İzmir Haberleri

Çatıdan düşen işçi hayatını kaybetmişti... İzmir'deki olayın bilirkişi raporunda dikkat çeken detaylar

İzmir Büyükşehir'e ait Kültürpark 2 No'lu Holde çatı onarımı esnasında düşerek yaşamını yitiren işçi Anıl Göçmenli olayına dair bilirkişi raporu hazırlandı. Raporda, İzBB ve Javenis Yapı olayın gerçekleşmesinde ‘etken’ olarak yer aldı. Göçmenli’nin Avukatı Mehmet Fatih Demir Dijital Gaste’ye yaptığı açıklamada derhal soruşturulma başlatılması çağrısında bulundu.

Abone Ol

Batuhan KAYA/Dijital Gaste - Özel Haber- 28 Şubat 2026 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Kültürpark 2 No'lu Holdeki çatı tamiratı esnasında düşerek yaşamını yitiren Anıl Göçmenli’nin ölümüne dair olay için Bilirkişi Raporu hazırlandı.

Raporda, Javenis Yapı Sahibi Burak Taşdemir, henüz kimliği tespit edilemeyen Yaşar Güneş, çatı yalıtımı ve izolasyon yapım işlerine bakan ve henüz kimliği tespit edilemeyen İzmir Büyükşehir Belediyesi (İzBB) saha sorumlusu ve Rıza Yıldız’ın olayda etken olduğuna yer verildi.

İzBB ve ana yüklenici Yaşar Güneş bilirkişi raporuna göre olayda etken olarak yer alırken, Göçmenli’nin Avukatı Mehmet Fatih Demir’den İzBB’ye derhal idari soruşturma başlatılması çağrısı geldi.

İzBB’nin saha sorumlusu da ‘etken'!

Raporda, henüz kimliğinin tespit edilemediği vurgulanan çatı yalıtımı ve izolasyon yapım işlerine bakan İzBB saha sorumlusunun yaşanan olayda ‘etken’ olduğu belirtildi.

Raporda, olaya dair İzBB Saha Sorumlusu’nun ‘etken’ olduğu yönündeki tespite dair ise şu ifadeler kullanıldı:

“Soruşturma konusu kaza olayında iş mevzuatından doğan yükümlülükleri yerine getirmek gerek İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın çatı su yalıtım ve izolasyon yapım işlerine bakan saha sorumlusu gerekse Güneş Yapı unvanlı firma yetkilisi henüz kimlik tespiti yapılmayan Yaşar Güneş arasında olduğu kanaatine varılmıştır. Yapılan çalışmaların denetim ve gözetimini yapmak, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın çatı su yalıtım ve izolasyon yapım işlerine bakan henüz kimlik tespiti yapılmayan saha sorumlusunun, görev ve yükümlülüklerindendir. Olayın meydana geliş tarzından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın çatı su yalıtım ve izolasyon yapım işlerine bakan henüz kimlik tespiti yapılmayan saha sorumlusu tarafından güvenli çalışmanın sağlanabilmesi için gerekli takip ve denetimin yapılmadığı; çatıda yapılacak çalışma öncesinde toplu koruma tedbirlerinin alınıp alınmadığının kontrol edilmediği; paraşüt tipi emniyet kemerinin bağlanabilmesi için yaşam hattı veya ankraj noktalarının kurulup kurulmadığının takip edilmediği kanaatine varılmıştır. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın çatı su yalıtım ve izolasyon yapım işlerine bakan henüz kimlik tespiti yapılmayan saha sorumlusunun, çatıda yapılacak çalışma öncesinde toplu koruma tedbirlerinin alınıp alınmadığını kontrol etmesi; paraşüt tipi emniyet kemerinin bağlanabilmesi için yaşam hattı veya ankraj noktalarının kurulup kurulmadığını takip etmesi gerekirdi.”
“İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın çatı su yalıtım ve izolasyon yapım işlerine bakan henüz kimlik tespiti yapılmayan saha sorumlusu, denetim, gözetim ve kontrol yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.”

Sigortası, eğitimi, sağlık raporu ve emniyet kemeri yok!

