeleri, zaten ciddi bir çevresel yük oluşturmaktadır. Bu proje bu yükü daha da artıracaktır. Ancak ÇED raporunda bu birikimli etkiler bütüncül ve bilimsel bir yaklaşımla değerlendirilmemiştir. Kümülatif etkilerin göz ardı edilmesi, raporun nesnel bir çevre değerlendirmesi olmaktan çıkmasına neden olmaktadır.”
“Kamu yararı taşımamaktadır"
Çeşme Çevre Derneği, projenin halkın açık iradesine aykırı olduğunu, kamusal kıyı ve deniz alanlarını özel çıkara hizmet ettireceğini ve doğal dengeye onarılamaz zarar vereceğini belirterek projede kamu yararı bulunmadığını savundu.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Tüm bu veriler ışığında bu proje, halkın açık iradesine aykırıdır, kamusal kıyı ve deniz alanlarını özel çıkara hizmet ettirecektir, doğal ve ekolojik dengeye onarılamaz zarar verecektir. Çeşme'nin toplumsal ve çevresel sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. Dolayısıyla bu proje kamu yararı taşımamaktadır.”
Dernekten "ÇED olumsuz" talebi
Çeşme Çevre Derneği, Nihai ÇED Raporu’na yaptığı itirazda projenin durdurulmasını ve “ÇED olumsuz” kararı verilmesini talep etti.
Dernek adına Başkan Dr. Ahmet Güler imzasıyla yapılan açıklamanın sonuç bölümünde şu ifadelere yer verildi:
“Yukarıda belirtilen nedenlerle; İzmir ili, Çeşme ilçesi, Alaçatı Mahallesi Tatlıcak mevkiinde Yazıcı Turizm Marmaris İşletmeleri A.Ş. tarafından planlanmakta olan Yat Limanı (Otel Dahil), Çekek Yeri ve Dip Tarama projesine ilişkin Nihai ÇED Raporuna itiraz ediyoruz. Proje hakkında "ÇED OLUMSUZ" kararı verilmesini talep ediyoruz. Aksi halde telafisi mümkün olmayan çevresel, ekolojik, kıyısal ve toplumsal zararların kaçınılmaz olarak oluşacağı açıktır."