Gündem

Buğra Gökce'den yeni paylaşım: 626 öğündür tek başıma yiyorum

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Genel Sekreteri ve İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Doç. Dr. Buğra Gökce, sosyal medya hesabı üzerinden yeni bir paylaşım yaptı. Gökce, cezaevinde bir gününü anlattı.

Abone Ol

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Genel Sekreteri ve İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Doç. Dr. Buğra Gökce, sosyal medya hesabı Facebook üzerinden cezaevindeki bir gününü anlattı.

Gökce'nin 'İki Çıtır Ekmek' başlıklı paylaşımında şu ifadeler yer aldı:

"Gece su içmek için kalktığımda avlu ıslaktı yağmur yağmıştı. Pek ses duymamıştım. "Ya hafif yağdı ya da ben derin uykudaydım" diye düşündüm. Tekrar yattım. Sabah sayım için avlu kapım açıldığında hava iyice soğumuş, yağış sulu kara dönmüştü. Kapımı örttüm, üşümüş halde kendimi yatağa attım, ikinci battaniyeyi de çektim üzerime. Biraz daha uyumuşum. Uyandığımda saat 9.30’u geçmişti. Bir baktım, gökten kar parçacıkları düşüyor avluma. Hemen avluya koştum, baktım. Avlunun tabanı olan beton zemin ıslanmıştı, kar tutmuyordu ama kar yağışını görmek bile içime derin bir heyecan verdi.

Yılbaşında İstanbul’un bazı bölümlerine yağan kar buraya hiç uğramamıştı. Bu yıl ilk kez kar görüyordum. İçime hem heyecan hem de hüzün geldi. Giyindim çıktım. Azıcık karda yürümek, bunu özgürce yaptığım günleri gözlerim kapalı düşünmek istedim. Avlu penceremin dış tarafına koyduğum beş litrelik su damacanalarından oluşturduğum muhafaza kutularımı kontrol ettim. Ağzını kesip içine elma, portakal, mandalina, havuç, biber koyduğum kış aylarındaki buzdolabım yani… Üzerlerine poşetler geçirerek yağışın direkt girmesini engellediğim damacanaların üzerindeki poşetleri zorlar şekilde birikmiş karları temizledim, poşetleri yeniledim, yiyeceklerimi sağlama aldım.

"Geçmiş güzel günler geldi aklıma"

Sonra yürüdüm. Beşer adımlık her bir çevreyi tamamlayıp döndüğüm volta mekanım avlumu döndüm durdum. Üzerime karlar yağıp montum beyazladıkça, başımdaki bereden süzülüp boynuma temas eden kar parçacıklarıyla azıcık üşürken geçmiş güzel günler geldi aklıma.,

Yaklaşık iki saat yürüdüm. Avlum kar tutmadı ama üzerim beyazlamış biçimde koğuşa girerken elimde “iki çıtır ekmek” olmasını hayal ettim. Çocukluğumdaki gibi. Belki ekmek getiremedim koğuşuma ama 44'üncü pazarımın kahvaltısını hazırlamaya koyuldum. Yüreğim nemli. Gözlerimin içine akıttığı nem olsa gerek bu…

"Çayı bile tek başıma içiyorum"

Bugün itibariyle 313 gündür, en az 626 öğündür tek başıma yiyorum. Çayı bile tek başıma içiyorum. Bir çayı, bir kahveyi benimle içecek dostlarıma sesleniyorum: Var mısınız çıktığımda birlikte içmeye? Karlı, yağmurlu hava fark etmez. Gün ışığında ve dost sohbetinde olsa yeter.