Yine bilirkişi raporuna göre Anıl Göçmenli’nin çalıştığı gün sigortasının yapılmadığı, İş Sağlığı ve Güvenliği eğitiminin verilmediği, yüksekte çalışma eğitiminin olmadığı, sağlık raporunun olmadığı ve tam vücut tipi emniyet kemeri, baret, iş ayakkabısının olmadığı yönünde bir tespite yer verildi.

Göçmenli’ye dair tespitler raporda şu şekilde yer aldı:

“Müteveffa Anıl Kazım Göçmenli’nin, çalıştığı çatıda bastığı eternit adı verilen çatı malzemesinin kırılmasıyla yaklaşık 35-40 metre yükseklikten zemine düşerek vefat ettiği olayda çatıda yapılacak çalışma öncesinde toplu koruma tedbirlerinin alınmadığı; paraşüt tipi emniyet kemerinin bağlanabilmesi için yaşam hattı veya ankraj noktaları kurulmadığı ayrıca müteveffa Anıl Kazım Göçmenli’nin üzerinde kişisel koruyucu donanımlar (paraşüt tipi emniyet kemeri, baret, iş ayakkabısı) bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kaza olayının meydana geldiği yer ve oluş biçimi dikkate alındığında işveren unvanlı şüpheli Burak Taşdemir tarafından çatıda yapılacak işlerle ilgili gerekli kontrollerin 8/14 yapılmadığı, risklerin tespit edilmediği ve tedbirlerin alınmadığı; çatıda yapılacak çalışma öncesinde toplu koruma tedbirlerinin alınmasıyla ilgili gerekli iş organizasyonunun sağlanmadığı; paraşüt tipi emniyet kemerinin bağlanabilmesi için yaşam hattı veya ankraj noktaları kurulmadığı; müteveffa Anıl Kazım Göçmenli’ye kişisel koruyucu donanımlar (paraşüt tipi emniyet kemeri, baret, iş ayakkabısı) verilmediği kanaatine varılmıştır.”

Göçmenli’nin avukatından çağrı: İdari soruşturma başlatın!

“27 Şubat 2026 tarihinde İzmir Kültürpark’ta meydana gelen ve Anıl Kazım Göçmenli’nin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olayın üzerinden uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen hâlâ somut hiçbir gelişme yaşanmamıştır. Bu artık bir gecikme değil, açık bir sorumluluktan kaçıştır. Bilirkişi raporu; iş güvenliği önlemlerinin alınmadığını, denetim görevlerinin yerine getirilmediğini ve birden fazla sorumlunun bulunduğunu açıkça ortaya koymuştur. Buna rağmen İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin; Herhangi bir etkili iç soruşturma başlatmadığı, Sürece aktif katkı sunmadığı, Kendi sorumluluk alanındaki ihmallerle ilgili tek bir somut adım atmadığı görülmektedir. Daha da vahimi; kamuoyuna yapılan açıklamalar ile dosyadaki fiili durum arasında açık bir çelişki bulunmaktadır. Buradan açıkça soruyoruz: İzmir Büyükşehir Belediyesi, kendi sorumluluk alanındaki ihmalleri neden soruşturmamaktadır? Saha sorumluları ve ilgili birimler hakkında neden işlem yapılmamaktadır? Bir gencin hayatını kaybettiği bu olayda neden hâlâ kimse idari olarak hesap vermemiştir? Bu suskunluk ve hareketsizlik, ihmalin üstünü örtme girişimi olarak değerlendirilmektedir. Açıkça ifade ediyoruz: İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ilgili birimleri ve sorumluları hakkında derhal; İdari soruşturma başlatılmalı, Görev ihmali bulunan kişiler görevden uzaklaştırılmalı, Elde edilen tüm bilgi ve belgeler yargı makamlarına eksiksiz şekilde sunulmalıdır. Aksi halde bu sürecin her aşaması, sadece hukuki değil, aynı zamanda vicdani sorumluluk doğuracaktır. Hiçbir kamu kurumu, hiçbir yetkili, bir insan hayatının kaybı karşısında sessiz kalamaz. Bu sessizlik artık tarafsızlık değil, sorumluluğun parçası olmaktır. Bir kez daha vurguluyoruz: Bu bir kaza değil, önlenebilir bir ölümdür. Anıl Kazım Göçmenli’nin hayatı üzerinden geçen her gün, adaletin gecikmesidir. Ve geciken adalet, adalet değildir. Bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız.”