İzmir Haberleri

Basmane Çukuru’na gökdelen dikilmesine bir itiraz da İzmir Barosu’ndan!

İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, İzBB ile TMSF arasında Basmane Çukuru için yapılan protokole dair endişelerini ve protokolün yarattığı soru işaretlerini gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla duyurdu.

Abone Ol

Batuhan KAYA/Dijital Gaste- İzmir Barosu, İzmir Büyükşehir Belediyesi (İzBB) ve TMSF’nin anlaşması sonrası Basmane Çukuru’nun bir kısmının konut inşaatına açılacak olmasına karşın basın açıklaması gerçekleştirdi.

Kültürpark Platformu’ndan Yasemin Sağlam’ın da katıldığı basın açıklamasında konuşan İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, “Kamu hakkının, yetki devri ile keyfi biçimde ranta dönüştürülmesinin önüne geçilmesi, hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Kamuya ait alanlar, müzakere edilebilir bir meta değil; toplumun ortak geleceğidir. İzmir Barosu olarak altını bir kez daha çiziyoruz: Halkın olan, halka ait kalmalıdır. Kamu yararı gözetilmeksizin yapılan her tasarruf, yalnızca bugünü değil, İzmir’in geleceğini de ipotek altına almaktadır.” diye konuştu.

Yılmaz ayrıca, 11 Şubat Çarşamba günü gerçekleştirilecek İzBB Meclis Toplantısı öncesi meclisin gerçekleştirileceği Kültürpark 4 Nolu Hol önünde bir de basın açıklaması yapacaklarını duyurdu.

"Protokol soru işaretleri yaratmaktadır"

İzBB ile TMSF arasında yapılan protokolün kamuoyunda soru işaretleri yarattığını söyleyen Yılmaz, “Son dönemde gündeme gelen protokol ve uygulamalar, kamuoyunda ciddi soru işaretleri yaratmaktadır. Kentin en değerli kamusal alanlarından birine ilişkin süreçlerin, şeffaflıktan uzak, yargı denetimini işlevsiz kılabilecek ve kamu yararını geri plana iten bir anlayışla yürütülmesi kabul edilemez. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu kentte yaşayan milyonlarca yurttaşın iradesini ve ortak çıkarlarını temsil etmektedir. Belediyenin sahip olduğu yetki, halkın olanı, keyfi uygulamalarla belirli kişi ya da grupların tasarrufuna bırakacak şekilde kullanılamaz.” dedi.

"Büyükşehir davalardan feragat etmesin"

Protokolle birlikte İzBB’nin Basmane Çukuru için TMSF’ye karşı açtığı davalardan feragat etmemesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Bu noktada özellikle vurgulamak isteriz ki; İzmir Büyükşehir Belediyesine tapuların geri dönmesine ilişkin devam eden hukuki süreçlerden feragat edilmemelidir. Zira bu süreçler, yalnızca bir hukuki ihtilafın değil, İzmir halkına ait bir kamu varlığının tescili anlamına gelmektedir.” şeklinde konuştu.

"3-4 milyon dolar ödenerek 80 milyon dolarlık taşınmaz alınabilir"

Geçtiğimiz yıllarda süren ve İzBB lehine sonuçlanan yargı süreçleri sonunda çıkan kararlara bağlı olarak, İzBB’nin 4-5 milyon dolar ödeyip 80 milyon dolar değerindeki taşınmazları satın alabileceğini söyleyen Yılmaz, “EGS ve Güçbirliği’nin Büyükşehir Belediyesine açmış olduğu akdin feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkin davada İzmir Büyükşehir Belediyesi 2022 yılında karşı dava açarak sözleşmenin geriye dönük feshi istemiyle tapuların iptalini talep etmiş ve bu dava dosyasında verilen Bilirkişi raporunda EGS ve Güçbirliği A.Ş’ye verilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile İzBB’ye iadesi yönünde görüş bildirilmiştir. Gelinen bu noktada EGS ve Güçbirliği A.Ş tarafından taşınmazda yapılan imalatlara makul bir tazminat ödenerek taşınmazların geri alınması söz konusu olmaktadır. Dava dosyasında verilen Bilirkişi raporlarına göre 4-5 milyon dolar civarında tazminat ödenmesi karşılığında. 80 Milyon dolar değerindeki taşınmazların geri alınması gündeme gelmiştir. Bu davadan ayrı olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi akdin feshi nedeniyle 8,5 milyon dolar tutarındaki teminat mektubunun nakde çevrilmesi talebinde bulunmuştur.” diye konuştu.

Süreç İzmir halkı lehineyken ne değişti?

2023’te İzBB Başkanı değişene kadar TMSF ile taşınmazların tapularının belediyeye devri konusunda mutabakata varıldığını hatırlatan Yılmaz, 2023 yılındaki yerel seçimlerde İzBB Başkanın değişmesi ile sürecin tamamlanamadığını söyledi. Yılmaz açıklamasının devamında, “Yargılama sürecinde belediye lehine gelen bilirkişi raporları sonrasında, TMSF ile taşınmazların tapularının belediyeye devri konusunda mutabakata varılmış, yalnızca tazminat tutarları konusunda uzlaşma sağlanmaya çalışılmış ancak süreç tamamlanamadan 2023 Yerel Seçimleri olmuş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı değişmiştir.

Bu aşamadayken sormak zorundayız: Hukuki süreç İzmir halkı lehine ilerlerken, bugün ne olmaktadır da belediye, arsanın yüzde 70’ini ranta açılmak üzere TMSF’ye devretmeyi, kalan yüzde 30’u için ise şartlı olarak kültür merkezi yapılmasını kabul etmektedir? Bu yaklaşım, kamu yararının esas alındığı bir planlama anlayışından ziyade, kamusal bir alanın parçalanarak ticari kullanıma açılması sonucunu doğurmaktadır. Oysa yapılması gereken: bu bütünlüğü güçlendirecek, kamusal kullanım öncelikli ve telafisi mümkün olmayacak kayıpları engelleyecek bir yaklaşımı benimsemektir.” ifadelerini kullandı.

Basmane Çukuru’na dair tüm gelişmelerin takipçisi olacağız

Basmane Çukuru’na dair tüm sürecin takipçisi olacaklarını duyuran Yılmaz, “Bizler, hukukun üstünlüğünü, kent hakkını ve kamu yararını savunan bir kurum olarak, Basmane Çukuru’na ilişkin tüm gelişmelerin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Hukuka aykırı, kamu yararını zedeleyen ve kamusal alanları geri dönüşü olmayan biçimde ticarileştiren her türlü girişime karşı hukuki mücadele yürütmekten geri durmayacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz. Basmane Çukuru bir rant alanı değil, İzmir halkının ortak yaşam alanıdır. Bu gerçeği yok sayan hiçbir uygulama ne hukuk ne de kamu vicdanı nezdinde meşru değildir.” ifadeleriyle açıklamasını noktaladı.