Bugün onların, gelecek en çok çocukların hakkı

Abone Ol

O günden bugüne ne değişti? Yani 23 Nisan 1920 tarihinden bugüne…

Amacım, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın tarihçesinden bahsetmek ve hamaset edebiyatıyla bilineni tekrar etmek değil.

Tarihimizin şanlı günlerini kutlamak, bugünü hazırlayan atalarımıza saygımızı sunmak her Türk evladının temel görevidir.

Ayrıca tören ve etkinliklerin tek amacı hatırlatma değil; yeni kurulan değerlerin topluma benimsetilip yaşatılmasıdır.

Millî bağımsızlık mücadelesinde ve “Cumhuriyet Türkiye’sinin” inşasında 23 Nisan 1920 tarihi asla unutulmamalıdır.

O günlerin ruhunu barındıran bu bayram, Mustafa Kemal Atatürk’ün egemenlik ilkesinin, devletin ve Millî Mücadele’nin sembolüdür.

Konuyu bildiğimizi, tam olarak idrak ettiğimizi kabul ederek; kısaca temel ruhuna inelim.

ÇOCUKLARIN GERÇEK BAYRAMI

TBMM’nin ilk Yevm-i Küşadı olan “23 Nisan günü millî bayramdır.” hükmüyle kabul edilen TC’nin ilk millî bayramı, 1 Kasım 1922’den sonra “23 Nisan Millî Hâkimiyet Bayramı” olarak kutlandı.

Tarihine nüfuz etmek değil demiştik ama burası önemli…

Bayram, 1927’den itibaren Türkiye Himaye-i Etfâl Cemiyeti’nin öncülüğünde kutlanmaya başladı, 1929’da Çocuk Haftası’na dönüştürüldü.

İlerleyen zaman içinde “Millî Hâkimiyet Bayramı” ve 1981’e kadar değişik isimler altında kutlandı. Millî Güvenlik Konseyi’nin kararıyla bu tarihten sonra “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” adı altında resmî statüye kavuştu.

Gelelim şimdi çocuk günü, çocuk bayramı gibi değişik adlar altında kutlanan bu bayramın özüne…

Türkiye Himaye-i Etfâl Cemiyeti, “çocuk davası”nı üstlenerek 23 Nisan’ın kutlanmasında hep öncü rol oynadı. 1921’de kurulan cemiyet, tarih içinde hep bu rolünü sürdürdü ve dünya çapında sesini duyurdu. Cemiyetin başkanı Dr. Fuad Bey’in Cumhuriyet Türkiye’sinin değerlerinin benimsenmesinde emeği büyük olmuştur.

1927 tarihli 23 Nisan Çocuk Bayramı etkinliklerinde muhteşem kutlamalar yapıldı. Çocuk Haftası’nın açılışını yapan çocuklardan kurulu bir komite bütün organizasyonları yönetti.

Çocuklar, bütün Türk çocukları adına hazırladıkları isteklerini basına ve TBMM’ye sunarak devletin zirvesine ulaştırdı. Çocuklar, tören sırasında beklentilerini ellerindeki “isteriz” levhalarıyla dile getirdi.

O GÜNDEN BUGÜNE NE DEĞİŞTİ?

İşte o istekler:

  1. Her çocuğa müsavi gıda, sıhhat ve hayat isteriz.
  2. Çocukların dilenmesini men eden kanunlarınızı şiddetle tatbik etmenizi isteriz.
  3. Çocukların evlerde, mekteplerde, sokaklarda, her yerde dövenlere karşı adil davranmanızı, çocuklara zulmü men edecek ve cezalandıracak bir kanun çıkarılmasını isteriz.
  4. Çocukların hamallığını, yük taşımasına mani olmanızı isteriz.
  5. Çocukların ağır işlerde çalıştırılmamasını isteriz.
  6. Çocuk sinemaları isteriz.
  7. Fakir, zengin çocuklar için izci teşkilatı isteriz.
  8. Her çocuğa mektep isteriz.
  9. Çocuk bahçesi isteriz.
  10. Sokaklarda yatan çocuklara çatı isteriz.
  11. Fakir çocukları himaye için Himaye-i Etfal’in her tarafa yayılmasını ve kuvvetlenmesini isteriz dilekleri bulunmaktaydı.

Kutlamalar büyük samimiyet içinde çocukların gerçek bayramı oldu. Çocuk dünyalarından aslında geleceğin ülkesindeki idealleri sıraladı. O günden bugüne pek çok hayal gerçek oldu. Ancak dünyaya gelen her çocuk, büyüklerin kurduğu bu dünyayı bu şekliyle hazır buldu.

Bugün onların… Gelecek onların hakkı…

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ilk günkü azameti ve coşkusuyla kutlu olsun.

Kutlamalar sırasında çocuklara kendilerini ifade etme fırsatı verilmesinin yanında önemli sorumluluklar yüklenmesi ve çocukların da bu işleri başarıyla sonuçlandırmaları önemlidir. Öyle ki çocukların kendilerine verilen görevi layıkıyla yerine getirmelerinden duyulan gurur, devlet yöneticilerinin cemiyete gönderdikleri kutlama telgraflarında ve cemiyetin dergilerinde yer almıştır.