Bazı fikirler çöpten daha değersizdir

Abone Ol

İyi insanlar iyi çevrelerde yetişir. Bu cümleyi aklınızda tutarak yazıyı takip edin.

Çevre” deyince her şeyi anlayın. Doğa, insan, hayvan, çöp…

İnsan etkinlikleri, diğerlerini etkiliyor. Varlık alanımızdaki her şeyi tırtıklayarak tüketiyoruz.

Kısaca buna atık diyoruz. Çöp!

Her atık, doğadaki serüvenini farklı zamanlarda tamamlıyor. Bir elma 2 ayda doğaya karışırken, plastik şişenin sonu 450 yılda geliyor. Bilimsel araştırmalara göre bebek bezi 550 yıl, alüminyum kutuların doğada yok olması için 300 yıl geçmesi gerekiyor.

Konuya yaklaştık. İzmir’de çöp meselesi

Önü arkası düşünülmeden doğrudan belediyelerin hedef gösterildiği çöp konusu, gerçekte ülkenin temel sorunudur.

Kullanılmış fikirlerle amel edip, aynı sonuçla karşılaşılmasına rağmen hala aynı yöntemle sorun çözme gayreti içindekilere gelsin…

Sanayi ve endüstriyel üretim, göç etkisiyle artan nüfus baskısı ve tüketim alışkanlıklarının değişmesiyle çöp üretimi hızla artıyor.

Her gün elindeki çöpü rahatlıkla ortama bırakıp zerre sorumluluk almayan kent sakini, ortaya çıkan atık sorununda tek suçlu olarak milyonlarca insanın çöpünü toplayan belediyeyi görmesi haksızlık…

Uygar toplumlarda sorumluluk paylaşılır. Kentte yaşamanın bedeli ortak / eşit ödenir.

Burada AB ülkelerinde atık sorununun nasıl çözüldüğüne dair bilgiler aktarmak değil niyetim…

Türkiye’de günde kişi başına 1 kilogramdan fazla çöp üretiliyor. Ülke genelinde 100 milyon tona yakın.

İzmir’de ise günde 6 bin ton çöp toplanıyor.

Pekiyi bu çöpler nereye gidiyor?

İşte sorun da burada başlıyor.

Gözlemlerinizle de cam, plastik, kâğıt, karton, metal gibi atıkların çöp toplayıcılar tarafından “doğal ayrıştırma” yöntemiyle alındığını fark etmişsinizdir.

Kalanı belediyeler tarafından kamyonlarla çöp sahalarına taşınıyor. O kadar çok toplanıyor ki artık imhası, depolanması daha büyük sorun haline geliyor.

Gelişmiş ülkelerde piroliz yöntemiyle çöpten enerji üretilebiliyor. Yani çöplerin havasız ortamda sıkıştırılıp sıvı yakıt veya gaz haline getirilerek ekonomiye kazandırılıyor. İsveç bu alanda lider.

Ülkede çöp kalmadığı için başka ülkelerin çöplerini ithal ediyor.

Hemen “İzmir’in çöpünü de alsa…” gibi cin fikir sokmayın aklınıza. Çünkü bu iş göründüğü gibi basit değil.

“Fikirler saygı konusu değildir”

İnsanı değerlendirirken “Fikirler saygı konusu değildir” der Türkiye Felsefe Derneği Başkanı Prof. Dr. İoanna Kuçuradi, “İnsan saygı konusudur” sözüyle fikirlerin değerlendirme konusu olduğunun altını çizer.

İzmir’de en temel sorunların başında çöp geliyor. Herkes İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a yükleniyor. Tugay da farkında ve şöyle ifade ediyor: “Bir problem yaratmaya çalışıyorlar. O problem emin olsunlar herkesin problemi…

Demeye çalıştığım tam olarak budur. Koskoca bir şehrin çöp sorununu sadece bir belediye başkanına yüklemek haksızlık, hadsizlik, fikirsizliktir.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, çöplerin toplanması, taşınması, depolanması, bertaraf edilmesi için yapılması gerekenleri sorumluluk makamının gerektirdiği ölçüde yaptığını beyan etti. Harmandalı Düzenli Atık Depolama Tesisi’nin durumunu da açıkladı. Alandaki heyelan riskiyle ilgili raporun Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na sunulduğunu belirten Başkan Tugay, kamuoyundan yükselen tepkilere karşılık gelen açıklamalarda bulundu. Bunları nazik bir dille yaptı.

Vatandaşlar tepki gösteriyor, saygım sonsuz” diyerek insana saygısını önceleyen Tugay, gerçeği yansıtmayan fikirlerin yol açtığı durumdan rahatsızlığını da dile getirdi.

Meselenin özü şu: Aşırı genellemeler yüzünden toplumdaki yaşam enerjisi kayboluyor.

Kentte olumsuz ne varsa; sebebi ve sorumlusu belediye başkanıdır” genellemesi gelişmemiş toplumların karakteristik iletişim kusurudur.

İnsanın bireysel ve toplumsal sorumluluğunu üstlenmeden yaşamın nimetlerinden yararlanma arzusu ilkel bir taleptir.

Dikkat ettiyseniz konunun siyasi bağlamına girmedim. Zira çöp konusu toplumun ortak ürettiği bir sorundur.

Çözümün sorumluluğunu tamamen yerel yönetime yüklemek insafsızlık olmaz mı?

Bu arada Başkan Cemil Tugay, “Çöpün siyaseti olmaz” diye bir hatırlatma da yapmıştı. Evet, çöp üzerinden siyaset yapılırsa; yapanın üzerinde kalır.

Şayet, çöp üzerinden siyaset yapılırsa zaman, insan ve şehir israf edilmiş olur.

İzmir’in bir çöp sorunu var. Ortada kalmış bir çöp sorunu.

Konuya siyasi görüşüyle yaklaşan, sınırlı kişisel bilgisiyle karşılık veren herkes çözüm odaklı fikir beyan etmedikçe sorunun bir parçası olarak görülecektir.

Beyan edilen fikirler, insanın iyiliğini hedef almıyorsa saygıyı da hak etmiyordur.

Çöp, toplumun bütün kirlerini boşalttığı kirli damarlar gibi kenti sarmadan zihnimizi temiz tutmak hepimizin görevidir.
Unutmadan tekrar edeyim; iyi insanlar iyi çevrelerde yetişir.

İzmir en çok iyi bir çevreyi hak ediyor.