İzmir Haberleri

Bayraklı'da TİS krizi sürüyor: Sendikadan sürece sert tepki!

Bayraklı Belediyesi'ndeki TİS görüşmelerinde yaşanan kriz devam ediyor. Belediyede yetkili sendika Tüm Bel-Sen konuyla ilgili yeni bir açıklama yayınladı. Sendikadan yapılan açıklamada; emekçilerin önlerine konulan teklifin sadece ekonomik bir kayıp değil; evrensel hukuk ilkelerinin ve sosyal demokrat belediyecilik anlayışının açık bir ihlali olduğunu vurgulandı.

Abone Ol

Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Emekçileri Sendikası (Tüm Bel-Sen), Bayraklı Belediyesi'ndeki TİS görüşmelerinin tıkanmasıyla ilgili bir açıklama yayınladı.

Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz imzasıyla yayınlanan açıklamada, belediyenin emekçileri oyaladığı öne sürüldü.

Bayraklı Belediyesi'nde yetkili sendika olarak, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak Toplu İş Sözleşmesi (TİS) süreci kapsamında belediye yönetimiyle defalarca masaya oturduklarını hatırlatan Tüm Bel-Sen, gelinen noktada önlerine konulan teklifin sadece ekonomik bir kayıp değil; evrensel hukuk ilkelerinin ve sosyal demokrat belediyecilik anlayışının açık bir ihlali olduğunu vurguladı.

Tüm Bel-Sen’in açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:

“BASIN VE KAMUOYUNA DUYURU

​DEĞERLİ BASIN EMEKÇİLERİ,

DEĞERLİ MÜCADELE ARKADAŞLARIM;

​Bayraklı Belediyesinde yetkili sendika olarak, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak Toplu İş Sözleşmesi (TİS) süreci kapsamında belediye yönetimiyle defalarca masaya oturduk. Ancak gelinen noktada önümüze konulan teklif, sadece ekonomik bir kayıp değil; evrensel hukuk ilkelerinin ve sosyal demokrat belediyecilik anlayışının açık bir ihlalidir.

​Hukukun Arkasına Sığınarak Hak Gaspı Yapılamaz

​Mevcut yönetim, 4688 sayılı yasanın dar kalıplarını ve yasal sınırları gerekçe göstererek emekçiye düşük ücret dayatmaktadır. Oysa biliyoruz ki; hukuk, emekçinin hakkını korumak için vardır, onu kısıtlamak için değil.

Nisan ayı bordrolarının yasal sınır seviyesine çekilmesi, mevcut sözleşmenin fiilen yok sayılmasıdır.

​Kazanılmış hakların geriye götürülmesi, hukuki güvenlik ilkesine aykırıdır.

​Sosyal demokrat bir yönetim, yasaların dar yorumlarına sığınmak yerine; Anayasa’nın ve uluslararası sözleşmelerin (ILO) emekten yana olan üstünlüğünü savunmalıdır.

​Sosyal Demokrat Belediyecilikle Bağdaşmayan Tutum

​Cumhuriyet Halk Partisi’nin yerel yönetim vizyonu, emeğin yüce değer kabul edildiği, iş barışının ve toplumsal adaletin sağlandığı bir modeldir.

​Buca, Karabağlar, Gaziemir, Çiğli, Konak ve diğer komşu belediyelerimizde imzalanan ve ortalama 35.000 TL seviyesinde olan sözleşmeler, istenince çözüm üretilebildiğinin en somut kanıtıdır.

​Aynı siyasi anlayışın yönettiği belediyeler arasında uçurum yaratmak, sosyal belediyecilik etiğine sığmaz. Bayraklı emekçisi, bu çifte standartlı yaklaşımı hak etmemektedir.

​Masadaki Ciddiyetsizlik ve Demokratik Müzakere

​Toplu sözleşme masası bir lütuf değil, demokratik bir haktır. 4 aydır süren oyalama taktikleri, emekçinin iradesini yok saymaktadır.

​Halkçı belediyecilik, önce kendi çalışanının tenceresini kaynatmasını sağlamaktır.

​Bizler bu kentin hafızası, hizmetin mutfağıyız. Bizim mutsuz olduğumuz bir belediyede, hizmetin kalitesinden ve iş barışından söz edilemez.

​AÇIK ÇAĞRIMIZDIR:

​Bizler "hancı" olan emekçileriz; makamlar ise halka hizmet yolunda birer duraktır. Bayraklı Belediyesi yönetimini; aklıselime, demokratik değerlere ve partinizin emek programına sadık kalmaya davet ediyoruz.

​Eğer bu hukuksuz ve anti-demokratik yaklaşım devam ederse; Tüm Bel-Sen olarak demokratik ve meşru direniş hakkımızı kullanmaktan, haklarımızı meydanlarda aramaktan geri durmayacağız.

​Kazanılmış haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz!

Emeğimizi ve onurumuzu ezdirmeyeceğiz!

​YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ!

YAŞASIN TÜM BEL-SEN!”