İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyetinde bulunan üç taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesine İzmir Barosu’ndan tepki geldi. Baro, Meslek Fabrikası binası, Egemenlik Binası ve Tepecik’teki eski Gasilhane’nin devrine ilişkin girişimleri “kaygıyla izlediklerini” açıkladı. Açıklamada, Büyükşehir Belediyesi’nin bu süreçte yürüttüğü mücadelede yanında oldukları vurgulandı.
“Kamuya yararı yok” vurgusu
Baro açıklamasında, söz konusu taşınmazların Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçirilmesi yönündeki girişimlerin hukuki süreçler tamamlanmadan yürütüldüğü ifade edildi. Bu durumun kamuya ve İzmirlilere herhangi bir yarar sağlamayacağı görüşü dile getirildi.
Hiçbirinde ticari faaliyet yürütülmediği belirtilen kurumların, İzmir halkının ekonomik ve sosyal yaşamına destek amacıyla hizmet verdiği hatırlatıldı.
200 bine yakın kursiyer vurgusu
Baro, Meslek Fabrikası’nın bugüne kadar sayısı 200 bine yaklaşan kursiyere sertifikalı eğitim verdiğini belirtti. Egemenlik Binası’nın 1800’lü yılların sonunda belediye binası olarak inşa edildiği, eski Gasilhane’nin ise kamu hizmetinde kullanıldığı ifade edildi.
Tarihi vesikalar dikkate alınmadan ve gerekli hukuki süreçler tamamlanmadan yapılan girişimlerin kamuoyu vicdanında kabul görmeyeceği kaydedildi.
“Haklı mücadelede yanındayız”
Açıklamanın sonunda, İzmir halkının hizmetinde olan bu kurumların yine İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kalması gerektiği vurgulandı. Baro, Büyükşehir Belediyesi’nin “haklı mücadelesinde” yanında olduklarını duyurdu.
Yapılan açıklama şöyle:
"Son dönemde İzmir Büyükşehir Belediyesine ait bazı taşınmazların Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçirilmesi yönündeki girişimleri kaygıyla izlemekteyiz.
Sayısı 200 bine yaklaşan kursiyere sertifikalı meslek kursları sağlamış olan Meslek Fabrikası, 1800’lerin sonunda İzmir’e bir belediye binası kazandırmak amacıyla şehrin yöneticilerinin para toplayarak inşa ettirdiği Egemenlik Evi ve hem gasilhane hem de evde bakım hizmeti olarak kamu hizmetinde kullanılan binaların yasal süreçlerin tamamlanması beklenmeden Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesine geçirilme çabasının kamuya, İzmir ve İzmirlilere herhangi bir yararı olmadığı gibi hukukî de olmadığı kanaatindeyiz.
Hiçbirinde ticari faaliyet yürütülmeyen, İzmirlilerin ekonomik ve sosyal yaşantılarına destek olmak adına faaliyet gösteren bu kurumların vakfedilmediği yönündeki tarihi vesikalar dikkate alınmaksızın ve gerekli hukuki süreçler tamamlanmadan gerçekleştirilen girişimlerin kamuoyu vicdanında kabul edilmeyeceği de açıktır.
İzmirlilerin ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin büyük çabalar ve emeklerle ayakta tuttuğu, var ettiği ve İzmir halkının yaşamlarını kolaylaştırmak dışında herhangi bir amaca hizmet etmeyen kurumlarının yine bir kamu kurumu olan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde kalması gerektiğinin altını çiziyor, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu haklı mücadelesinde yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz."