İzmir Haberleri

AK Parti İzmir İl Başkanı İnan’dan tahliye savunması: Üç kez verilen karar uygulanıyor

AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, Meslek Fabrikası’ndaki tahliye sürecinin hukuki zeminde yürüdüğünü savundu

Abone Ol

İzmir’de Meslek Fabrikası binasına yönelik tahliye süreci yeni bir siyasi tartışmayı beraberinde getirdi. AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, sabah saatlerinde yaşanan gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, sürecin hukuki zeminde yürüdüğünü savundu. İnan, mülkiyetin Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olduğunu ve bağımsız yargının verdiği kararların uygulanması gerektiğini söyledi.

Tahliye için verilen sürenin dolmasının ardından sabah erken saatlerde bina çevresinde polis ekipleri güvenlik önlemi aldı. Çevre barikatlarla kapatılırken, Vakıflar Genel Müdürlüğü ekiplerinin içeride tespit çalışmalarına başladığı bildirildi.

İNAN’DAN SERT TEPKİ

AK Partili İnan, kamuoyunda dile getirilen “şafak baskını” ve “malımıza çökülüyor” eleştirilerine sert sözlerle yanıt verdi. İnan, açıklamasında tarihi yapının Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün tapulu malı olduğunu savunurken, içeride bulunanların üç ayrı tahliye kararına rağmen binayı boşaltmadığını öne sürdü.

İnan, geçmişte aynı yapının İzmir dışındaki bir vakfa ihalesiz ve bedelsiz kullandırılmak istendiğini de iddia etti. Sürecin sonunda yapının üniversite öğrencilerine hizmet verecek yeni bir merkeze dönüştürüleceğini belirtti.

AK PARTİLİ İNAN’IN AÇIKLAMASININ TAM METNİ

“Sabahın ilk ışıklarıyla koparılan ‘şafak baskını, malımıza çökülüyor’ yaygarasının ardında bir mağduriyet değil, bir hukuk tanımazlık yatıyor.

Eski DGM binaları olan bu tarihi miras, aslında devletin kurumu Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün tapulu malı.

Ancak içeridekiler, bağımsız yargının tam üç kez verdiği tahliye kararını ellerinin tersiyle iterek açıkça işgalcilik yaptı.

İstanbul’da mahkeme kararı bile olmadan gençlere hizmet eden onca kurumu kapı dışarı edenler, konu İzmir olunca kendi ülkelerinin kurumuna sanki bir ‘Yunan vakfıymış’ gibi düşmanca bakacak kadar çifte standart uyguladılar.

Sahnede ‘İzmir’in malı İzmir’de kalmalı’ naraları atanların sicili ise bambaşka bir gerçeği fısıldıyor.

Çok değil, yakın bir geçmişte aynı kişiler, bu tarihi mirası ihalesiz ve bedelsiz bir şekilde İstanbullu bir vakfın kullanımına sunmaya kalkmıştı.

İzmir’in malını adeta uçurumun kenarından alan ve bu hukuksuz işleme ‘dur’ diyen ise AK Parti kadroları oldu.

Yani geçmişte İzmir’in malını başkalarına altın tepside peşkeş çekmeye kalkıp yargıdan dönenlerin, bugün utanmadan ‘malımıza çökülüyor’ demesi tam bir ikiyüzlülüktür.

Eğer bugün o mal İzmir’de kalıyorsa, geçmişte sergilenen o kararlı hukuki mücadele sayesindedir.

Artık o tarihi kapılar, işgalciler için değil, İzmir’in pırıl pırıl gençleri için açılacak.

Burası, üniversite öğrencilerine hizmet eden, şehre yakışır yepyeni bir eser olacak.

Bu hikayenin sonunda, o sahte kahramanlara verilecek tek bir nasihat var: Haddinizi bilin.

İzmir’in değerlerini gerçekten düşünüyorsanız, önce kendi belediyelerinizdeki kamu kaynaklarının şahsi menfaatlere ve gayrimeşru ilişkilere kurban edilmesini engelleyin.

İzmir’de belediyeler CHP’lilerin sevgililerine değil, İzmirlilere hizmet etmeli.

Çünkü Ziya Paşa’nın da dediği gibi: ‘Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.’

Sizin lafınıza değil geçmişteki tüm sicili bozuk işlerinize bakan İzmirliler, bu çifte standardı ve hukuk tanımazlığı asıl şimdi unutmaz.”

CHP VE BÜYÜKŞEHİR CEPHESİNDEN KARŞI ÇIKIŞ

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise tahliye işlemine karşı çıkarak binanın Vakıflar’a ait olmadığını savundu. Tugay, yapının özel girişimciler tarafından inşa edildiğini, 1926 yılında kamulaştırılarak yerel yönetime verildiğini ve belediyenin geçmişte tapudaki şerhin kaldırılması için ödeme yaptığını belirtti.

Tugay, belediyenin restorasyonunu üstlendiği yapının 2017’den bu yana Meslek Fabrikası olarak kesintisiz hizmet verdiğini ifade etti. CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ile CHP’li milletvekilleri de sabah saatlerinde yapılan müdahaleye tepki gösterdi.

TAHLİYE SÜRECİNDE NE YAŞANDI?

Meslek Fabrikası, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredildiği belirtilen yapılar arasında yer alıyor. Tahliye için tanınan sürenin sona ermesiyle birlikte sabah saatlerinde polis eşliğinde süreç başlatıldı. Giriş ve çıkışların kontrollü hale getirildiği binada tespit incelemeleri yapıldı.

Gerilim yalnızca tahliye işlemiyle sınırlı kalmadı. Süreç, mülkiyetin kime ait olduğu, yargı kararlarının nasıl yorumlandığı ve yapının gelecekte hangi amaçla kullanılacağı başlıklarında da siyasi polemiğe dönüştü.

TARTIŞMANIN ODAĞINDA MÜLKİYET VE YARGI VAR

AK Parti cephesi, binanın Vakıflar’a ait olduğunu ve verilen tahliye kararlarının uygulanmasının zorunlu olduğunu savunuyor. Büyükşehir Belediyesi ise mülkiyetin İzmir halkına ait olduğunu, tapuya ilişkin işlemlerin hukuka aykırı olduğunu ve konuya dair davanın sürdüğünü belirtiyor.

Bu nedenle Meslek Fabrikası tartışması, yalnızca bir tahliye işlemi değil; aynı zamanda mülkiyet, kamu yararı ve siyasi sorumluluk tartışmasına da dönüşmüş durumda.